şükela:  tümü | bugün
  • ''proton ızgaralarını ateşleyin ...'' bi arkadaşım (fen lisesinde okurken)
  • bir gece abimin söylediği sözle beni benden alan sayıklamalar bütünü.

    gece çıt çıkmıyor ben uyumak üzreyim abimden bağırarak gelen ses

    - sessizliiiiiiik
  • - a-si-ye söy-le-ba-ba-na-be-nim-a-dım-am-di-değ-il-ham-di...

    enişte sayıklamış, halam anlatmıştı. dedem "h" özürlüdür. adamın nasıl uyuzuna gidiyormuş meğerse.
  • maraşel mayakowski emrinizdeyim diyen yurt arkadaşı...
  • bizzat şahit olduğum:

    "-durakta inecek var!"

    bari rüyanda arabaya bin..
  • ciddi bir şekilde uyurgezerlik ve sayıklama problemi olan kardeşim sayesinde sık sık şahit olduğum sayıklama örnekleri.. geçen hafta zuhur eden bir olayı paylaşmak isterim..

    gecenin bi vakti yatağımın başında bir gölgenin dikildiğini görürüm.
    +hmm.. nnff.. (ani şok) ..ananıskim noluyo!
    (başımda kardeşim durmaktadır)
    -(sinirli bi şekilde) türkiye'nin başkenti ankaradır!!!!
    +(durumu yumuşatmak adına) tamam canım, tamam güzelim. tabiki ankaradır..
    -erzurum, londra. karayip!!! yalan bunnar. ankaradır anladın mı ankaraaa!!!
    +tamam. ankaradır. yat uyu lan. anladık.
    -şerefsiz!!
    +lan tamam.
    -ankaradır!!!
    +(artık korkmaya başlar, çığlık atarım) aaaaaaaaa....

    tüm ev halkı uyanır.. kardeşim etkisiz hale getirilip yatağına götürülür. zaten paranoyak olan bünye, bu gelişmelerden sonra kardeşi tarafından bıçaklı saldırıya uğramamak için tüm gece odasında nöbet tutar.
  • yüzüklerin efendisini okuyan kardeş:

    abi: kalk kendi yatağına yat artık.
    kardeş: alt tarafı bi yüzük ya.
  • ranzada uyurken bizzat tarafımdan anneme sarfedilmiş sayıklamadır:

    "aşağıdan işçiler, şener şen'ler falan geçiyor!"
  • yıllaaar yıllar önce, bir arkadaşımın okul arkadaşıyla tanışıyorum, kızla kısa bir süre içinde sevgili oluyoruz. grup halinde dışarı çıkıyoruz bir akşam, ben yine at gibi içiyorum o gece , neyse eve dönülüyor, biraz muhabbetten sonra biz odama geçiyoruz, kızlar da salona yerleşiyorlar uyku için. ben öğlene doğru gözlerimi açıyorum, bakıyorum ki yatakta yalnızım. kalkıyorum, gidip salona bakıyorum, hatun yatmış uyuyor diğer kızların yanında. ben tam "ulan, gece ne bok yedim acaba?" diye düşünürken arkadaşım uyanıyor, birlikte çıkıyoruz odadan ve geceyi ondan öğreniyorum. "ne oldu?" diyorum, arkadaşım "gece ağlayarak geldi yanımıza, çok kötüydü" diyor. "hassiktir" diye düşünüyorum hemen, ne yapmış olabileceğim hakkında en ufak bir fikrim bile yok, zaten eve gelişimizi bile zar zor hatırlıyorum. derken benimki de uyanıyor, geliyor. gözleri şişik hala ağlamaktan, ben kafayı yemek üzereyim, içimdeki canavarı merak ediyorum. başlıyorlar anlatmaya;
    kız gece vakti benim sesime uyanıyor, bakıyor ki ben yatağın kenarına oturmuşum, sırtım ona dönük muhabbet ediyorum birileriyle. sayıklama işini aşmışım, muhabbete dökmüşüm artık siz düşünün. kız kiminle konuştuğumu soruyor korkuyla zira konuştuğum yönde masamdan başka bir şey yok. ben "aaa uyandın mı, arkadaşlar da seni merak ediyorlardı" diyerek kızı masayla sandalyeyle falan tanıştırıyorum. kız hafif sıçıyor o an haliyle. "ben içeri gidiyorum" diyerek yataktan kalkmaya calışıyor ama yemezler. ben kızı kolundan yakalıyorum, herhalde dolapla da tanıştırmak niyetindeyim bilemiyorum. "ya gitme nereye gidiyorsun" falan derken kız kopuyor, başlıyor ağlamaya ve içeri kaçıyor.
    ben bunları duyunca şaşırıp nasıl bir manyak olduğumu düşünmeye başlıyorum, kıza "ehe, mehe olur öyle bebişim" minvalinde yavşıyorum ama nafile. kız ışık hızıyla terk ediyor beni. ayrılırken söylenen son sözler vardır ya unutulmazlar hani, işte ben o sözlerin en unutulmazını duyuyorum onun ağzından; "bir hocaya git, sana cinler musallat olmuş". ben hocaya gitmiyorum, arkadaşın barına gidiyorum hemen, "amınıza koyiim cin gibi, başka gelcek zaman bulamadınız mı ipneler?" diyerekten.
  • uyandırmaya gelen anneye tokat gibi cevap:

    - harun kolçak da kalktı mı?

hesabın var mı? giriş yap