şükela:  tümü | bugün
  • hiç unutmuyorum 19 yaşındayım daha. bir tane köylü çocuk vardı yazlık mekanda. oranın yerlisiydi ama fakirdi. biz de yazlıkçıydık. fakat nedense yazlıkçı çocuklarla kan uyuşmazlığı yaşıyordum. bir türlü onlara ısınamamıştım. bu elemanla akşam tepede bira içiyorduk. şişeleri kayalara atıp kırıyorduk. neşeliydik. sonra bu çocuğu babası hasat zamanı geldiği için bahçede çalışmaya götürdü. göremedim bir süre. yazlıkçı puştlarla takıldım sıkıntıdan. ne puştluk istesen vardı götlerde. işleri güçleri boktan şeylerdi. yok şu kızı patlattım dün gece yok şu eziği dövelim yok o puştluğu yapalım bu puştluğu yaptım. buydu tam olarak götoşlar. dediğim gibi kan uyuşmazlığı vardı aramızda. biraz saf kaçıyordum onlara göre. bir gün sanki ortak karar almışlarcasına beni eziklemeye başladılar. sataşmalar laf çakmalar lakap takmalar. sineye ekiyor ve uzak durmaya çalışıyordum ama siktiğimin yerinde dandik bir plaj vardı ve o bir taneydi. başka yere gidemiyordun. bu orospu çocuklarıyla bir gün yine beni eziklediklerinde kavgaya giriştim. bildiğin şekilde başladı. ne diyon lan sen ardından itişme kakışma ve yumruklaşma. birkaç yumruk salladım ama çok kalabalıktı orospu çocukları. yere düştüm ardından bir şekilde kalktım geri çekilerek aynı anda yumruk sallıyordum. bayağı yedirdim götoşlara çok hırslıydım. kan çıkarttım ama dediğim gibi çok kalabalıklardı. tekrar düşürdüler yere. iyice mariz yemeye başlamıştım. nefesim bile kesilir gibi oldu çünkü tam boğazıma bir tekme yedim. sonra birkaç el silah sesi geldi. bizim köylü çocuğu dağılın lan diye bağırıp havaya sıka sıka geliyordu. hey yavrum hey dedim. topallaya topallaya ayağa kalktım. dağıttı aslan parçası sürüyle züppe piçi. böyle abi durum. en hakiki dost fakirlerden çıkar. zor günde anlarsın.
  • çok zengin olup efendi olanını da gördük götü başı oynayanda keza düşük gelirliler için de aynı şey geçerli bunun parayla alakası yok insanlıkla alakası var.