şükela:  tümü | bugün
  • 21. yüzyılın teknoloji dünyasında dahi eski yeterliliklerini kaybetmemiş şiirlerdir. sözün değerinin bir yere kaybolduğu yok! yalnızca; artık samandan kağıtlara mürekkeple değil, twitter sayfalarına tuşlarla yazılıyor hürriyet çığlıkları. hürriyet kasidesi ile başlayalım o halde:

    görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten,
    çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten.

    usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten,
    mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten!

    ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet ,
    kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten!

    felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin!
    dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten!

    ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet!
    çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten!

    gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret,
    ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten.

    kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar,
    uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten!

    mükemmel bir fon müziği ile hürriyet kasidesi
  • (bkz: 555k)
    (bkz: cemal süreya)
  • "benden selam olsun bolu beyi’ne,
    çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır.
    at kişnemesinden, kalkan sesinden;
    dağlar seda verip seslenmelidir.

    düşman geldi tabur tabur dizildi,
    alnımıza kara yazı yazıldı,
    tüfek icat oldu, mertlik bozuldu,
    eğri kılıç kında paslanmalıdır."

    (bkz: köroğlu)

    babasının gözlerine bolu beyi tarafından mil çektirildiği için bu isimle anılan şair zulme karşı gelerek yukarıdaki dörtlükleri yazmıştır.
  • aklıma ilk gelenler:

    tevfik fikret - sis
    tevfik fikret - han-ı yağma
    nazım hikmet - gazete fotoğrafları üstüne
  • bugün pazar.
    bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
    ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
    bu kadar benden uzak
    bu kadar mavi
    bu kadar geniş olduğuna şaşarak
    kımıldamadan durdum.
    sonra saygıyla toprağa oturdum,
    dayadım sırtımı duvara.
    bu anda ne düşmek dalgalara,
    bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
    toprak, güneş ve ben...
    bahtiyarım...
  • mehmet akif ersoy'un abdülhamit e yazdığı beyitlerdir.

    "gölgesinden bile korkup bağıran bir ödlek,
    otuz üç yıl bizi korkuttu 'şeriat!' diyerek."

    ***

    “kafes ardında hanımlar gibi saklıydı hamid
    koca şevketlü!’ hakikat bunu etmezdim ümid"

    ***
    “ümmetin haline baktım ki: yürekler yarası
    ne bir ekmek yedirir iş ne de ekmek parası
    kışla yok, daire yok, medrese yok, mektep yok
    ne kılıç var ne kalem; her ne sorarsan hep yok”
    ***
    "nerde bir maskara sivrilse, hayasızlara pîr
    haydi mabeyn-i hümayun'a... ya bâlâ, ya vezir!"
    (nerede ahlaksızlığıyla birisi ün yapsa, o derhal padişahın en yakınına geçer ya paşa ya da vezir yapılır.)
    ***
    umarım abdülhamit'i öve öve bitiremeyen tarikatçı takımı, istiklal marşımızın şairi mehmet akif ersoy'un bu dizelerini okur da birazcık da olsa aydınlanır. beyitlerin ve dörtlüklerin ona ait olduğuna inanmazsanız alın safahat'ı okuyun bir zahmet. orada göreceksiniz.
  • dön kardaşım böyle assa gidilmez
    bakkala kasaba kimse giremez
    bu memleket bu arıyla düzelmez
    demedim mi bu arıda bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz
    bu memleket bu arıyla düzelmez
    demedim mi bu arıda bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz

    ahmedin başında mehmedin fesi
    kimse çıkıp demez bu neyin nesi
    arı zehirledi bütün herkesi
    bu arı sizlere vallah bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz
    arı zehirledi bütün herkesi
    bu arı bizlere kardaş bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz

    bu arının çeşit çeşit oyunu var
    avrupadan gelmiş taze beyni var
    ne kovanda ne petekde beli var
    bu arı sizlere bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz
    ne kovanda ne petekde beli var
    demedim mi bu arıda bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz

    bal yerine zam taşıdı kovana
    rengi aldı şu dardaki çobana
    köylüyü döndürdü kara sabana
    demedim mi bu arıda bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz
    köylüyü döndürdü kara sabana
    bu arıda bizlere bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz

    papur gerçek sakın üzülme
    bal arısı ayrı buna güvenme
    gelin dostlar bir olalım dağılma
    bu arı bizlere vallah bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz
    gelin dostlar bir olalım dağılma
    bu arı sizlere vallah bal yapmaz
    yapmaz yapmaz bal yapmaz

    tanım: abdullah papur un anavatan partisi'ni eleştirmek adına yazmış olduğu türkü.
    kaynak
    buyrun
  • baskı mı yapmak istersin
    türk'e katil amerika
    türk'ü tarihlerden ara
    be hey faşist amerika
    be hey katil amerika

    abdullah papur buyrun
  • küçücük bir çocuktum
    sebebini bilmeden
    sokağa çıkamadık
    ihtilal oldu sandık

    sonra biraz büyüdük
    alfabeyi bitirdik
    azı dişim çıkmıştı
    sünnet bile olmuştum

    kennedy öldürülmüş
    migros açılmamıştı
    beatles ortada yokken
    ekonomi bomboktu

    zeki müren ortada
    bülent ersoy erkekti
    vietnam savaşını
    kendisiyle başlattı

    süleyman hep başbakan
    başbakan hep süleyman

    sonra aya gidildi
    evelallah dönüldü
    suya yazı yazıldı
    içimiz rahatladı

    mao henüz ölmemiş
    ortaokul bitmemis
    yahya işe başlarken
    bankalar hep bomboşmuş

    kırat attan inerek
    kemerini sıkmıştı
    halk üstüne binince
    başımıza çökmüştü

    hak hukuk düzen vardı
    çüş demesi çok zordu
    ortaokul biterken
    yine ihtilal oldu

    süleyman hep başbakan
    başbakan hep süleyman

    bilgisayar bulunmuş
    deniz gezmiş asılmış
    papa yine değişmiş
    mandela hapisteydi

    çevre kirlenmemişti
    ibo evlenmemişti
    ajda tam boşanırken
    dolar yine çıkmıştı

    süleyman hep başbakan
    başbakan hep süleyman

    kenan sopalısıydı
    turgut boyalısıydı
    pek anlamazdı ama
    mesut hopalısıydı

    naim kaldırıyordu
    zalim bastırıyordu
    dün dündür bugün bugün
    gafil avlaniyordu

    kırat attan inerek
    kemerini sıkmıştı
    halk üstüne binince
    başımıza çökmüştü

    hak hukuk düzen vardı
    çüş demesi çok zordu
    tam askere giderken
    yine ihtilal oldu

    süleyman hep başbakan
    başbakan hep süleyman

    paşa resim yapardı
    sabancıya satardı
    netekim ben demezsek
    anasını satardı

    tonton dayanamadı
    hepimizi batırdı
    efelerin efesi
    muz ağacına tutundu

    süleyman hep başbakan
    başbakan hep süleyman

    ecevit hep umuttu
    erdal bizi unuttu
    yaş günü pastamızı
    vestiyerde unuttu

    arabamız evimiz
    iki anahtarımız
    nasıl da inanmıştık
    verir diye babamız

    kırat attan inerek
    kemerini sıkmıştı
    halk üstüne binince
    başımıza çökmüştü

    ne padişah ne sultan
    bir enişten bir ablan
    yanında bir de baban
    sefam olsun yaradan

    süleyman hep başbakan
    başbakan hep süleyman
  • milletin sırtından doyan doyana
    bunu gören yürek nasıl dayana
    yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
    bilmem söylesem mi? söylemesem mi?

    (bkz: aşık mahzuni şerif)