şükela:  tümü | bugün
215 entry daha
  • yine iyi ifade edilememiş bir başlık ve yine anlayıp dinlemeden yazmış yüzlerce ekşici.

    öncelikle burada anlatılmak istenen mümkün olduğunca frene basmayı gerektirmeyecek şekilde sürmek.

    önündeki aracın dibine girmezsen, akan trafik ile uyumlu şekilde gidersen çoğunlukla ayağını gazdan çekmek yeterli olur.

    ayrıca inişlerde doğru vites ile inen sürücü ufak fren dokunuşları ile hızını kontrol altında tutar. dağ inişini komple frenle yapmak balata ve disklerin aşırı ısınmasına sebep olur, sonra acil bir ihtiyaçta "niye tutmadı bu frenler" diye düşünür durursun.

    birde gerekmediği halde frene basan bir grup var. bunların kafasını fren balatası ile kırmak gerekiyor.

    adam sollamaya çıkarken fren basıyor mesela. abartmıyorum, defalarca denk geldim. zaten geçtiği şeride göre düşük bir hızda ilerlerken önce frene basıp sonra hızlanmaya çalışan sığırlar var.

    önünde berisinde hiç araç yokken arada sırada frene basanlar var birde. öylesine, durup dururken frene basıyorlar. sayıları acayip çok. bu direk aptallık. bunları eğitemezsin, daha radikal çözümler bulmak lazım.

    birde bunların biraz karması olan bir grup var. yokuş başlarında frene basıyorlar. mesela köprü istikametinde akşemsettin viyadüğünün bitiminde bir yokuş başlar. normal hızla girildiğinde yüksek devirlere çıkmayı gerektirmeden yokuş biter zaten.

    burada ne şerit daralması var ne katılım. hafifçe sağa kıvrılan bir yol ama görüş kapalı değil. özellikle sabahları burada trafik tıkanır ve sebebi bu frene basanlar. ilk zamanlar karşıdan gelen güneş ışığından dolayı frene basıyorlar sanmıştım. ama alakası yok. güneş olsun olmasın durum aynı.

    eğer frene basma gerekliliğini en aza indirebilirseniz arabanın ivmesini sıfıra yakın tutuyorsunuz demektir. bu durumda yakıt tüketimi oldukça düşer, balata ve disk ömrü uzar. daha az vites değişikliği olacağı için şanzıman ve bağlı parçalar ile ilgili daha az sorun yaşarsınız.

    en önemlisi araç içerisindeki yolcular için daha konforlu bir seyahat ortamı oluşturursunuz. bu kişiler zaten çoğunlukla eşiniz, çocuğunuzdur.