şükela:  tümü | bugün
  • yemeksepeti'nden sipariş verirken sigara isteyeceksem
  • araç kullanırken karşıya geçen yayaları gördüğüm an. evet araç kullanırken.
  • patrondan, müşteriden, arkadaştan, herhangi birinden para istenilen an.
  • çok net iki örnek var. genelde de kibar bir insanım ama bunlar tepeye oynuyor.

    9. sınıftayken burger king'e gittik, yan tarafa kalabalık bir grup geldi ve hiçbir şey sormadan sandalyeyi aldılar. bende aynen şunu söyleyince arkadaşlar bir güzel dalga geçmişti.

    "afedersiniz o sandalyede arkadaşımız oturuyordu, alabilir miyiz?" gibi bir şeydi yaklaşık olarak. ama her yerimden kibarlık akıyor.

    diğeri ise geçen şubat nezih bir semtteki avm'de oldu. avm'deki sinemada bileti satan görevliler çok güzel türkçe konuşuyorlardı(istediğimde ben de öyle konuşuyor olsam da o kadar kasmam hani). sıra bana geldi bilet alacağım. o mükemmel türkçe karşısında benim de türkçe'm değişti. trt spikeri olacak kıvamda yani. işin en vurucu kısmı ise karta tanımlanmış beleş biletle ilgili olandı. filmi vs. seçtikten sonra kartı uzattım, tabi ücretsiz bilet var demediğim için ilk başta bakiyede aradı, yeterli bakiye yok dedi görevli. o sırada tekrar bakalım dediğimde hayatıma ilginç bir an daha kattım.

    "kartta bele- bedava bilet olacaktı." dedim. beleş diyemedim orada. kibarlık değil belki ama ne bileyim beleş demeye utandım bildiğim.

    bunlar da böyle anımdır.
  • çocuğunuzun öğretmeni ile tanıştığınız an.

    veli toplantısından geliyorum. koca koca adamlar kadınlar, muhtemelen çoğumuzundan küçük olan öğretmenin karşısında mini mini birler gibiydik ahahsdf.
  • güzel bir kıza asıldığım zaman, güzel bir kızla sohbet ettiğim zaman, güzel bir kızla buluştuğum zaman :) daire başkanı ve herhangi bir bürokratla konuştuğum zaman.