1. "aslında yazılacak çok şey var ama sayfalara sığmaz, o yüsden kısa kesiyorum" bahanesiyle fazla uzatılmayan bir aktivitedir..
  2. bir kaç yıl sonra okunduğunda "hadi len amma da sallamışım" dedirtmeyecek cinsten olması gereken durum modeli sorunsalı zihniyeti.
  3. masumane duygularımızın henüz depreştiği ortaokul ya da lisede ciddiye alınıp yazılan, 'genellikle' ilk yazan kişi olmadığımızdan en yakın arkadaşı ben değil mişim demek hayal kırıklığını yaşatabilen, ama üzerinden 10+ sene geçince de pek bir nostaljiyle bakılan defterin oluşturulması eylemi
  4. sözlükte tanıdığın birinin nickinin altına entry girmekle benzer formatta velakin daha samimiyetsiz;kimi zaman çok sıkıcı aktivite.
  5. klişelere girilmeden, samimi bir uslupla yazılırsa -ki tavsiye ve tercih sebebidir- sadece okuyanın ve yazanın anlayacağı olaylara göndermeler yapan abuk subuk cümlelerle dolu olur. 3. kişilere hiç birşey ifade etmez. eğer o arkadaşınızla ilişkiniz okuldan sonra sekteye uğramışsa da seneler sonra yıllığa baktığınızda sizin bile birşey anlamamanız olanaklar dahilindedir.
  6. ilişki sırasında dile getirilmeyen/dile getirilmeye ihtiyaç duyulmayan şeylerin ortaya çıkmasına yardımcı olan,belki de ondan duymayı hiç beklemediğiniz şeyleri önünüze getiren,söz uçup yazı kaldığı için daha bir anlam kazanan durum.
  7. yıllık yazısının önemsenmesine bağlı olarak değişen bir durumdur.. şöyle ki ; en yakın arkadaş, sizin yıllığa yazdığınız kıytırık 3 satır yazıyı beğenmeyecek kadar ukalaysa zaten nasıl en yakın arakadaştır o ayrı :p
    yıllık yazısı en yakın arkadaşınızın gözünde ne kadar önem taşır, bunu farketmek lazımdır ona göre yazı yazılır..
    bi de bide; siz birbinizi yeterince iyi tanıdıktan sonra formalite icabı yıllık yazısı da yazılabilir mesela.. nasılsa aranızın bozulması pek olası değildir ve bu durumda da sizi o 3 satırlık yazıyla hatırlamayacaktır.. okuduğunda suratına yerleşen bir gülümseme olması + puandır tabiy..
  8. en yakın arkadaşa yıllık yazısı yazamamak diye bir şey var bir de... acı ki...

    ilkokul yılları..
    oyle yakın iki arkadaştık ki, okul içinde ve dışında herşeyi beraber yapardık. yaşlar o denli küçük olmasına karşın, gıptayla bakardı herkes ilişkimize. öyle ki, yıllar sonra bile karşılaştığınız diğer ilkokul arkadaşları size direk onu sorardı...

    izin vermedi ogretmen... neymiş? herkes kurayla belirlenecek 2 kişiye yazı yazacakmış?

    nasıl olurdu. adil degildi hic..

    isyan edildi tabi, ama nereye kadar..
    yazıldı o iki kişiye, belki de o buralarda bahsi geçen "klişe" cümlelerle.. çünkü kalp aslında tek kişiye yazmak istedi ama kırıldı bi şekilde...

    zaman geçti aradan.. uzun yıllar.
    ve anlaşıldı ki en yakın arkadaşa yıllık yazısı yazamamak da cok onemli degilmiş...

    aslolan şey insanın kalbine yazmakmış o yazıyı ve günün birinde de yonja da testimonial olarak göndermekmiş o kişiye o yazıyı... kısmet*