şükela:  tümü | bugün
  • çok değil 2 yıl önce en zengin yüzde 1'in serveti geri kalan yüzde 99'un servetini yakalamıştı... yani yüzde 1'in serveti ile yüzd 99'un serveti birbirine eşitti. veri ilk defa dünyaya duyurulurken kapitalizmin büyük zaferi gibi ilan edilmişti ((credit suisse recently revealed that the richest 1% have now accumulated more wealth than the rest of the world put together))
    bu hafta açıklanan son veriye göre, şimdi 5 katına çıkmış. (bkz: en zengin %1'in servetin %82'sini alması)

    kapitalizmin-sermaye'nin bu zaferi kimin umurunda..?
    hükümetler, üniversiteler, medya..
    en zenginlerin bu baş döndürücü hızı karşısında sus-pus...
    iç savaşlar, terör, kuzey kore gündemde çok daha önemli yer tutabiliyor.

    ya,
    ezici çoğunluk % 99..?
    yüzde 99'un umurunda mı..?

    sanki %99 fakirleşmeden %1 kazanıyormuş gibi rehavet içindeler...

    hatta çok değil 25 yıl sonra bill gates'in dolar trilyoneri olması haberleri karşısında gurur duyuyorlar... en azından ekşisözlük çoğunluğu tereddütsüz destekliyor. " az bile daha çok kazansın " diyen yorumlar en şükela entry'ler arasına giriyor... "ya insaf bu gidişatta sorun var" yorumları ezici çoğunluk tarafından dislike ediliyor...

    sosyal medya nabzı olarak "sadece bugünkü ekşisözlük gündem"i referans alınacak olursa vaziyet aşağı yukarı şöyle:

    (bkz: vegan oğlum bugün ne yedi)
    (bkz: pornografi ile erotizm ayrımı)
    (bkz: türk kızlarından nefret etmek)
    (bkz: köpeğe tecavüz ederken yakalanan ihtiyar)
    (bkz: 180 cm'den kısa sözlük kızları uçurulsun)
    (bkz: az cof coflamış kız bulmak)
    (bkz: erkeğin en seksi hareketi)
    vs.. vs...

    ama bu başlıklarla ilgilenen kendisi değilmiş gibi,
    (bkz: fakirlerin isyan edip ayaklanmama nedeni) hakkında bilirkişiliği kimseye kaptırmıyor;))

    zenginlerin bir peygamber'i olsa, fakirlerin ayaklanmaması için ilan edeceği 10 emir'den, birincisi;

    - " onları lümpenleştiriniz "

    olurdu herhalde... zira dinden de, afyondan da daha çok işe yaradığı kesin...!..
  • buna isyan edenler kendi açılarından haklı olsa da, en temel prensipleri göz ardı ediyorlar.

    mesela 99 kişiye iş sağlayan 1 patronun ailesinden kalan 10.000.000 lira ile kurduğu bir fabrikası var. bu fabrika ayda 500.000 lira kazanıyor, bunun 200.000 lirasını 99 işçi, 300.000 lirasını patron alıyor.patron o 300.000 liralık gelirin yarısını yiyor, kalan yarısıyla yeni yatırım yapıyor, 2-3 senede bir yeni bir fabrika açıyor, her işçisi 2.000 lira kazanırken patron 300-600-900 diye artan oranda kazanıyor.

    peki bunun alternatifi olarak, işçiler birleşip patronun mallarına çöktüler, fabrikalar onların oldu. bu sefer işçiler 2000 değil, 4500 lira kazanacaklar. e peki yeni yatırımı kim yapacak? o işçinin çocuğu doğduğunda onun çalışacağı yeri kim açacak? yeterince büyüyünce her sene yeni fabrika açan adam ortadan kalkınca, az kazanan ama işi olan milyonlar yerine, orta gelire terfi etmiş azınlık ve işsizliği garanti olan yeni kuşaklar oluşacak. bir çok işçi aslında sadece zenginlerin alabildiği şeyleri üretmek için çalışır, lüks arabalar, uçaklar, yatlar, değerli konut projeleri vs. gibi bir dünya şey sayılabilir, e bu işçiler bu yeni ortamda bu ürünleri kimseye satamayacakları için onlar da aç kalacaklar. en baştaki patron o 150.000 lirayı yerken o para buharlaşmıyor, bu işçilerin çalıştığı yere gidiyor.

    hadi öyle bir denge sağlandı ki, yeni kuşak dahil herkese 4.000 lira ile çalışabileceği iş sağlanabiliyor diyelim, e o zaman yeniliklerin yatırımını kim yapacak? cep telefonu üreten samsung, o cep telefonu argesine para ayırabileceği zamana kadar o kadar farklı ürünler üretip sattı ki, aklınız şaşar. uçak motoru, uydu falan gibi teknolojileri geçiyorum bak, bir adet mouse için bile ne kadar ar-ge yapılması gerekti biliyor musunuz? bundan sonra yeni hiçbir teknoloji gelişemeyecek demektir.

    "e o zaman devlete bırakalım bütün parayı ve mal varlıklarını, yarısını halka dağıtsın kalan yarısını yeniliklere, teknolojilere ayırsın" diye süper bir fikir geldi arka sıralardan. her ne kadar dünya üzerinde daha önce görülmemiş olsa bile, "yolsuzluk" diye bir terim var. acaba bu durumda o yolsuzluk kalan paranın da oligarklar oluşturmasına sebep olabilir mi? acaba sovyetlerde böyle bir şey denendi de sonucunda oligarklar mı çıktı?

    bundan 500 sene önce içme suları yeterince temiz değil diye bira içmek zorunda kalan avrupalı lordlar vardı. bak "adamdaki paraya bak la, adam su yerine bira içiyor öyle zenginlik" demiyorum, adam temiz içme suyu bulamadığı için lord olmasına rağmen susadığında bira içmek zorunda kalıyordu. şu anda evinde en az 2 adet musluk olmasını kapitalizme borçlusun, senin hayatın boyunca alternatif herhangi bir sistemde kazanacağın para, herhangi bir su kaynağından evine kadar su borusu çekebilmene, o suyu arıtıp kullanılabilir hale getirmene yetmez. çünkü kapitalizm ihtiyaçları fiyatlandırır, kendi başına yapacağından çok daha ucuzuna sana satar, zaten ticaretin en temeli de budur.

    bundan yüz sene önce dünya nüfusu 2 milyardan azdı, şu anda 7.500.000.000'ın üzerinde, ve bu eklenen yaklaşık 6 milyar insanın bir işi gücü olmasını sağlayan şey sermaye sahipleri, bu insanların 300 sene önce kırım yapan hastalıklardan bugün ölmemesinin sebebi pasteur, bu entry'i okuduğun bilgisayarın bu kadar kolay ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını sağlayan bill gates, akşam evine atla değil de motorlu araçla gitmeni sağlayan henry ford gibi adamlar. bu adamlar milleti kılıçtan geçirip mallarına çökerek %1 olmadılar, fikirleri vardı, bu fikirlerini sattılar ve %1 oldular. beğenmediğiniz ali ağaoğlu bile "şuradaki arsaları toplamak lazım" fikrini sattı aslında, ve bu sayede çok para kazandı.

    sonuç olarak önemli olan %1'in ne kadara sahip olduğu değil, %99'un insanca yaşayıp yaşayamadığı. o %1'in parası nakten cebine girmese bile bir şekilde senin hayat standartını yükseltiyor. ama parayı politikadan, aracılıktan kazananların ne sana ne de gelecek kuşaklara hiçbir faydası yok, odaklanıp üstüne gitmen gereken kısım onlar, fikirlerini paraya çevirebilenler değil. çin'de gelir uçurumu akıl almaz seviyede, ama bundan 20 sene önce komünist rejimde bir çinli işçi 25 dolar kazanırken, serbest piyasa ekonomisine döndükten sonra, bugün 500 dolar kazanıyor, bunun sebebi de sermayenin yatırıma dönmesi, yatırımın yatırım doğurması, iş sayısının işçi sayısını geçmesi ve işçinin artık düzgün ücret alabilir hale gelmesi. bu yüzden amerika'daki mcdonalds'ta çalışan lise öğrencisi, türkiye'deki mcdonalds şube müdüründen daha fazla parayı part time çalışarak kazanabiliyor. önemli olan sermaye sahipleri bireyler değil, sermayeye yön veren devlet politikalarıdır, bu politikalar çin gibi kaynak işlemekten aciz bir ülkeden dünyanın sanayi devini de yaratabilir, kendi araba ve uçağını yapabilirken birden sığır ithal etmeye de başlatabilir. sonra düşünüp durursun ya halil amca 30 sene önce bir memur maaşıyla 5 çocuk okutmuş, evini arabasını almış, ben iphone alırken 40 kere elim gidip geliyor diye.
  • eskiden bütün para devlette olurdu ve devlet bir şekilde parayı dağıtırdı halkın cebine para girer dengeler eşitlenirdi ama şimdilerde devletlerde fakir devletlerinde kasasında para yok şirketler devletlerden zengin hale geldi.
  • şimdi buradaki mesele ve eleştirilecek nokta;

    (bkz: vegan oğlum bugün ne yedi)
    (bkz: pornografi ile erotizm ayrımı)
    (bkz: türk kızlarından nefret etmek)
    (bkz: köpeğe tecavüz ederken yakalanan ihtiyar)
    (bkz: 180 cm'den kısa sözlük kızları uçurulsun)
    (bkz: az cof coflamış kız bulmak)
    (bkz: erkeğin en seksi hareketi)

    bu başlıklara yazanlar değildir onu söyleyeyim. tüketim toplumu denilen bir şey var, açın google'dan bakın öğrenin biraz. şunu düşün; sen şu anda markete gidip kola alsan da almasan da, coca cola company'nin aylık cirosu x milyon dolar olacak. seninle birlikte 50 kişi almasa, company'nin cirosu yine x milyon dolar olacak. 50 kişi almazken, bi' 50 kişi daha kolayla buluşacak ve bu sürüp gidecek. gördüğün üzere, coca cola company'nin gelir elde etmesi buradaki sabitimiz; ya x miktar ya da x-100 miktar para kazanacak, ama kazanacak. bill gates hâlâ microsoft'un yazılım ve ürün satışlarından belli bir yüzde alıyor. biri çıkıp da, "lanet olsun kapitalist sisteme!" deyip bilgisayar almak istemese bile, bill gates'in serveti artmaya devam edecek. çünkü adam pazarlamasını çoktan yapmış ve şu anda da hasatını elde ediyor - bu hasat da yıllarca sürecek.

    yani erkeğin en seksi hareketi başlığında tartışanlar tartışması kesse, bill gates daha az kazanmayacak. zenginlerin daha da zengin olmasıyla ilgili eleştirilen nokta yanlış yani.

    ayrıca evet bill gates'in serveti bir zahmet artsın! adamın dünyaya olan katkısı, 20-30 milyar dolar serveti olan arap prenslerinin şeyhlerinin ota boka harcadıkları paradan çok daha kıymetli.
  • zenginin malı züğürdün herşeyini yoruyor. gözünü sevdiğim atasözleri.
  • sermaye sahibinin uretim araçlarının ve her türlü riskin sahibi olarak daha çok kazanması doğaldır. bugün ben iflas etsem yanımda çalışanların umrunda olur mu? söz konusu beş kat fark ise vahşi kapitalizmin sonucudur, cocuk isciler,sagliksiz calisma saatleri, stres, yorgunluk sonucu elde edilir. güçlü işçi sendikaları, işçi partileri tarafından proleterlerin hakları savunulmalidir ve fakat tüketim toplumlarında empati yoktur işçinin yoksunluğundan daha büyük dertleri vardır yeni çıkan telefon modelleri gibi.
  • soy ağacı isim isim 2000 yıl öncesine kadar belli köklü aileleri yüzdelik eşdeğer bir faktörmüş gibi daha tuvalet kullanmayı bilmeyen milyarlarca insan kalabalığı olmak dışında bir özelliği olmayan tiplerle nasıl aynı kefeye koyup soru sorarsın. senin o %1 diye basitleştirdiğin kesimle daha tuvalet fırçası kullanmayı bilmeyen aynı çapta insanlar mı? 4 kuşaktan fazla geriye dönük soyunu bilemeyenler binlerce yıl soy kaydı tutulmuşlarla aynı mı?