şükela:  tümü | bugün
  • bu deyim enantiodromi yasası olarak da kullanılır. heraklitos un bu kavram üzerinde karşıtların düzenleyici işlevi olarak da çalıştığı bilinmektedir.

    jung psikolojisinde de temel alınan karşıtların düzenleyici işlevi insan doğasında yer almaktadır ve ruhsal işlevin kazanılabilmesi için gereklidir.

    sevilen kişiye karşı duyulan ani bir nefret gibi bir örnek yeterli olmamaktır. çünkü günlük hayatta ve spontane hislerle de kendini naifliği ile sıkça hissettirebilecek bir kavramdır bu fikrimce.
    zira frieda fordham ın jung psikolojisi ile ilintili olarak verdiği karşıt düzenleyici örnekleri şöyledir: şiddetli öfkeyi sakinliğin izlemesi ve nefretin sonunda sevgiye dönüşmesi vs.

    jung ise bahsedilen kavramla libido nun bilinç ve bilinçdışının arasındaki atik denge değişimlerini incelemiştir.
  • jung'un "tüm varlıkların kalıtsal olarak zıtlarına dönüşme eğilimi" olarak açıkladığı bir kavramdır. jung, enantiodromi'yi örneklemekte aile ilişkilerinden faydalanır. hatta anthony stevens, işi bir adım ileri götürerek, jung'un babasıyla olan ambivalent ilişkisinin de bu kavram ile açıklanabileceğini iler sürer; çünkü tanıma göre enantiodromi, ailelerde çocukların anne babaların zaaflarını ödünleyici davranışlar içine girmelerine yol açmaktadır.
  • özgün savlayanı ve açıklayanı eski yunan'dan herakleitos olan felsefi ilke. "aynı ırmakta iki kez yıkanamazsın"** da bununla ilgili ünlü çıkarım. iyilik ile kötülüğün dönüşümleri de enantiodromi görüngüsü sayılabilir (bkz: iyilik vs kötülük). feleğin çarkı ve diyalektik de başka ifadeleri.

    uzayan meşru gayrimeşruya girer.

    "başkaldırıyı çok uzatırsan zorba hükümdar olmaya başlarsın."*

    (bkz: enantiodromia), ouroboros
    (bkz: intellectus sacrificum intellectus)
    (bkz: counterproductivity)