şükela:  tümü | bugün
  • beni benden alan * sözlerin sahibi:
    ey büt-i nev edâ olmuşum müptelâ
    aşıkım ben sana iltifat et bana
    gördügümden beri olmuşum serseri
    bendenem ey peri iltifat et bana
    hasılı bunca dem ben senin bendenem
    gel gel ey gonca fem iltifat et bana
  • çözülme zülfüne ey dil-rübâ dil bağlayanlardan
    kaçınma âteş-i aşkınla bağrın dağlayanlardan
    düşer mi ictinâb etmek seninçün ağlayanlardan
    sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan

    gelüb vakt-i bahar âlem saf â-yı gül-şen etdikde
    nevâ-yı bülbülü gûş-i gül-i ra'nâ işitdikde
    uyub ahbâba sen de seyr-i sa'd-âbâd'a gitdikde
    sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan

    senin bir reng-i zîbân var ki gül-berg-i izârmda
    bulunmaz gül-sitân-ı âlemin bâğ-ı baharında
    otur ihrama ârâm et bir az havzın kenarında
    sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan

    hevâ-yı perçeminle başka bir hâlet olur serde
    yeni başdan misâl-i vâsıf uğratdın beni derde
    gamınla gerçi çokdan ağlarım amma bugünlerde
    sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan
  • ben göz açmam habdan bidardır gönlümdeki
    gerçi ben mestim veli huşyardır gönlümdeki...
  • kendisini sinekli bakkal'da geçen "on beş yaşında kendime bir oynaş arayım" mısraıyla tanımıştım. buyurunuz o şiirler, önce valideden kızına öğütler:

    --- spoiler ---

    "tahmîs bâ-ıstılâhat-ı zenân der
    vâdî-i nush ü pend ez dehân-ı vâlide"

    kız dinle nush ü pendimi kavline sâdık ol
    gönle rızâ-yı kaynanayı kul halâyık ol
    kim der sana ki bir çamura var bulaşık ol
    ne kesret ile zâhide ne pek de açık ol
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    bir nev-civân kocaya varub et dediklerin
    beş altı parça kesdiregör yediliklerin
    eksiklilerin er düzer eksik gediklerin
    yarım papûşla giyüb a postal çediklerin
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    böyle kılıkla görse a kız oynaşın şaşar
    bir kez alan miyânını âguuşa bin yaşar
    hâsılsız olma ol hamarat evde iş başar
    fakîr börekci sonra seni her alan boşar
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    bak büyük ablan oldu küçük tevbe’de gelin
    siz de bacınla dâye dadı bir yere gelin
    el birliğiyle yenge kadınlar tutub elin
    var bir kibâr-zâdeye sardıragör belin
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    görüb giyimli elleri yüksünme hey düdük
    elbet biçer sana da sağ olsun koca kütük
    huysuzluk etme gayri değilsin kızım küçük
    oldun şükür yetişdirene işte bösbüyük
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    oldu gelin bak âtike darısı başına
    ta kıztaşı’nda girdi birinin firâşına
    düşme pek öyle çengi çegâne telâşına
    girdin a dil-baz artık on üçüncü yaşına
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    baban vereydi seni bolay kim mevâliye
    sâyende biz de taşınıruz belki yalıya
    baldırı çıplak alıp oturtdurma halıya
    ne pırpırîye eyle meyil ne paşalıya
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    neymiş pateste telli pataküte yok deve
    sana sevâyi kesdireyim giy seve seve
    gîce yarısı gezme dönüb düzd-i şeb-reve
    koğlar babana komşu konu hayda gel eve
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    kız kaç yanımda vızlama sivrisinek gibi
    fink urma iki yanına kırnak köçek gibi
    yere geçer arından erin köstebek gibi
    ayak bağıyla sonra kalırsın eşek gibi
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    erlerle etme pencerelerden alış veriş
    dadına gâhi yardım edüb sen de gör ki iş
    yağ bağlasun yüreği ninenin karış karış
    dek dur küçükden evde oturmaklığa alış
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    dik çocuğun başına çörekotu sarımsak
    sûsenle uyhu nüshası alub beşiğe tak
    söndür kömür ki kötü nazardan ola uzak
    gezmek senin nene keferet otur işe bak
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    çekdir çiçekli enterine telli bir şerit
    akrânlarına pâçe günü giy de körlük it
    kâküllerini bağla saçı düğününe git
    alur seni de belki bu günlerde bir yiğit
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    hay hây bâri yordamına güleyim biraz
    turp sıkayım zerâfetine fos çoğa bu naz
    gel tuzlayım da kokma seni vay zavallı kaz
    bin kerre sana etmedi mi süt ninen niyâz
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    dik başlı kahbe yansılayıb gitme dikime
    pay verip öyle taş başına ninemin dime
    yazık değil mi âbo çekilen emeğime
    sonra seni herifler omuzlarsa kim kime
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    dil dök yabana söylemeyüb durma hem-çü put
    içim sıkıldı hortlayası ma’tuhu uyut
    kimseden iylik umma da var gönlünü avut
    al elden örnek işle geçin kuut-i lâ-yemût
    olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

    --- spoiler ---

    ve kız annesine şöyle cevap verir:

    --- spoiler ---

    "cevâb nâme-i pesendîde-eser
    ez dehân-ı duhter-i zîbende-güher"

    pend eyler ise bir daha ağaca sarayım
    yanmış odunla başını gözünü yarayım
    başlı başıma ben dahi bir iş başarayım
    bir âşinâya yalvarayım sonra varayım
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    çıkrık misâl dırlayacağına hey ozan
    gir dest-gâha doku bezin pârecik kazan
    bâzârı derler âbo hâram-zâdedir bozan
    satub savub da neyse sahan tencere kazan
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    ikide birde der sana kız görünür kocan
    çığlıklı olma hasba götüresi afacan
    kocam da sen de lâhi kuruyup olun koçan
    çıkıp sokağa tende iken hâsılı bu can
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    tırnağım oldu kör yumadan bulaşıkları
    babam başına çalsun o çemşîr kaşıkları
    evvel doyurub eve gelen alışıkları
    sonra düzeldüb odadaki karışıkları
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    dedikoduyla geçdi bütün yaz ile kışım
    da’vâcı gitdi bursa’ya yok gayri hîç işim
    yapışdı kaldı birbirine iki apışım
    çıkmazdan evvel âbo a kız yirmi yaş dişim
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    gelse görücü kocayıcak elli kerecik
    der burnucuyla ağzı büyük dişi seyrecik
    yok yok yaşı da anlayışım kırkını geçik
    sarf eyleyib de varı yoğu bâri şimdicik
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    ben istedikçe bayrama ondan balakoza
    der bana kahbe sana yazık ekilen tuza
    yazık değil mi gençliğime bak şu yelloza
    girmezden evvel ablacağım yaşım otuza
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    almış parayla sanki halâyık gibi beni
    sokmaklık ister aşevine gidi külheni
    yağlı paçavra gibi atub ben dahi seni
    yarın alub alaca karanlıkda rûşenî
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    lâzım mıdır ki öğreneyim çamaşur yumak
    ben bu pamuk elimle a fos saramam yumak
    bana düşer mi iplik eğirüb de bez komak
    dursun musandırada nele öreke tarak
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    yufka makarna açmasını açmayın bana
    ben bilmem öyle hamur işi samsa baklava
    yapıp bir-iki türlü yemecik kaba saba
    da’vet için konağa çıkıp yarın ibtidâ
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    kendi keser göbeğini öksüz olan savul
    yanşak karışma dırdır edüb kalayım mı dul
    iş edeyim ki sana görüb saçlarını yol
    komşu kapusın açub elimle usul usul
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    yazub yüzümü esmâ hanım kâkülümü kes
    bir âşinaya varacağım sen çıkarma ses
    pek pos bıyıklı pırpıriye eylemem heves
    dört kaşlı yosma şûh-i cihân tâze dalfes
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    satub yemekden oldu evin içi tam takır
    titrer görünce bir eri içim sakır sakır
    kalub da böyle olmadan altun adım bakır
    akşam olunca bâri gezip bayır ile kır
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    bir âfitâba geçdi ki hiç sorma sıcağım
    yandı eridi aşk ile sînede yağım
    geçdi soğuk su başıma bilmem solum sağım
    ahd eyledim bu şart ile ki geçmeden çağım
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    bildim tekin değildir ev içinde mezbele
    dedim tü tüü tü üç kez o birşeylere hele
    yok mu birisi ortalığı süpüre gele
    ben yine takub ardıma bir sürü hergele
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    gavgayı kessün eyle nine vâsıf’a suâl
    gör imdi sen mi fâhişe yohısa ben mi mal
    ona kalırsa der ikiniz de kuru kaval
    yaz geldi gayrı evde oturma ne ihtimâl
    on beş yaşında kendime bir oynaş arayım

    --- spoiler ---
  • enderunlu vasıf diye de anılır. istanbul'da doğmuştur. türkçe divan'ı vardır. şiirlerinde nedim'in etkisi açıkça bellidir. bu yüzden olsa gerek mahallileşme akımının da önemli bir temsilcisi olmuştur.
  • enderunlu vasıf bey, ne zaman doğduğu bilinmeyen,18. yüzyıl sonunda, 19. yüzyıl başında yaşayan divan edebiyatının şairlerindendir. asıl ismi vasıf osman'dır.

    divan edebiyatında ikinci sınıf şairlerden sayılmasına rağmen zamanının birinci sınıf şairlerindendir. şair nedim 18. yüzyıl başında ne ise, şair vasıf da 18. yüzyıl sonunda ve 19. yüzyıl başında odur. devrinin boğaziçi, göksu, kağıthane alemlerinin tadını çıkara çıkara yaşamıştır. şarkıları boğaziçi yalılarında, göksu, çamlıca ve kağıthane alemlerinde çalınmış, okunmuştur. şairin sağlığında devrinin belli başlı musikicileri enderunlu vasıf osman beyin şiirlerine besteler yapmıştır. hacı sadullah ağa, tahir ağa, tanburi numan ağa, kömürcüzade hafız şeyda efendi, padişah üçüncü selim, padişah ikinci mahmut ve sadullah efendi, vasıf'ın güftelerine besteler yapanlar arasındadır. şair öldükten sonra yetişen musikicilerden zekai dede, hacı arif bey, tanburi ali efendi, nikoğos ağa, nuri bey, şevki bey, şemsettin ziya bey, bimen şen, ruşen kam vasıf'ın güftelerini bestelemişlerdir.

    pek ün salmış ama şiir değeri olmayan, yarı ciddi yarı şaka, biraz da açık saçık sözler içeren, 165 mısralık bir muhammesi vardır. anası ağzından kızına söylenen bir öğüdü anlatır. bir bölümü şöyledir:

    kız dinle, nush u pendimi, kavlinde sâdık ol,
    gözle rızâ-yı kaynanayı kul halâyık ol.
    kim der sanâ ki bir çamura var, bulaşık ol,
    ne kesret ile zâhide,ne pek de âçık ol,
    olma sokak süpürgesi, kaadın kadıncık ol!
  • ...
  • "nazar et hâl-i perişânıma bir kerre benim
    yanıyor nâr-ı firâkınla serâpâ bedenim."