şükela:  tümü | bugün
  • yunanca'da icinde anlamindaki endon ve salgilamaanlamindaki krineinden gelir
  • ilgili tıp dalı için;

    (bkz: endokrinoloji)
  • kısaca vucüdun iç salgı bezlerinin oluşturduğu sisteme denir.(tiroit bezi , hypothalamus , hipofiz bezi ,pankreas, adrenal cortex-medulla vb.) metabolizmadan tut kan şekerine , plasma osmolalitesi ve elektrolit dengesi açısından çok önemlidir.çalışmak isteyen arkadaşlara iyi bir kaynak bırakayım
    endokrin sistem özet
  • bu kelimeyi ileride cok duyacagiz demek isterdim ama cok da emin degilim buna omrumuz vefa eder mi acikcasi bilmiyorum.

    insanlik, kaba kuuvet (brute force) ile cok uzun zaman yasamaya calisarak, cok hizli bir sekilde basit makinalara oradan buhar gucune oradan elektrige oradan daha becerikli makinalara sonra elektronige dolayisiyla daha iyi kontrol edilebilen becerikli makinalara dogru olan yolculugunda su aralar cok meshur olan uc-bes tane laf var.

    fuzzy logic
    artificial neural networks
    artificial intelligence
    machine learning
    deep learning

    burada bu kavramlari derinlemesine akademik bir tarzda tanimlamayacagim. daha cok biz insanlara olacak olan etkilerini iyi anlamamizi saglayacak anolojiler kurmak cok daha onemli.

    su an calisan her makina aslinda bir tur robot. bir dozeri ele alalim.

    dozerin yaptigi is asikar. dozerin gucu dizel motordan geliyor. dizel motor dozerin iki buyuk sistemine can veriyor. biri bildigimiz hareket etmesini sagliyor. kabaca motor yakitin enerjisi kullanilarak donduruluyor bu donme harketi de aktariliyor. her sey donerek hareket ediyor. mantik bu. bir de hidrolik sistemi var dozerin. kepcesini indiren kaldiran. asil ise yaradigi kisim da bu aslinda dozerin. bu sistemlerin birbirleriyle konusmasini saglayan elektrik aksami var bir de. aktarma ve hidrolik sistemlerine gore daha hafif de olsa yine de var bir elektrik sistemi icinde.

    dozer on yillardir var. asagi yukari ilk uretildigi gunden bu yana da ne tasarimi degisti ne calisma prensibi degisti ne de islevselligi. aslinda bunlar zaten birbirlerine bagli unsurlar. biri degisse hepsi bir anda biraz da olsa degisecekti. belki biraz verimlilik konusunda ilerleme kaydedilmistir diyebiliriz. dozere beyin takilmadi henuz. takan bazi yerler var, ozellikle madencilik sektorunde bu tur ekipmanlarin devasa olanlari kullaniliyor. surucusuz kamyonlar filan var orada ama dozer henuz bu boyutta kamyonda oldugu yaygin sekilde calistirilmiyor.

    dozere gelmese de baska ekipmanlara basit bir tur beyin geldi artik. bu beyin, onceden kodlanarak ona gore hareket edebiliyor. robot dediler bunlara. iste almanlarin araba fabrikalarinda kullandiklari robotlar. napiyor bu robotlar? cok karizmatik gorunuyorlar. sanki uzay teknolojisi varmi gibi gorunuyor. fakat bu robotlar aslinda vida sikiyor. arabanin on konsolunu koyuyor yerine. kusursuz bir sekilde koyuyor. cunku koordinat daha onceden verilmis. mikron duzeyinde hassasiyet soz konusu. ya kaynak yapiyor ya da vida takiyor. dogal olarak bir cok avantaji var tabii ki. fakat o araba 2 milimetre hizasiz gelsin, guzelim bmwnin kimbilir nerelerini vidalar, nerelere kaynak yapmaya calisir. bunlar da kurgulanmistir en nihayetinde, hizalamasi bozuksa uyari verir vesaire bunlarin hepsi tabii ki mumkun, fakat arkada bir insan bunu akil ettigi surece mumkun. yani bu robotun hala aman aman akli yok. robota akil kum doldurur gibi doluruluyor. boyle bir sekilde akillandirma soz konusu olamaz. her seyi insan dusunup ona soyleyemez. bunu yapiyor insan hayati boyunca ama kendi cocuguna yapiyor. ve kendi cocugu da insan. yani akli olan iradesi olan ve reasoning yapabilen bir canli. daha onemlisi var. insanin ozbilinci var. bilincalti var. bilinci var. bunlar sayesinde cok onemli bir sey yapiyor insan. hayal kuruyor. o hayal pesinde irade gelistiriyor. onu yapmak icin cabaliyor. henuz daha buna azicik daha yaklasan yeni bir tur zeka gormedik. ta ki, endokrin sistem gelistirilene kadar.

    makinalar icin gelistirilecek endokrin sistem, makinalara insan turune bir tur daha yaklastiracak. iste o zaman robotlar belki yavas yavas irade gelistirmeye baslayacaklar. yoksa robotlar yani akilli makinalar, isaac asimov'un three laws of robotics olarak ortaya koydugu kurallara tabi kalacak demir yiginlari olarak kalacaktir. fakat sunu unutmayalim, bu dunyada atom enerjisi ile ilk yapilan sey bomba oldu. bu tur makinalara kesinlikle yapilacaktir. iradesi olan, tutkulari olan robotlari bu dunya gorecek. yazinin basinda dedigim gibi, bunu biz gorur muyuz emin degilim.

    makinalarin elektrik kablolarini bizdeki sinir hucreleri gibi dusunursek, endokrin sistem aslinda bu sinirsel durumlari cok daha iyi kontrol eden bir yapi. yani sinir hucreleri aslinda en temel olarak bes duyu organindan gelen sinyali beyine tasimak ile yukumlu. bunlar daha cok analog olaylar. fakat bir de daha derin bir kisim var. psikolojimizi olusturan kisim. burada olaylar cok daha farkli. yeni dogum yapmis bir kadin, cocugunu kucagina alana kadar anne olmuyor. ayni sekilde, olumle yuzlesmemis bir asker de savasci. derste rezil olmamis egitimci, ogretmen. evindeki sorunlara cozum bulma telasi yasamamis erkek, baba. bunlar olmadan olmuyor. bunlari iyi anlamak lazim. bunlarin peki bizde fizyolojik olarak yaptigi degisiklik nedir ve nereden gelir diye dusunursek vardigimiz nokta iste endokrin oluyor. bunlar bizde degisiklik yapiyor. beyinimizin sekli degisiyor. beyinimizin islem yapma tarzi degisiyor. buna zaten neuroplasticity oldukca guzel aciklamalar getiriyor.

    saniyorum ki onuzmudeki en az 30 yil, bu data isleme uzerine gececek ve sistemler cok daha verimli hale getirilecek. angarya denen isleri yapanlar issiz kalacak vs, bunu zaten her youtube kanali acan insan soyluyor. buralara girmiyorum bile. fakat hangi isler kalacak derseniz, kisaca sunu diyebilirim.

    damak tadi olan insanlara daima is olacak. bu her anlam boyle. yeme icme anolojisi, diger butun alanlar icin calisir. iyiyi ayirt edebilen daima kazanir. siradan olan ise, onumuzdeki yillarda daha da fakirlesmeye mahkum. bunun musebbibi o, bu veya bir oteki olamaz. sucu dunyaya atan kaybeder. sucu hukumete atan kaybeder. sucu anne ve babasina atan kaybeder. sucu cografyaya atan kaybeder. sucu kadere baglayan kaybeder. hatta hezimete ugrar.

    gunumuzun zenginleri, jeff bezos ornegin, artik konvansiyonel zengin denebilecek adamlardan. ne demek konvansiyonel zengin, soyle dusunun, david rockefeller allah rahmet eylesin, topragi bol olsun, jeff bezos'a kiyasen ne kadar konvansiyoneldiyse, ayni sekilde jeff bezos da konvansiyonellesmeye basliyor. cagimizin en contemporary insanlarindan biri olan elon musk hic sevmesem de kabul etmem gerekiyor ki, jeff bezos'a kiyasla daha uzun omurlur bir girisimci. bunun en guzel testi de soyle oluyor. zengin birini aliyorsunuz, yaptigi isi o sirada tekrardan kursa o is o kadar tutar mi diye dusunuyorsunuz. o kadar. bunun cevabi hemen o zenginin konvansiyonel zengin mi yoksa unorthodox biri mi onu anliyoruz.

    konvansiyonel ne demek onu da cok iyi anlamak lazim. konvansiyonel, bir konvansiyona uyan bir sey demek. konvansiyon da bir tur yerlesik kural demek. yani kurala uyan, korumaci demek. normal, standard, ordinary, usual, traditional, typical, common filan demek. gercekten cok eglenceli bir cagda yasiyoruz. bu cagda dunyayi iyi taniyan, anlayan, hisseden insanlarin hayatlari da cok eglenceli gececek buna hic suphem yok.
  • travmatik olayların bozduğunu düşündüğüm sistem.
  • sözlükte çocuk endokrin uzmanı olup olmadığını merak ettiğim tıp dalı.