şükela:  tümü | bugün
  • normalda rahimin iç yüzeyini döşeyen ve her ay menstruasyona neden olan dokunun rahimin iç tabakası dışında bir tabakasında ya da rahim dışında bir yerde olmasıyla çok ağrılı, bol kanamalı menstruasyonlara ve kısırlığa sebep olabilen hastalık.
  • laparoskopi her zaman kullanılamayabilir.hastalığın karın içinde meydana getirdiği yapışıklıklar laparoskopik müdahaleye engel olarak açık ameliyatı gerekli kılabilir.ameliyat endikasyonlaarı içinde dokunun yumurtalıklarda olması sonucu ortaya çıkan çikolata kistleri önemlidir.
  • rahim zarı dokusunun* rahim dışındaki organlarda bulunması.
  • bir organın hücrelerinin, kendisini, rahim içi tabakası hücreleri gibi zannetmesi ve kanı içinde toplaması, kanın orada zamanla birikmesi ve akışkan, yapışkan bir kütleye dönüşmesiyle vuku bulan rahatsızlık. bu özelliğinden dolayı da çikolata kisti olarak adlandırılmıştır.
    illet edici bir hastalıktır. özellikle regl dönemlerinde karın ağrısının yanı sıra bele, sırta ve bacağa vuran acı bir ağrısı vardır. ağrı kesici manyağı yapar insanı ama nafiledir, zira canı istediği zaman geçer bu ağrı. gerçekten de depremle yaşamayı öğrenmek gibi endometriozis ile yaşamayı öğrenmesi gerekir bu dertten mustarip olan kişinin. kanın akması gereken yerden değil de başka yerlerden gitmesi sonucu tüpleri tıkamasından mütevellit kısırlığa kadar varan sonuçları da vardır.
    en iyisi tüm takım taklavatı söküp aldırmaktır diye zaman zaman düşünmeden edemez endometriozis mağduru kişi*.
  • rahim içinde olması gereken bu doku, her nerede olursa olsun, regl döneminde rahim içindeymiş gibi etkilenir. kanamalara sebep olur, sonuçta içi kan dolu kistlere dönüşür. bulunduğu yere göre hissettirdiği ağrı derecesi farklıdır. yapışıklıklara neden olabilir. yumurtalıklara yakın olması hamileliği önleyen sebeplerdendir. neden oluştuğu hala bilinmemektedir.

    (nasıl oluştuğunu sorduğum doktorum "cevabı bilseydim şimdi burda olmazdım, randevu için de en az üç ay beklemeniz gerekirdi" demişti, nerden bileyim ben kardeşim bu kadar önemli bir karın ağrısı olduğunu! sonra araştırıp öğrendim, yani başıma geldikten sonra)

    bir de faydalı bir link:
    http://www.gebelikrehberi.com/…te/endometriozis.asp
  • endometriyozis, rahim iç tabakası olan endometriyumun rahim dışında, özellikle yumurtalıklar, karın iç zarı (periton) ve nadiren vücudun diğer bölgelerinde bulunmasıdır. yumurtalılarda bulunan endometriyozis kistleri, içeriklerinin kahverengi ve koyu kıvamlı olmasından dolayı çikolata kistleri (endometiyoma) olarak da adlandırılır. nasıl ki adet görme dönemlerinde rahim iç zarı kanamayla dökülüyorsa, diğer bölgelerdeki odaklarda da adet dönemlerinde kanama ve buna bağlı olarak ağrı gibi belirtiler ortaya çıkar.

    endometriyozisin en önemli belirtileri adet dönemlerinde ağrı, cinsel temas esnasında ağrı ve gebe kalmakta güçlükle karşılaşılmasıdır. endometriyozis doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen bir hastalıktır. bazı hastalarda hiçbir belirti olmamasına rağmen, sadece gebe kalamama nedeniyle yapılan tetkiklerde ortaya çıkmaktadır.

    endometriyozisin tedavisi esas olarak cerrahidir, ilaçlarla tedavi ancak yardımcı olarak düşünülebilir. günümüzde endometriyozisin cerrahi tedavisinde daha çok laparoskopi denilen görüntüleme sistemleri ile yapılan ameliyatlar tercih edilmektedir. bu yöntemin avantajı hastanın ameliyat sonrasında daha çabuk iyileşip, ayağa kalkabilmesi ve karında daha az ameliyat izi kalmasıdır. ilaçlarla tedavide hastanın durumuna göre ağrı için doğum kontrol hapları, hastalığın tekrarlamasını önlemek için ameliyat sonrası dönemde aylık uygulanan iğne tedavileri düşünülebilir. ameliyat sonrası 1 yıl içinde gebelik elde edilemeyen hastalarda tüp bebek yöntemleri düşünülmelidir.
    minikeller.com
  • endometriyozis en sık karın içerinde görülmekle birlikte göz, toraks gibi uzak ve ekstrem lokalizasyonlarda da görülebilir
  • oldukca sik gorulen bir durum olmakla birlikte, bulunmasi ile birlikte insani depresyonun belli asamalarindan geciren bir hastaliktir kendisi. soz konusu kistin niye olustugu konusunda tip dunyasi muallakta olsa da, neyden olustugu bellidir en azindan. (su yuzyilda tibbin hala aciklamalarda aciz kalmasini da kiniyoruz, kokorec yedin ondan oldu diyebilseler misal, ya da kuku kullanma kilavuzunda su hatayi yapmissiniz, o sebeple deseler).

    regl agrisi belirti olsa da, kendisi normal bir kadin icin default kabul edilip herhangi bir ozel onem verilmediginden, jinekologun duzenli kontrol olarak hayatimizda yer edinmis olmasi teshisini kolaylastirir. (sakinan goze cop batar diyenin cop kadar akli yoktur bu asamada). bu kistten ultrason ile jinekologun killanmasi, sonrasinda mr ile tanisini kesinlestirmesi ve boyutlarini belirlemesi yazilis sirasiyla gelir.

    uzunca bir kesik ile acik ameliyata sebep vermemek icin de teshisinden sonra mumkun oldugunca cabuk bir sekilde ameliyat tarihi belirlenmesi, laparoskopinin inceliklerinden ve guzelliklerinden yararlanmakta olan faydanin jinekolog tarafindan hastaya ogretilmesi sonraki asamalardir.

    ameliyata kadar olan surede yorulmamak, kistlerin bir anda bin parcaya ayrilip dagilmasina sebep olmamak gerekir. soz konusu bu zaman diliminde denial-acceptance-self pity seklinde modern tip literaturunun asamalarini birer birer yenir yutulur. herkesin acisi kendine daha aci oldugu icin "beterin beteri var" gibi bir dusunce hastanin aklindan gecmez. evet kendisi kanser gibi daha onemli bir saglik sorunu degil ama sonucta bir sorun ve insan olarak biz aci cekecegimiz durumlar karsisinda sadece kendi olcumuzde dusunebiliyoruz, o yuce erdem baskalarinin sorunlari karsisinda yaklasabilecegimiz bir perspektif sadece. cocuk mevzusunu da cok dusunmemeye, dusunurseniz de bilincaltinizi desmemeye calisin. en "benden iyi anne degil, iyi uvey anne olur" diyen bunye bile olmama olasiligi karsisinda afallar, sacmalar bilesiniz. (bu kisimda artik "siz"e gectik okuyucu, basina gelmeyen bu satirlari okumamistir zati ucuncu paragraftan sonra)

    ameliyat icin de kesinlikle refakat edebilecek sizi seven birinin yaninizda olmasi ilk kosulumuz. bu konu her ne kadar onemsiz gozukse, ay ben cok sevilen bir insanim zati deseniz de, ameliyat gununuzu unutmayacak, bir hafta yaninizdan ayrilmayacak bir kisinin varligi sart. zira ameliyat oncesinde lav vb asamalarda, hastane onlugu giyip sinirleriniz bozuldugunda, bozulan bu siniri cikartacaginiz bir topluluga ek olarak, ameliyat sonrasinda - ki bu asama bir sonraki paragrafimiz - en basit seyleri bile yapamiyorken birinin destegine ihtiyac duyacaksiniz.

    filmin sonunu anlatma pahasina sonrasina gelirsek laparoskopi nedeniyle vucudunuza acilmis uc delik ve butun organlariniz kurcalanmasina ek olarak vucuda verilen gaz nedeniyle omuz ve sirt agrilari ilk karsilasacaginiz goruntu. bu asamalarda poponuzdan agri kesiciler vurulurken, tuvalete hastabakiciyla gidiyor olacaksiniz (kendi basiniza gidebilmeniz ilk basari hikayeniz olacak). agri kesici hayati oneme sahip olmakla birlikte, bes dakikalik bir gecikme bile kivranmaniza sebep olabilir. isbu yazinin sahibi olarak, isi sansa birakmadan tum asamalarda agri kesicinin etkisini tahmin etmenizin ve bitmeden digerini almanizin onemini belirtmek isterim, herkesin aci esigi farkli olsa da bu tip bir aci-agri ile emin olun minimum duzeyde muattap olmak istersiniz.

    evde iyilesme asamasinda ise refakatcinin hala yaninizda olmasi gerekir. evet tuvalete tek basina gidebiliyor, yuruyebiliyor olacaksiniz ama herhangi bir ters hareket yapmamali, agir, ki agirdan kastimiz bir kilo bile degil, hicbir sey kaldirmamalisiniz. gelen ziyaretciler karsisinda "gucluyum bana bir sey olmaz" gosterileri sonradan agri olarak doner ama psikolojinin saglamligini korumak acisindan alternatif oneri yok maalesef. yine de hareketlerde "uc dikis altiustu" gazina gelmeyin, soz konusu bir-bir bucuk saat suren ciddi bir ameliyat ve dikis sayisinin azligi cekilen aciyi mucivezi bir sekilde azaltmiyor. giysi olarak geceligi tercih etmenin yaninda, misafir yani icin bol bir pijama edinmeyi de unutmayin, sakin ve de sakin usutmeyin, ozellikle hapsurmak oksurmek gibi sonuclara sebep vermeyin. yiyecek olarak bir kisitlama olmasa da kayisi suyu ve gaz yapmayan sut tuketimi adi konulmayan elzemler arasinda.

    ameliyat sonrasinda 10. gunde dikisleriniz alinir. iyilesme donemi icin tavsiye edilen sure uc hafta olsa da, ikinci haftadan sonra normal hayata uyum denemelerinin abartmamak kaydi ile yapilabilir (gibi geliyor sanki - kendinden emin olmayan cumle).

    son olarak hic kimseden hicbir sey beklemeyin, yapilan her sey arti, yapilmayanlar onemsiz olsun. "yanimda olsa olsa x olur, y arar" dediginiz x'ler y'ler hayalkirikligi yaratabilir. unutmayin, baska hic kimseden bir sey bekleme luksunuz yok ve sizin icin onemli olan diger insanlar mutlaka yaninizda olacak, nasil oldugunuzla araliksiz ilgilenecektir. olmayanlara uzuleceginize olanlara sevinin. gelen telefonlara ya da ziyaretcilere sizlanmayin, "sesin ne iyi geliyor" her zaman "canim cok mu kotusun"den daha iyi bir moral destegi olur, kendinizi iyi hissederseniz kosullanma yoluyla. bir de google'da maalesef turkce cok kaynak yok, ama, ingilizce olarak bircok kaynaga ulasabilir, hatta ameliyat videolarini bile seyredebilirsiniz.
  • teyzemin "çikolata gibi tatlı bir kadın olduğum için çikolata kistim varmış" diye yorumladığı sağlık problemi.
  • laparoskopik ameliyatla sol yumurtalığımdan aldırdığım kist türü. rutin kontrollerle 8 cm.e ulaşmadan anlaşılabilecek olan çikolata kistimi son reglimden 1 gün önce ayaklarımın üzerinde duramamamdan dolayı acil'e gitmek suretiyle teşhis edebildik. 10 gün içerisinde ameliyat psikolojisine girmek biraz sarsıcı olsa da bugün ameliyatın üzerinden geçen 2. gün. ameliyat gününün akşamında hastahaneden çıkabilmenin verdiği mutluluk ertesi sabah omuz ağrısından ağlama nöbetiyle sekteye uğrasa da her geçen gün hızla iyileşme (aslen gaz boşaltma) belirtileri tekrar hayata döndürmekte. bu süreçte iç yaraların hızla iyileşmesi için protein ağırlıklı beslenilmesi de önerilenler arasında.