şükela:  tümü | bugün
  • otururken durmadan bacak sallayan insanın da bir nevi endorfin bağımlısı olduğu söylenir cünkü vücut maddeyi hareket sırasında salgilamaktadır. sıkılan, bunalan, gerilen insan bacagını sallamaya baslar ve bu "dogal morfin"i salım salım salgılar.
  • normal doğumun en civcivli son 30-45 dakikasında bayağı bi salgılanır(mış). o sebeple, korkmayın hanımlar, değil rahimden bebek çıkarmak, kolunuz kopsa anlamayacağınız kadar da kuvvetliymiş. normal doğum sonrası o "ayaklarım yerden kesildi, kanatlanıp uçtum adeta, bulutların üzerinde yatar gibiydim, kuş gibi hafif hissettim kendimi" lafları endorfin tribini tarif eder.
  • extreme sporları yapan insanlar bu maddenin ve adrenalin in bagımlısı olurlar.ama bu onları olume kadar goturebılır cunku devamlı aynı miktarda endorfin salgılanması icin oncekı yaptıklarından daha "extreme" bi seyler yapmaları lazımdır.
  • bir yaris ya da karsilasma sirasinda kazanmaya yakın olduğumuz zamanlarda beyinle vücut, zafer duygusunu yaşamak için ortaklaşa çalışır. kazanacağımızı hissettiğimiz andan itibaren meseleye daha fazla odaklanırız, reflekslerimiz hızlanır ve kendimize olan güvenimiz artar. zafer kesinleştiğinde, dopamin salımı artar ve beyinde bazı bölgeler uyarılır. bu iyi hissetme dinamiği başladıktan sonra da, vücudumuza yayılan endorfin sayesinde yarışın ya da savaşın yorgunluğunu atarız. endorfinin yarattığı bir başka etki de, ağrıyı kesip beyne ve sinir hücrelerine uyarı gitmesini engellemek. örneğin, yarışı kazanan sporcu sakatlanmış olsa bile o anda bunu hissetmeyebilir.
  • bagimlilik yaratan sey. mesela cuneyt arkin in bir filmi vardi, adam geyik avlamak icin daglara giderdi, ya da ona benzer baska bir hayvan, hatirlamiyorum. sonra karisini, cocugunu yetim komamak icin yemin etti bir gun gitmemeye. ama aradan zaman gecti, bir gun daglardan bir ses duydu; avi onu cagiriyordu. dayanamadi, karisinin yakarislarina ragmen gene gitti, sonuc kotu oldu. iste bu endorfin bagimliligidir. dagcilikla hasir nesir olanlarin cogunda da vardir bu bagimlilik sanirsam.

    edit: hah, o film icin (bkz: alageyik destani). bir de adam gerdege girecegi gun gidiyor, cocuk henuz yok.
  • sex bağımlılarının, bağımlılık sebebi.
  • ikisi de aynı kapıya çıkar araya or koymaya gerek yoktur*
    (bkz: end)
    (bkz: fin)
  • sanılanın aksine hormon değil sinir taşıyıcısıdılar* . acı bastırımı, memnuniyet, iştah ve placebo etkisi gibi işlevleri vardır. birincil olarak önleyici* etki gösterirler. konum itibariyle beyin ve omurilikte* bulunurlar.
  • acıya ya da ağrıya sebep olan eylem gerçekleştikten sonra bu acıyı ya da ağrıyı hemen hissetmememizi sağlayan nörotransmitterdir endorfin. yapılan hatayı vücudun affedişidir. ayağınız burkulsa da maçı tamamlayabilirsiniz. jilet kestiyse, ağlayıp zırlamadan önce tedavi için zamanınız vardır. hatta bazen bu kesikleri fark etmememizin sebebi de endorfinin hızlıca salgılanıp, acının o uyarıcı işlevini devre dışı bırakmasıdır.

    çok güçlüdür endorfin. beyne direkt enjekte edilse, herhangi bir uyuşturucudan 120 kat, damardan verilirse, 3 kat daha etkilidir. o yüzden, yakaladığı yerde kolay kolay bırakamaz insan bunu. o şeyin bağımlısı haline gelir.

    aşk denilen şeyin, vücudumuzdaki tezahürüdür. devil's advocate filminde üstü kapalı bahsedilir:

    - what about love?
    - overrated. biochemically no different than eating large quantities of chocolate.

    çeviri:

    - peki ya aşk?
    - haddinden fazla değer biçilmiş. biyokimyasal olarak, fazla miktarda çikolata yemekten farkı yok.

    hiçbir yiyecek aşkın yerini tutamaz, ama biz yine de bazı endorfin salgısını tetikleyen yiyecekleri sıralayalım:

    i. çikolata: filme kulak verin.

    ii. çilek: tamam, şekerle de güzel oluyor, ama abartmanın anlamı yok. zaten kendi yeterince şeker. sonra "evli, mutlu, göbekliii" diye şarkı söylerken bulursunuz kendinizi.

    iii. dondurma: kilo aldırıyor, ama karşı koymak çok zor.

    iv. makarna: protein kaynağı aynı zamanda.

    v. francala: bulduğunuz yerde yapışın. enerji de verir.

    vi. muz: atıştırmalık olarak da rahatça yenilebilecek harika şey.

    vii. üzüm: yine, doğal şekeri sayesinde enerji verir. antioksidan özelliğini de unutmamak lâzım.

    viii. portakal: c vitaminli endorfin kankalarından...

    ix. fındık: bunu bizim toplum bilir :)

    x. susam: haliyle aklımıza simit geliyor. fındıkta olduğu gibi, bunda da yağ bol. ama ikisinde de doymamış yağ olduğu için, insan gibi yediğiniz sürece korkacak birşey yok.
  • nörotransmitter veya nörotransmitter gibi hareket eden bir tür madde olduğu sanılmaktadır.beyinde morfin ve diğer uyuşturuculara özgülenmiş reseptör alanları olduğu fark edildiğinde varlığından haberdar olunmuştur. çünkü bu alanlar endorfin için ayrılmıştır. endorfin vücutta acıya ve yoğun egzersize cevap olarak üretilir.yani beyin hoş olmayan duyguları yumuşatmak ve olumlu olanları abartmak için otonom bir mekanizma içermektedir, diyebiliriz.işte beynimiz bunu endorfin ile yapmaktadır.

    düzenli egzersizin depresyon ve anksiyete tedavisinde olumlu sonuç vermesi endorfin salınımını arttırmasından ileri gelir.