şükela:  tümü | bugün
  • türkçe karşılığı tam olarak olmayan bir ingilizce kelime daha.

    aşağı yukarı tasvip etmek ile desteklemek arasında bir anlamı vardır.
  • tam kar$iligi, dogru yerde kullanildiginda, ciro etmek olan kelime. ucc hukuku i$in icine girdiginde indorse olarak kullanilir.
  • normal $artlarda arkasina yazmak ya da ciro etmek yerine kullanilsa da biraz abartildigi takdirde desteklemek, i$i okuzluge vurmak isterseniz havale, ve meteorolojide de kullanilsin bu kelime derseniz orda da karla kari$ik yaaamur anlaminda da kullanabilirsiniz..
  • (bkz: ratify)
  • sponsorluk anlamı da var. bunu da endorse etmek yapıversek mi? kasmasak mı? ve söz sende tdk.
  • bir şeyi uygulamayı desteklemek doğrulamak arka çıkmak falan anlamı da var.
  • etmek yardımci fiiliyle kullanılan kelime.
    endorse etmek, reklamcılıkta kullanılan terimlerdendir.
    pazarlanan ürünün, müşteri farketmeden sevmesini sağlama yöntemidir. bu yöntem genellikle takip ettiğimiz sporcu, ünlü ya da aktörlerin o ürünü kullanmasıyla sağlanır. beğendiğimiz futbolcunun giydiği kramponu satın almak istememizde endorsenin sonucudur.
  • linkedin'in yeni özelliği. severek kullanıyorum valla resmen keyifli.
  • linkedin'in, beni bana methedin özelliği. bu sayede aslında "yav şimdi kendime bu yetiyi (skill) eklesem mi, eklemesem mi" ikilemindeyken eşten dosttan gelen gaz neticesinde oraya tırvırı menıcımın yazmakta bir beis görmüyoruz, görmüyorum
    beni bana methetme bana para ver diyerek de ayrıca isyanım haykırıyorum bütün endorse eden arkadaşlara.
  • biri size bunu yaptıysa "x has endorsed you!" diyor linkedin, böyle ünlemli falan. endorse çok kullanılan-bilinen bir sözcük olmadığından her seferinde "napmış lan bu bana!?" diye bi panikliyorum.