şükela:  tümü | bugün
  • endülüs'te yaşamış olan emeviler
  • baskıcı tutumları (ki bu emevi hanedanının genel bir özelliğidir) nedeniyle ispanya da bugün bile etkisi hissedilebilen müslüman düşmanlığına neden olmuş, yıkıldıktan sonra bıraktıkları eserlerin çoğu yıkılmış ya da tahrip edilmiş bir arap devleti.
  • her sokakta bir kütüphane açmaları ve o devirde sokak lambası kullanmalarıyla aklımda kalmış insanlar...
  • kurulan dev bir medeniyet. bugun icine girmek icin yirtindigimiz bir medeniyetin dedeleri tarafindan infilak edilmestir.

    ab hayranlarina gösterilebilecek ibretlik örnektir. görülemiyen gizli bir emevinin akibetine ugramis islam topraklari da vardir. bunlara örnek ise macaristan, bulgaristan, yunanistan, romanya ve kirim icinde can cekisen osmanlinin mirasidir.

    emevilerin mirasini tas tas üstünde birakmiyan ackurtlar gözlerini yeni bir topraga dikmis ve 1922'de boylarinin hesaplarini almislardir..

    (bkz: ab)
  • 756 yılında tarık bin ziyad'ın fethinden, 1492'de granada'nın emirliğinin düşmesine kadar başta güney olmak üzere ispanya'da süregelmiş medeniyetin sahipleridir. avrupa rönesansının ve reformunun kaynaklarından biridir. zira avrupa'da aristo okumanın yasak olduğu zamanlarda burada aristo'nun çevirileri ve yorumları yapılırdı. (bkz: ibn rüşd) bununla birlikte optikten kimyaya biyolojiye kadar geniş bir alanda pozitif ilimlere vakıf düşünürler yetiştirmişlerdir. öyle ki papalığın baskısından kaçıp buralardaki medreselerde eğitim gören bir çok hristyan bilim adamı olduğu bilinmektedir. bunun yanında tarım teknikleri, şehircilikleri, mimarileri ile de kendilerinden söz ettirmişlerdir. (bkz: elhamra) (bkz: mezquita)

    fakat bunları bir yana bırakırsak endülüs emevileri'nin çok kültürlülüğe atfettikleri önem, bu medeniyet zamanındaki düşünce özgürlüğü, medeniyetin en önemli özellikleridir. diğer bir yandan bu özelliklerini yıkılışa giden süreçte peyderpey kaybettikleri gözlemlenebilir. özellikle endülüs'e yedek birlik olarak gelip zaman içinde yönetimi devralan murabıtlar ve muvahhidler zamanında ortadoks islam yorumları geçerlilik kazanmış hristyan ve yahudilere daha önceki dönemler aksine bir takım baskılar yöneltilmiş, ibn rüşd gibi islam'a farklı yorumlar getiren alimlerin kitapları yakılmış, çoğu kadı olan bu alimler görevlerinden azledilmişlerdir.

    bir anlamda bu geri dönüşü endülüs'ün yıkılış sebeplerinden biri olarak görebiliriz. fakat nasıl bu noktaya gelindiğinin cevabı yıllar süren hristyanlarla mücadelede aranabilir. endülüs'ü ilk fetheden yerleşikler zaman zaman savunma alanında sıkıntılar çekmişlerdir. bu noktada imdada daha önce bahsedildiği üzere kuzey afrika'dan çoğu göçebe olan berberiler yetişmişlerdir. askeri alanda başarılar sağlansa da şehir kökenli islam zamanla bu kabile islam'ına yenik düşmüştür rejim gittikçe sertleşmiştir. birbirinden bağlantısız bir çok emirlik ortaya çıkmış ve aralarında uzun çekişmeler yaşamışlardır. medeniyeti ayakta tutan unsurlar tek tek kaybolmaya yüz tutmuştur. ispanya'nın hristyan kesiminde başlayan reconquista'da buna tuz biber olmuş sonunda değerleriyle, eserleriyle koskoca bir medeniyet yok olmuştur. 1499'a gelindiğinde ispanya topraklarında bir tek müslüman dahi kalmamıştır. bu akibetten yahudiler de paylarını almışlardır. beyazıt'ın ünlü hikayesi de buradan başlamıştır zaten. (bkz: ikinci bayezit)
  • viyana'ya batısından gelebilselermiş çok güzel bir buluşma yaşanabilirmiş surlarda.

    (bkz: moors)
  • boğaziçi'de hangi tarih hocası anlatmıştı hatırlamıyorum ama bu devlet hakkında şöyle bir şey söylemişti: "ispanya'yı fethettikten sonra kuzeye ve doğuya ilerlemeye başladılar ama o zamanın fransa bölgesi sefalet dolu fakir bir yer olduğu için ve fetihlerle herhangi bir ekonomik kazanç sağlayamayacakları için seferleri iptal ettiler."