şükela:  tümü | bugün soru sor
  • endüstri 5.0 peki biz?

    biz 5 üzeriden 3.5

    endüstri 1.0: su, buhar, rüzgar vb. doğal çevre gücünün makinelerde kullanılması. özellikle buhar gücü ile çalışan lokomotif ve taşımacılık insan gözüyle deneyimlenen harika bir deneyimdi.

    endüstri 2.0: elektriğin keşfi ve güç kaynağı olarak kullanılması. elektrik endüstri 2.0 kavramını ortaya çıkarttı. elektrik kaynaklı seri üretim böylece büyük bir ivme kazandı.

    endüstri 3.0: dijital, elektronik sistemler ve bilişim sistemlerinin sektöre hakim olmaya başlaması. yani yazılım destekli üretimlerin ortaya çıkması diyebiliriz. bilgisayar üretimle birleşince seri üretim bu sefer çok daha fazla bir ivme kazandı. her ne kadar zamanla makineleşme artsa da insan gücüne her zaman ihtiyaç duyuldu.

    endüstri 4.0: insan gücü önemini yitirmeye başladı. siber, fiziksel sistemler devreye girdi. nesnelerin interneti ( ınternet of things ) kavramı fabrikalarda kullanılmaya başladı. mobilleşme, nesnelerin interneti sayesinde büyük önem kazandı. akıllı yüzükler, akıllı saatler, akıllı bileklikler üretilmeye başlandı. herhangi bir nesneye internet erişimi sağlanmasıyla akıllı nesneler ortaya çıktı. bu fiziksel sistemler sayesinde fabrikaların yönetimi fazlasıyla kolaylaştı. enerji tüketimi azaldı, verimlilik arttı.

    endüstri 5.0: toplum odaklı insansız teknolojiler. robotlar fabrika içerisinde insan kolunun yapabileceği hemen hemen her hareketi yapabiliyor. birbirleriyle iletişim kurabiliyor, elde ettikleri verileri anlık olarak bulut sistemine kaydedebiliyorlar ve böylece yöneticiler tarafından veriler anlık olarak kolaylıkla incelenebiliyor. fabrikayı ise küçük bir insan grubu yönetiyor. işte tam bu noktada da “istihdam” sorusu akıllara geliyor. toplum 5.0

    üzülüyorum. dünya 5.0 ı konuşurken bizim patates kuyruğuna girmiş olmamız gerçekten üzücü. farklı şeyler yapmalıyız. gelişmeli, geliştirmeliyiz. fakat biz maslow un ihtiyaçlar piramidindeki ilk basamak olan fizyolojik ihtiyaçları dahi karşılayamıyor dolayısıyla da kendimizi geliştiremiyoruz.
    fizyolojik ihtiyaçlar: su, yemek, ısınma, uyku gibi bedenin varlığını sürdürebilmek için gerekli olan ihtiyaçlardır.

    işte insan düşünmeden de edemiyor. dünyada bir şeyler gelişiyor, yayılıyor. bizlerde onlara hemencecik sahip oluyoruz. iyi mi kötü mü? kötü. çünkü insan yaratma işinden uzaklaşıyor ve hep hazıra konuyor. bu da bizi tembelleştiriyor.

    yatatıcılığın ön planda tutulduğu huzurlu bir yaşam dilerim.

    dalikoleksiyoncusu
  • ülkenin tamamının patates kuyruğuna girdiğini düşünen yazarın sitemi.

    amerika'dakiler de diyor mudur acaba insanlar endüstri 5.0'ı konuşuyo ama biz lanet küba ve meksikalılarla uğraşıyoruz diye.
  • endustri 5.0 peki biz ?
    - bizde iyiyiz iste hamdolsun
  • endüstri 4.0 ile zaman kaybetmeyelim, 2 yıl daha bekleyip endüstri 5.0'a geçelim bence.
  • aldığım birkaç eğitimde, katıldığım birkaç seminerde, ülkemizin endüstri 2,5 düzeyinde olduğu anlatılmıştır.
  • tarım 1.0 veya sebze 1.0'la dahil olacağımız yarışın bir sorusudur.
  • endüstri 4.0'lar, 5.0'lar bilmem kaçlar kaçlar... okuduğum bölümden dolayı o kadar çok duydum, hakkında o kadar çok araştırma yaptım, o kadar çok seminere katıldım ki artık duymaktan bile gına geldi. ben buna inanmıyorum arkadaş, bu kavram 4.0'dan sonra nasıl oluyor biliyor musunuz, iphone'un çıkardığı her yeni telefona harf bulması ama aslında temelde belli bir skalada kalması gibi bir şey. bu böyle çoğalacak endüstri 6.0, 7.0, 8.0... her ülke kendine rakip bulduğu bir ülke için yeni bir endüstri devrimi çıkaracak, örnekte olduğu 5.0 gibi.

    dünya üzerinde endüstri 4.0 'ı entegre edebilmiş çok az ülke vardır, yine bu dünya üzerinde bırakın endüstri 4.0'ı , endüstrü 2.0 'ları yaşayamamış ülkeler var, ilkel yöntemlerle tarım yapan ülkeler var. oooo dünya nasıl gelişti yaaa, teknoloji uçtu falan, hayır kardeşim bu koca bir yalan. insanlık 200 yıl öncesinde hedeflediği noktada değil şu an.

    benim için türkiye'de endüstri 4.0 ile ilgili rahatsız edici en büyük şey herkesin ama herkesin bu konuda bir fikrinin olması, bu konuya bir hayranlık duyulması, üniversitelerde sürekli bahsedilmesi, başta cem seymen olmak üzere bu tarz teknoloji, dünya vb. temalı programlarda sürekli konuşulması ama gerçekte hiçbir adım atılmaması, atılmadığı gibi ülkemiz gerçeklerinden bihabermiş gibi yaşanılması ve bunun gibi saçma sapan, cevabı net olarak bilinen başlıklar açılması.