şükela:  tümü | bugün
  • iso tarafından;

    "otomatik kontrollü, programlanabilir, 3 veya daha çok eksenli manipülatör" olarak tanımlanan robot çeşidi.
    http://en.wikipedia.org/wiki/industrial_robot

    4 ve 6 eksenli tipler en çok kullanılan ve üretilenlerdir.
  • (bkz: staubli)
  • (bkz: kuka)
    (bkz: abb)
    (bkz: fanuc)
    (bkz: motoman)
    (bkz: comau)
  • kuka marka 2. nesil 6 eksenlisine program yazdığım robottur.bu konuda derin bilgilere sahip olan arkadaşlar yardımlarını esirgemesin,çünkü bazen çıkmazlara giriyorum ve teknik servis elemanı saati 200 dolara çalışıyor :/.
  • ülkemizde üretimi konusunda derhal girişimlerde bulunulması gereken teknolojik araçtır.

    2023 yılına kadar pazar payının 70 milyar doları aşacağı ve 2019 yılına kadar 2,5 milyondan fazla robotun kullanıma alınacağı beklenen bu endüstride yer almak için hala vakit vardır.

    ayrıca endüstriyel robot (hatta daha da genişleterek söylemek gerekirse endüstriyel makine) sanayisinin ülkemizde gelişmesi, paramızın dışarıya akmasına da engel olur.
    sanayi kuruluşları yerli makine ve robotları kullanarak üretim yapar, bakım ve onarımları için daha az harcama yapar ve bu yolla üretim maliyetlerini de düşürebilirler. bunun yanında endüstriyel robot ve makine ihracatı ile de büyük kar elde edilebilir.

    dünyada, özellikle doğu asya ve kuzey avrupa'da yoğunlaşmış olan endüstriyel robot ve makine üreticileri yıllardır kazandıkları deneyim ve üretici sayısının da az olmasının getirdiği bir özgüven ile bütün pazarı bölüşmüş ve müşteriyi senelerce kazıklamıştır.

    binlerce çalışanı olan bu endüstri dünyayı yarına taşımakta ve yeni teknolojilerin ortaya çıkmasına da öncülük etmekte.

    ülkemizde bildiğim kadarıyla sadece endüstriyel makine üretilmektedir. robotik üretimi ise şu an için büyük firmalarla rekabet edilemeyecek kadar basit bir düzeydedir. ve ekleyeyim, ülkemizde çoğu kullanım eşyası veya otomobilin reklamı, "alman kalitesi" veya "japon teknolojisi" gibi kavramlar kullanılarak yapılmaktadır. bunun sebebi de malumdur.

    tabi ki ülkemizin ekonomik şartları, bu tür büyük maliyet ve kapasite gerektiren üretim yatırımlarına elverişli değil. lakin bir yerden bir şeylere başlamak gerekmekte.

    2015 yılı verilerine göre avrupa'da 10 bin işçiye düşen robot sayısı
    henüz fabrikalarımız robotlarla dolu değildir, hatta dünya ortalamasının çok altındadır. dünya ortalaması yaklaşık 70'tir ve ülkemizde 10 bin çalışana düşen robot sayısı 20'dir.

    hazır hal böyle iken, ülkemizdeki robot açığı yerli üretimden karşılanmasıyla, belki desteksiz sallayacağım ama, ülke 20 yıl ileriye gitmiş olur. çünkü eğer geç kalınırsa bütün bu robotlar alman kuka'dan, abb'den, japon mitsubishi'den yahut fanuc, yaskawa gibi dünya üzerindeki yaklaşık 20 tane üreticiden satın alınacak ve üretime harcanarak yurt içinde dönmesi gereken paramız dışarıya akacak.

    özellikle bir robot kol 70-80-100 bin gibi fiyatlara satılırken, endüstriyel bir makinenin birkaç milyon liralara varan fiyatları olabiliyor.
    ülkemizde benim gördüğüme göre her sanayi kuruluşu, en az birkaç almanya yahut hollanda ve yahut belçika menşeili makine satın almış durumdadır. bu birkaç milyonluk makinelerin aynısını; aynı işi yapan, görüntüsü bile aynı olan makineleri, türkiye'de bir dönem, yarı fiyatına üretmiş olan firmalar da mevcuttur. bu sebeple yerli üretimi yakın zamanda olmasa dahi uzun dönemde çok kar getirecek bir iştir.

    lakin tabi ki, her zaman söylediğim gibi; önce işlemci, önce işlemci, önce işlemci...

    ekleme: birazcık ekleme. azcık ekledim. unuttuydum ne var?