şükela:  tümü | bugün
  • ne kadar pozitif enerjiniz olursa olsun, pozitif enerjinizin hepsini emip, sizi depresif bir ruh haline sürükleyen şeylere verilen ad. bu hede negatif enerji yayan insan modeli olabildiği gibi,enerjinizi tükettiğini hissettiğiniz bir iş /mekan/uğraş.vs olabilir.(örneğin trafik ,gürültü,stres)
  • bi' iş yaparken durmadan söylenen insandır.
  • trolllerin de bir amacı budur aslında.
    hani kızıyorsunuz falan ya, o enerji ile besleniyorlar.
    bilerek ya da bilmeyerek.. çoğu enerji vampiri, enerji vampiri oldugunun bile farkında değildir aslında.
    bir kısmı da gayet farkındadır ki, işte onlardan korkulur.
    kendi üst benliğinden, özünden değil de dışarıdan beslenen varlıklara enerji vampiri denir, en nihayetinde.
  • en kafa karıştırıcı kavramın baş rol oyuncusudur.

    bazı arkadaşlarım durduk yere kendini enerji vampiri sanır mesela. enerji vampiri an itibariyle kötü hissetmekte olan, yakınlarından yardım isteyen ve belki yine anlık olarak hırçınlaşan insan değildir. saçmalamak, bazan hayatın çok karanlık olduğunu düşünmek insana özgü, ilginç bir özelliktir ve doğaldır. normal insan böyle hissedebilir, ekstrem durumlarda bir dostun desteğini bir iki ittikten sonra kabul edebilir veya belki anında yanıt verip sizden gelen pozitif yardımla toparlamaya başlar. bunlarda zırnık sorun yoktur. o yüzden kendinize ve etrafınızdakilere haksızlık etmeyin, yaftalamadan önce ilgili insanın iyi yönlerine odaklanın.

    gerçek enerji vampiri iflah olmaz bir umutsuzdur. kendisi mutsuz ve olumsuz olduğu gibi, inatla ve sebatla siz dahil etrafındaki herkesi aynı karanlığa sürüklemeye çalışır. eğer ona uymazsanız bu sefer duygu sömürüsü yapar ve sizi iyi hissettiğiniz için suçlamaya başlar. bazı hallerde bu sözlere ve/veya direk eyleme dökülür.

    eline geçen her türlü silahı size karşı kullanır, biliyorsa zayıf noktalarınızdan vurmaya çalışır, bilmiyorsa tahminle yürür. sizi incitecek ne varsa önüne serer, bazan kışkırtır, bazan incitmeye kalkar ve siz de en az onun kadar beter hissedene kadar yakanızı bırakmaz. bazıları tek bir acı kesik atar ve kıvranmanızı izlemekten acılı bir zevk alır, bazıları üst üste bunu tekrarlar.

    enerji vampiri uzaktaysa sıkıntı yok. kendi mutsuzluğunu size sözlükten, sanal sosyal ortamlardan veya çok sık denk gelmediğiniz sosyal çevrelerden zerk etmeye, bünyenize yıkmaya çalışan tiplere hiç de aldırmayın. ancak aranızda bir hukuk, paylaşılmış şeyler varsa ve hele de bu insanları düzenli olarak görmek mecburiyetindeyseniz, daha beteri çok yakın akraba falansanız durum daha ciddi demektir. ilgili şahıs anne baba, kardeş veya eşse tespit etmeniz veya tedbir almanız daha zordur.

    mümkün olduğunca koparın bağlarınızı. dünyaya bir kere geliyorsunuz, bunu unutmayın. bunu derken önünüze geleni vampir ilan edin demiyorum. belki gerçekten öyledir ama azıcık sabır ve biraz daha geniş hoş görüden bir zarar gelmez. ayrıca hatanız varsa samimiyetle özür dilemek sizi küçültmez. sonunda siz karlı çıkarsınız. yok karşıdaki illa ki her denk gelişinizde veya canı istediğinde size kendinizi çok kötü hissettiriyorsa, ne kadar yakın olursanız olun, ilişiğinizi kesmeye veya mümkün olduğunca seyreltmeye bakın.

    bu arada size vicdan azabıyla yüklenmeye çalışacaktır ki bu vampirlerin en belirgin ortak noktası budur. izin vermeyin, yukarda sabırlı olun ve doğrusu buysa özür dileyin demiştim ya; siz zaten elinizden geleni yaptınız. bundan sonrası onun problemi, aslında öncesi de onun problemi. ona karşı hatalarınız olduysa bile, hakkıyla özür dilediyseniz ve o sizi bir türlü affedemiyorsa mesele yine ondadır. affetmeyi bilmeyen insan içten içe affedilmeye layık olmadığına da inanır. size kötü diyen biri aslında kendi eksikliklerinin acısını sizden çıkarmaya çalışıyor olabilir. bazan sizi sevdiği için incitiyordur, evet. sizi üzerek kendi kalbini yaralıyordur. en başta kendini sevmez enerji vampirleri, sakat severler. o yüzden sevdiklerini de sakatlayarak gösterirler önemsediklerini. canınızı seviyorsanız, kendinize bir parça da olsa değer veriyorsanız daha iyi bir muameleyi hak ettiğinizin bilincine varın. kafanızın karıştırılmasına, huzurunuzun bozulmasına izin vermeyin.

    her halükarda bir enerji vampirini incinmiş normal insandan ayırırken en güzel anahtarınız şu olur; normal insan bir noktada düzelmeye çalışır, daha iyi hissetmeye çalışır ve belki sizin yardımınıza ihtiyacı vardır, lütfen esirgemeyin. enerji vampiriyse ısrarla ve inatla sizi de kendisi gibi mutsuz hissetmeye ikna etmek için elinden geleni yapar.
  • (bkz: kronik mağdur)
    bence en ayırıcı özellikleri budur
  • sanılanın aksine iyi, yararlı insanlar olabilirler. insanın "zor gelen" hakikatleri doğru kabul etmeme meylinde oluşu bilinen bir gerçektir. ve zor gelen hakikatler sindirildiğinde daha güçlü, sağlıklı zihinsel yapılar doğurur.
  • - iyi bi üniversiteden alınmış diplomanın iş bulmada önceliği diye bi şi yok!
    + olur mu öyle şey! cv de işverenin ilk baktığı yer orası. garantisi olmasa da geçerliliği kesin!
    - ben cebime onlarca yetenek koyacağım bana diploma soracak ha!düpedüz saçmalık!
    + öyle bi durumda bile senin onları gösterebilme fırsatın için işe alınman gerek. işe alınman içinse diploma.
    - benim elimde kapı gibi ingilizce yeterliliğim olacak, meslek edindirme kurslarından edindiğim sertifikalarım olacak ve bana hâlâ üniversite diplaması soracak ha! yerim ben öle işvereni!
    + tamam öyle bi durumda cebindeki sertifikalar iş görebilir tabii. madem öyle vaktini niye boşa harcıyosun! git bu kurslara, "bunu yaparım" dediğine canhıraş sarıl. oradan ekmek ara!?
    - meslek edindirme kursları meslek mi edindiriyor sanıyorsun! 8 ayda ne öğretebilirler insana! avrupa'da öyle mi, daha yolun başında yeteneğine göre yönlendiriliyosun. bu ülkeden hiç bi şi olmaz!
    + yahu biz bu ülkedeysek bu ülkenin gerçeklerine göre çözüm üretmek zorundayız. hem konuya perspektif katmayacaksa madem niye bu kursları örnek gösteriyosun ki! ayrıca bu ülkeden bi şi olmasını istiyosan önce bireysel çabalıyacaksın. oturduğun yerden söylenmekle olmuyo o! madem bi daha gir sınava.
    - e seneye girdim diyelim. 29 yaşında çıkcam okuldan. sonra direk askere mi gidiyim!
    + e git!
    - saçmalık! tam işe atılacağın çağda zamanını çalıyorlar. yüzbinlerce asker olmak isteyeni asker yapsınlar. bizim ne gibi faydamız olcak ki onlara!
    + ya bu konuda ben de kafası karışığım da, konu o değil. zaman senin için o kadar önemliyken sürekli "saçmalık" tespitleri yapmak ve bilgisayar başında oyun oynamakla mı değerlendiriyorsun onu? bi silkin!
    - insanda şans olacak, şans! ben neye elimi atsam kuruyo!
    + elini attığın bişey!mesela ne? hayat bi piyango değil. çabalamadan sana seçenek patlatmıyor! hem şanssızlık ve negatif enerji dünyevî bi mazerettir. şansını kendin yaratacaksın!
    - olur mu? benim arkadaşım mesela..diploması filan yokken kapağı attığı sektörde 10 bin lira alıyo şimdi. başka birisi yurt dışına gitti orada..
    + hörf! en azından o sektöre girmek için bi çabası olmuş onun. oturduğu yerden imkanların açılması için arkadaşlarını misal vermesi yetmemiş! bak sana hep söylüyorum. ömrün o aletin başında geçiyorken şu uzaktan eğitim hakkında bi araştırma yap diye. belki ordan bi şi çıkar.
    - doğru dürüst bi web çıkmıyor ki şöyle her şeye cevap bulabileceğin gibi. bu sayfaları kim hazırlıyosa hiç bi şi bilmiyo. ben olsam öyle bi tasarlarım ki..
    + sen ol o zaman! durduğun kabahat! kabahatin durmak ve söylenmek! her şeyde en iyisini biliyorsan kanıtla o zaman, biz de alkışlayalım! ezberlenmiş hiç bi derinliği olmayan ne anlama geldiği belirsiz laflar üreteceğine enerji üret! ya da bari karşındakininkini sömürme! şimdi biraz izin ver,yönetim biliçaltıma geçip edeplice yanıt vermemi engellemeden ve evren bütün çakralarımı bloke etmeden mümkünse bi saat tavana bakmak istiyorum!! sen de freni boşalan"şuursuzluk" üzerine bi kafa yor istersen...
  • hayatı bir türlü düzene oturmamış ya da oturmadığını sanan, bu şekilde devam edenler var. gözü doymayan tipleri de bu kefeye alıyorum hadi. sizin enerjinize ve daim olan gülümseyişlerinize anlam veremez. hiç abartmıyorum bir keresinde; "neden yaşadığın onca olaya ve üzücü duruma rağmen sen gülebiliyorsun ama ..."demişti biri. insanın bazen elinde yere tutunmasını sağladığı tek değneğidir o gülüş. işte bunun farkına varamayan tipler bundan istifade eder ve tüm olumsuz duygularını, yaşadıklarını size belirli aralıklarla durmadan, usanmadan aktarır. gün sonlarında siz de en az onun kadar bezmiş olursunuz hayattan. kafanız karışır, aklınız almaz. bir kaç gün ya da bir dönem diyelim, bu şekilde devam eder. sonra genelde ne mi olur? hiç haberiniz olmaz ama o insanın bu sefer şen şakrak, gülümser vaziyette olduğunu görürsünüz. tuhaf bir şekilde duyguları size geçmiştir, olumsuz ne varsa. genel olarak "hayır" demekte kabileyetsiz bir kişilikseniz ve bu durumun farkında değilseniz bu şekilde bir döngü sürekli birbirini takip edecektir.

    bu tip insanlarla karşılaştığınız vakit genel olarak görür görmez bile bir huzursuzluk hali hissetmeniz olasıdır, bu kısmı bile sırf ayırt edici olabilir.

    ben bu hissi yaşadığım zaman gerçekten böyle anıldıklarını dahi bilmiyordum. ama o kadar çok çeşidi varmış ki biraz daha araştırdığım zaman. yaşamsal enerjinizin tükenmesini istemiyorsanız, size bu hissi yaşatanlardan en başta uzak durmasını bilin. kesinlikle araya mesafe koymak şart. en yakın dostunuz olması bunu değiştirmemeli. sizin hayatınız önemli ve bugünün tekrarı yok. iyi olabilecek bir günü-zamanı; bir başkasının sürekli ağlak haline, dert yanmasına, şikayetlerine, hırslarına teslim etmeyin. uzak kaldığınız halde durum devam ediyorsa bu sefer de açıkça, bu konuları konuşmak istemediğinizi dile getirin.