şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kuranın allah'ın kitabı değil de insan ürünü bir kitap olduğunun kanıtı olan ayetlerdendir.

    enfal 65 "diyanet çevirisi"

    ey peygamber! mü’minleri savaşa teşvik et. eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

    enfal 66 "diyanet çevirisi"

    şimdi ise, allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. allah, sabredenlerle beraberdir.

    diğer çevirelere de bakarsınız, değişen bir şey yok.

    şimdi bu iki ayetten ortaya çıkanlar şunlar:

    muhammed müslümanların savaşmasını istiyor. ancak savaşmak dile kolay. işin ucunda ölmek var, korku var, ızdırap var. haliyle bir teşvik lazım ve muhammed'in ihtiyaç duyduğu o teşvik enfal 65 ile geliyor. ayete göre 20 mümin 200 kişiye galip gelir diyor. gazı alan müslümanlar da savaşıyor. ancak hiçte öyle olmadığını görüyorlar. bundan sonra da millet muhammed'e mırın kırın edince, onun allah tarafından indirildiğini iddia ettiği ayeti sorguluyorlar muhtemelen. hani 20 mümin 200 kişiyi öttürürdü falan diyorlar tahminimce.

    bu seferde ilkinden tamamiyle farklı olan enfal 66 yetişiyor imdada ve diyor ki "şimdi ise, allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi." aslında 100 kişi 200 kişiye galip gelir.

    bak sen. e hani allah herşeyi bilirdi. bu ayetlere göre bildiğin sonradan anlıyor. madem bir zaaf vardı da enfal 65 gelirken niye anlamadı bunu.

    allah herşeyi bildiğine göre enfal 65'den sonra enfal 66'yı göndereceğini de biliyordu. belki de enfal 66 bunların savaşması için yeterli gazı vermiyor. ondan 65i gönderiyor bu sayede bunlar savaşıyor. sonra da enfal 66yı gönderiyor bağıntısı kurulabilir. ancak o zaman da allah insanlara yalan söylemiş olduğu sonucu çıkıyor.
  • ayetlerin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:
    1- ibn ishak der ki: abdullah ibn ebî necîh kanalıyla abdullah ibn abbâs'tan rivayette o şöyle diyor:
    "ey o peygamber, mü'minleri savaşa teşvik et. eğer içinizden sabırlı yirmi kişi bulunursa onlar iki yüz kişiye galip gelirler. eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden binini yener." âyet-i kerimesi nazil olunca bu müslümanlara ağır geldi ve yirmi kişinin iki yüz kişiyle, yüz kişinin bin kişiyle savaşması emrini gözlerinde büyüttüler. allah tealâ da onların bu yükünü hafifletti, başka bir âyetle bunu neshetti ve şöyle buyurdu:
    "şimdi allah sizden hafifletti. bildi ki sizde muhakkak bir zayıflık vardır. o halde içinizden sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiyi yenerler. eğer sizden bin kişi olursa allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. allah sabredenlerle beraberdir." [1]
    2- abdullah b. abbas diyor ki:
    "eğer içinizden sabırlı yirmi kişi çıkarsa iki yüz kişiye galip gelir..." ayeti nazil olunca, bir müslümanın on düşman karşısında direnmesi farz kılınmıştır. bu ise müslümanlara çok zor geldi. bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. ve müs-lümanların yükünü hafifletti. ancak, allah teala, karşı konacak düşman sayısını eksilttiği nisbette müminlerin sabrını da eksiltti."[2]
    3- ibn abbâs der ki:
    "düşmanlarının yarısı kadar olduklarında düşmandan kaçmaları onlara yaraşmaz ama yarısından az oldukları zaman onlarla savaşmaları vacip olmaz, onlardan uzaklaşmaları ve onlarla savaşı terketmeleri caiz olur."[3]
    4- ibn abbâs'tan gelen bir rivayette birinci âyet-i kerime ile bir zaman, ikinci âyet-i kerime nazil oluncaya kadar müslümanların amel ettikleri ayrıntısına da yer verilmektedir."[4]
    5- ibn abbâs der ki:
    "allah, ashaba bir kişinin, on kâfirle savaşmasını farz kılınca, bu onlara zor ve ağır geldi. bunun üzerine cenabı hak, bunu bir kişinin iki kişiyle savaşması emriy-le kaldırdı ve bu ayeti indirdi."[5]
    6- fahreddin er-razi der ki:
    "önceki (65.) ayetteki mükellefiyet müslümanlara zor ve ağır gelince, cenâb-ı hak, bu ayetle müslümanların üzerinden o yükü kaldırdı. atâ'nın rivayetine göre ibn abbas (r.a.) şöyle demiştir:
    "ilk emir inince, muhacirler niyazda bulunarak:
    "ey rabbimiz, biz açız; düşmanımız ise tok. biz gurbetteyiz, düşmanımız ise yurdunda ve ailesi içinde. biz memleketimizden, mallarımızdan ve çoluk çocuğumuzdan ayrı düşmüşüz, düşmanımız ise böyle değil" dediler. ensar da:
    "biz hem düşmanımızla uğraşıyoruz, hem de din kardeşimiz olan muhacirlere yardım ediyoruz." dediler. işte bunun üzerine, hükmü hafifleten bu (66.) ayet indi." [6]
    7- ikrime de şöyle der:
    "müslümanların sayısı az iken, bir müslüman on kâfire veya on müslüman yüz kâfire karşı sabr-u sebat göstermekle emrolunmuşlardı. fakat müslümanlarm sayısı çoğalınca, cenâb-ı hak, onlar hakkındaki bu hükmü hafifletti. işte bundan ötürü ibn abbas:
    "üç kişiden kaçan mü’min. firar etmiş olmaz. ama iki kâfirden kaçan, firar etmiş sayılır" demiştir." [7]

    [1] ibn hişâm, es-sîretu'n-nebeviyye, 1/675-676; ishak ibni râheveh, müsned, imam celaleddin es-suyuti, lubabu’n-nukul fi esbabi’n-nuzul, fatih yayınevi: 1/332-333.
    [2] buharî, tefsir el-kur'an, 8/6; ebu davud, el-cihad: 114 (2646); ibn cerir et-taberi, câmiu'l-beyân.
    [3] ibn hişâm, es-sîretu'n-nebeviyye, 1/675-676.
    [4] ibn cerir et-taberi, câmiu'l-beyân, 10/27.
    [5] ishak b. rahuye, müsned.
    [6] fahreddin er-razi, mefatihu’l-ğayb.
    [7] fahreddin er-razi, mefatihu’l-ğayb.
  • (bkz: nesh)
  • -enfal 65:ey peygamber! müminleri savaşa teşvik et. eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kafire galip gelirler.

    +ziyaaaa ziyaaaa!

    -enfal 66:şimdi allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. o halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, onlardan ikiyüz kişiye galip gelir.
  • enfal 65 ,66 ayetlerine yapılan itiraz ve cevabı
    enfal 65: ey peygamber! müminleri savaşa teşvik et. eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
    enfal 66: şimdi allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. o halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) iki yüz kişiye galip gelir. ve eğer sizden bin kişi olursa, allah'ın izniyle (onlardan) iki bin kişiye galip gelirler. allah sabredenlerle beraberdir.
    ayetlere yapılan itirazlar:
    allah kendinizden 10 katı kuvvete galip gelebilirsiniz dediği halde başarılı olunamamış ta bu yüzden mi oran 1/2 ye indirilmiştir? her şeyi bilen tanrı oranda revizeye neden mecbur kalsın ? allah baştan böyle olacağını bilmiyor muydu ? allah başlangıçta 1 e 10 nispetindeki güçlere karşı neden müslümanlara yardım etmedi de fikrini değiştirip 1 e 2 ye nispetindeki güçlere karşı sabrederseniz yardım ederim dedi ? madem yaratıcı onlarda zaaf olduğunu biliyordu , neden en başta 1/2 oranını koymadı ? 'önceki ayetteki mükellefiyet müslümanlara zor ve ağır gelince, cenabı hak, bu ayetle müslümanların üzerinden o yükü kaldırdı.' cevabındaki "müslümanlara zor ve ağır geldi" kısmı yaratıcının verdiği "eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kâfire galip gelirler" garantisine karşı bir güvensizlik değil mi ? yaratıcının 1 e karşı 10 kişi de olsa yenersiniz demesi sanki havada -haşa- kalmış olmuyor mu? oysa yaratıcı müşriklere karşı olan savaşlarda gerekirse kızıldeniz'i ikiye ayırmamış mıydı ? baştaki hedefi tutturma adına müslümanlara neden yardımcı olmadı ? doğrusu kendinden 10 katı güçlü ordulara karşı savaşmak hiç te öyle ayette denildiği gibi gerçekleşme ihtimali olan bir durum değildir. ayetteki ilk oran gerçekçi değildir..yaratıcı da bunu görmüş olmalı ki 2. durumda 5 katlık bir hafifletmeye gitmiştir. bir müslüman , 2 kafiri tepeleyebilirse, arap-israil savaşlarında neden hep yenilen araplar olmuş? hem de sayı olarak kat be kat israillilerden fazla olmalarına rağmen. " kendinden 10 kat güçlü bir orduyla savaşmak her islam ordusunun yapacağı bir şey değildir..her müminin imanı aynı değildir." cevabına karşılık ; yaratıcı ol dedikten sonra her şey olur . on katınızı yenersiniz diyorsa bunun güvencesi kendisidir zaten..yok bu olamayacaksa en baştan , ancak 2 katını yenersiniz demeli ve kendi ayetini revize eder durumda kalmamalıydı . (1)

    *
    cevaplar
    genel bilgi :
    adı: bu sure, "enfal" (ganimetler) adını birinci ayetten almaktadır.
    nüzul zamanı: sure, hicri 2. yılda islâm ile küfür arasındaki ilk savaştan (bedir savaşından) sonra nazil olmuştur. sure , savaşın ayrıntılı ve kapsamlı bir özetini verdiğine göre, tüm surenin bir defada ve aynı zamanda indirilmiş olması muhtemeldir. fakat savaş sonucu ortaya çıkan problemlerle ilgili bazı ayetler sonradan indirilmiş ve bir bütün oluşturmak üzere diğer ayetler arasında gerekli yerlere konulmuş da olabilir. her halukârda, surenin herhangi bir yerinde, bu surenin birkaç bölümden oluşan bir derleme olduğunu gösteren hiç bir işaret yoktur. (tefhimu'l-kur'an)
    *
    itirazlar ve cevaplar
    1. "allah kendinizden 10 katı kuvvete galip gelebilirsiniz dediği halde başarılı olunamamış ta bu yüzden mi oran 1/2 ye indirilmiştir? her şeyi bilen tanrı ilk oranda revize işlemine neden mecbur kalsın ?"
    cevap: ayetlerin geçtiği enfal suresi hicri 2. yılda nazil olmuştur. bedir savaşının kazanılmasından sonraki bir zaman dilimidir..o nedenle ortada başarısızlık diye bir durum söz konusu değildir..ateist arkadaş siyer bilmediği için düz mantıkla ayetleri şöyle anlamıştır: tanrı önce bire 10 oranını indiriyor ; sonra müslümanlar bu oranda güçlü düşmanlarla yaptığı savaşlardan mağlubiyetle çıkılınca mecburen ayette düzeltmeye gidiliyor.oysa o dönemde bu gelişmelerin hiçbiri yaşanmamıştır..ne 10 kat büyük ordularla karşılaşılmış ne de onlara mağlup olmanın getirisi olarak ayet hafifletme olarak inmiştir..
  • hoşgörü dini islamın kutsal kitabının, müminleri savaşa davet ettiği suredir.

    son terör olaylarından sonra popüler oldu herkes sosyal medya hesabından paylaşıyor. kimse de "acaba artık savaşmasak mı ki" demiyor. gerçi niye desin ki allah öyle emretmiş.
  • çelişki bulmak isteyenler için bir fırsat.

    konuyla ilgili ayetler:

    “gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.” (al-i imran suresi, 139)

    “nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa allah'ın izniyle galib gelmiştir; allah sabredenlerle beraberdir." (bakara suresi, 249) “

    (8 enfal suresi – 65)
    sen ey peygamber! savaşta ölüm korkusunu yenmeleri için inananları yüreklendir: eğer sizden dirençli yirmi kişi olursa, bunlar iki yüz kişiyi alt eder; yok eğer sizden yüz kişi olursa, inkarda direnenlerden bin kişiyi alt eder: çünkü onlar derin kavrayıştan mahrum bir yığındırlar.

    (8 enfal suresi – 66)
    şimdi allah yükünüzü hafifletti. bilmiştir ki sizde bir zaaf var. içinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, allah'ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. allah, sabredenlerle beraberdir! (mustafa islamoğu)

    iki farkı durumdan bahsediliyor:

    1. durumda (65'te) zaafı olmayanlardan 2. durumda (66'da) ise zaafı olanlardan.

    kur'ân'da nesh yoktur.

    allahu alem.
  • yanlış bir nokta bulunmayan ayetlerdir. kuran-ı kerim 23 yıl gibi uzun bir süre boyunca yazılmıştır. dolayısıyla dönemsel olaylara ve gündeme göre değişiklikler şart olmuştur. bunda yanlış hiçbir şey yok.

    içeriğe bakarsak, islam'ı yaymak isteyenler sabırlı olmalı diyor. gerçekten de bugün ağzı iyi laf yapan tek bir kişi miting meydanında çıkıp 10bin kişiyi ikna edebiliyor. o dönem otobüs-ses düzeni olmadığı için tek çare, karşı karşıya gelip konuşarak veya kılıçla din değiştirmeye ikna etmek. e karşındaki insan doğuştan beri inandığı dini bir anda değiştiremiyor, iat ediyor. sabırlı olmak gerek. türklere de ne yazık ki sabırlı müslümanlar denk gelmiş.
  • enfal 65:
    eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler.
    eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler.

    enfal 66:
    eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler.
    eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler.

    (bkz: bin galatasaraylı on bin fenerliyi yok eder)
    (bkz: cimbom old boys)
    (bkz: oran ve orantı)
    (bkz: kesirler)
    (bkz: sadeleştirme)
    (bkz: allah'ın sözü vs cimbom old boys'un sözü)
    (bkz: allah ve kesirli işlemler)
    (bkz: kuran'da miras bölüşümü)
    (bkz: kuran'ın insan yapısı olduğunun delilleri)