şükela:  tümü | bugün
84 entry daha
  • ellerine sağlık. fikir harika, uyarlama harika, oyunculuk harika, emekleriniz boşa gitmemiş. bağcıyı da* iyi ki dövmüşsünüz *
  • filmle ilgili yorumların en değerlisine, şuradan ulaşılabilir. ayrıca, filmde geçen haberler de, filmi ve mesajını en doğru biçimde aktarmış olan bülent küçükaslan' ın genel yayın yönetmenliğini yaptığı aynı siteden. pek çok sözlük yazarı tarafından basın mensubu olduğu düşünülen ve "engelleyen"lerin bürokrat olmasının anlaşılmasının yanı sıra bu şahane yoruma eklenecek bir detay daha var: bu bürokratlar hem bürokrat hem de üç maymun! (sıkıldıkları yakın plan sahne)
  • gayet güzel olmuş bir kısa film. "engel" konseptini çok iyi harmanlayıp sunmuşlar.tebrik ediyorum yapanları teker teker, emeklerine sağlık diyorum.
  • götünün üstünde oturup bi bok yapmayan ben ve benim gibilere keşke ben/biz de bir şekilde dahil olabilseydim/dik dedirtebilecek kısa film. ellerinize, emeğinize sağlık.
  • beğenmeyip yarısında çıktım. yarrak gibi olmuş. ümraniyeden selamlar.
  • öğrenci filmi tadında, sıcak, belli ki kısıtlı imkanlar dahilinde çekilmiş, amacına ulaşmış filmdir. anlatılmak istenen bellidir ve izleyene bu his sonuna kadar geçer.

    emeği geçenlere teşekkürler.
  • filmde emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. izlerken çok ettim çünkü. çok güzel yerlere çok güzel parmak basılmış!! alayınızın eline sağlık...
  • böylesine iyi niyetli ve kaliteli bir yapım bazılarını neden rahatsız eder, ben de bunu anlamaya çalışıyorum an itibariyle. oturdukları büro tipi sandalyeler batıyo zaar..

    gönlümüzün oscar'ını almıştır. yenileri de gelir umarım.
  • efendim dikkate değer, paylaşılası bu çalışma için emeği geçen herkesin eline sağlık. ince detaylarla verilen mesajlar yerine oturmuş. sözlüğün böyle bir emeğe ön ayak olması gurur verici olmuş.

    ben de gittiği kreşte diğer çocuklara varlığıyla kötü örnek oluyor diye şikayet edilen bir engellinin ablası, dışarıdaki ilk işini kırk yıl sonra bir arkadaşının internet kafesinde bulan ve hayatı aşk hayaliyle geçen bir engellinin kankası ve tek evliliğini isviçre'de oturma izni alma amacıyla kendisine yaklaşan biriyle bile bile yapan bir engellinin akrabası olarak diyebilirim ki, sonu gerçekten peri masalı gibi bitmiş. bu anlamda filmi çekenlerin de, izleyenlerin de, hepimizin kendimizi bir kere daha sorgulayacağı bir alana parmak basılmış. bu dünyada var olamayacak ancak avatar filmindeki na'vi'lerin yaşayabileceği türden bir derinliğe özlem dile getirilmiş belki. darwinist bakış açısının bize öğrettiği şekliyle, güçlü ve sağlıklı olanın ayakta durabileceği, zayıf ve güçsüz olanın ezilmeye mahkum olduğu ve zayıf görünenin yoksunluklarla yaşamasının doğal karşılandığı bir dünyada, bacakların çalışmamasıyla siyah saçlı olmak maalesef aynı şey değil. biz bu film sayesinde engellilerin 3. tür olmadığını keşfettik sözüne tek diyebileceğim geç olsun da güç olmasın. bu film sayesinde engellilere 3. tür gibi bakmaktan vazgeçebiliyorsak, vazgeçemesek bile bu konuda düşünebilebiliyorsak ne mutlu bize.

    eh madem engellilere dikkat çekiyoruz, gerçekleri konuşalım biraz.

    başka bir kısa film senaryosu için önerebileceğim bir hatıra için;

    sadece türkiye'de yaşanabilen olaylar/@melanippe minerva
  • esneyen ve saatlerine bakan amcalar bağcılar belediyesini mi simgeliyor, engelli derneklerini mi, yoksa sadece kendilerini mi. filmcikte kullanıcıya - pardon izleyiciye bırakılmış tek soru bu.
28 entry daha