*

şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: #22518525)
  • olmayanların anlamayacağı, farketmeyeceği birçok zorluğu da beraberinde getirir günlük hayatta. ister doğuştan, ister sonradan... herhangi bir engele sahip olmayanlar da bilsinler ki her engelsiz insan bir engelli adayıdır.
  • engellerin beraberinde getirdiği sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmak, bağımsız hareket etmek isterken sürekli kontrol edilmeye çalışılmak, sığ toplum tarafından (zihin engelli ise ) türlü etiketlemelere maruz kalarak potansiyel tehlike olarak görülmek, eve kapatılmak ve dışarı çıksa bile hak ettiği fiziksel uyarlamalardan mahrum olmak, yaşıtlarının alay konusu olmak, ötekileştirilmek, arkadaşları oyun oynarken camdan bakarak bile mutlu olmak ve dahası diye uzayıp giden listeyi oluşturan durum.
  • her an herkes için var olan bir olasılık ve hayatı olduğundan daha zor yaşama durumu.

    en azından türkiye gerçekleri böyle, kolaylaştırmaksa yine insanımızın elinde.
  • çok zordur ama türkiye'de daha bir zordur.

    murat kefeli, kör denecek kadar az gören, sağır denecek kadar az duyan engelli bir yazar mağduriyetini şöyle anlatıyor:

    "hem 2. kez üniversite eğitimi almak hem de alternatif çözümler isteyen engelli gençlere destek vermek için 3 yıldır ösym'ye karşı hukuk savaşı veriyorum. söylenenleri anlayacak kadar duymadığımı belirtmiş olmama rağmen "soru okuyucu personel" yardımıyla sınava alınarak ayrımcılığa uğradığım iddiasıyla ösym ve yök'e karşı açtığım davayı 2012 yılında kazandım.

    2013 ygs için başvurarak sağlık sorunum nedeniyle benim için olabilecek tek çözümü, soruların bilgisayar aracılığıyla verilmesini "tekrar" talep ettim. 2012 yılında mahkeme tarafından sınavı "kusurlu" işlettiği belirlenen ösym, "resmi" bir yazı ile sınavda bilgisayar verileceğini bildirdi. fakat "resmi" bildirime rağmen sınava 40 saat kala bu karardan vazgeçildi.

    24 mart pazar günkü sınava görme engelli aday statüsünde alındım. "soru okuyucu personel", sınav sorularının sadece 22 tanesini avucumun içine harf harf yazarak bana aktardı."

    bu sıralar (6 mayıs pazartesi - 10 mayıs cuma) bizlerden "engelli ayrımcılığına" dikkat çekmek amacıyla bireysel olarak yapacağı 5 günlük protesto eylemi için destek bekliyor.

    bu hafta boyunca her gün 12:15-17:45 saatleri arasında ankara bilkent'teki ösym hizmet binası önünde kendisi eylem yapıyor ve haklı davasına destek için herkesi bu protestoya davet ediyor.
  • hayatımın bir döneminde kendilerini biraz da olsa anladığımı düşündüğüm olay. ve şuan diyorum ki biz bu insanlara göre çok aciziz.

    yüksekten düşüp belimi kırmıştım 1 sene kadar önce. öyle ameliyatlık bi kırık olmadı korseyle yattım 3 ay iyileştim. ama 3 ayda yaşamadığım pisikolojik problem kalmadı. ya yürüyemezsem ya spor yapamazsam . hatta ilerde ya çocuğumu taşıyamazsam. erkeğim ben ailemin bavullarını kim taşıyacaka kadar detaylarıyla düşündüm durdum. doktorum artık dağcılık , basketbol gibi riskli sporlar yapmamam gerektiğini söylediinde hüngür hüngür ağlamıştım. nankörlüğe bakar mısınz? bu insanlar göremiyor , yürüyemiyor , konuşamıyorlar. ve benim denk geldiklerimin tamamı da çok neşeli güçlü insanlar. bir şekilde öğrenmişler bunu.
  • engelli yoktur, engellenen vardır. bizim gibi engelli düşünceye sahip bürokratları, belediyeleri olan ülkelerde engelli yollar bulunur. hele kaldırımlarımız! leylek bacağına sahip, trambolin atlayışı ile aşılabilen o kaldırımlarımız!
    yapılan yollar da var şüphesiz!
    sözüm ona engellilerin tekerlekli sandalyeleri için yapılan, merdiven yanındaki o muhteşem yokuşlar denize ve vızır vızır trafiğe anında uçurur keskinliktedir.
    amaç adrenalin salgısı, yanlış anlamayın. yaşlı ve sakatsan öl demek değildir. hem yaşlı ve sakat ise evinde otursun zihniyeti ölümsüzdür, değiştirilmez.
    okul ve hastanelerden bahsetmemeli hiç! ortopedi bölümü hep üst kattadır, okullarda engelli öğrenci yaşamamakta varsa da yok sayılmaktadır.
    oysa trafik kazaları ve terör gazileri ile gün be gün ciddi artış gösteren bu durumun çözüme ulaştırılması , engeline engel katmadan bu vatandaşların normal hayatını idame ettirecek düzenlemelerin yapılması acilen gereklidir. miş gibi göstermelik işler değil, yarın yaşlandığında yada kendi sakatlandığında kullanacağı gibi. işte ancak o zaman verilen vergi lâyıkıyla yerini bulmuş olur.
  • engelli olmak tamam dünyanın heryerinde zordur mutlaka, ama türkiye' de bir başka zor olduğunu düşünüyorum.

    80 bin nüfuslu son zamanlarda heryerde mantar gibi binaların yükseldiği bir ilçede yaşıyorum.

    son bir yıldır yatalak ve diyaliz hastası anneannem bizimle yaşıyordu, evimiz 3. katta ve asansörsüz olmasından mütevellit, başka bir eve taşınma kararı aldık zira anneannemi tekerlekli sandalye ile 3. kata taşımak hem anneanneme hem bize eziyet oluyordu.

    koca şehirde gezmediğimiz yer kalmadı toki evleri dısında hiçbir binada engelli rampası bulamadık.

    toki'deki evlerde de rampa olmasına rağmen asansör yoktu! nasıl işse rampayla eve giren hasta o sevinçle merdivenleri allahın hikmeti ile yürüyecekti belliki.

    neyse sevgili okur en sonunda bahçeli müstakil bir ev bulduk rampayı kendimiz yaptıkta yerleşebildik.

    şimdi düşünüyorumda şu ülkede yaşamak zor tamam ama zaten hayatı oldukça zor olan engelli kardeşlerimizin, dostlarımızın hayatını kolaylaştırmak bizim elimizde ama bilerek yapmıyoruz.

    binaların engellileri düşünmeden yapılmasında sorumsuz müteahhitler kadar bizimde ihmalimiz var.

    ben şahsen engelliler düşünülmeden yapılmış her projeye karşıyım ve ev alırken, kiralarken şimdilik ihtiyacım olmasa da bir engelli adayı olduğumu düşünerek karşı çıkacağım.

    "her insan bir engelli adayıdır" söylemini hiç unutmayacağım.

    ayrıca senden de ricam suser. lütfen bağlı bulunduğun yerdeki yürüyüş yoluna hissedilebilir yüzey, hissedilebilir zemin yapılması için belediye' ye telefon veya mail ile dilekçe ver.

    tanım: engelli olmak türkiye' de farkedilmemektir.
  • cok çalışmak zorunda kalmaktır, engelli olmak.

    türkiye'de engelli olmak demek zorluklara tahammül etmek, insanların meraklı ve ukala bakışlarına maruz kalmaktır. insanların ikiyüzlü merhametini görmek ve iğrenmektir açıkçası.

    sosyal devletin bir yalan olduğunu bilmektir engelli olmak. herseye rağmen yaşamak ve başarmaktır. kendinle gurur duymaktır.

    sevinçlerin bile buruk olmasıdır engelli olmak. bir ömür boyu bunun süreceğini bilmektir...
  • seneler öncesinde ateşli bir hastalık yüzünden beyin hücrelerimde bir miktar zedelenme var. bunun sonucu olarak sol kulağım çalışmıyor ve denge problemlerim var. bu denge problemlerinin içindeki en büyük sorun yürürken ya da ayakta dururken çevremdeki insanlara çarpmam veya onları sıkıştırmam. çok eskiden yanımdaki arkadaşlarım bunu fark edip sorduklarında anlatırdım. bir müddet sonra kendi engellerimi sürekli anlatıyor olmam beni üzdüğünü fark ettim ve anlatmaktan vazgeçtim. sağır olduğumu denge problemimin olduğunu söyleyip geçiştirdim. özürlüğümden engelli olduğumdan bahsetmedim sürekli ve daha mutlu olmaya başladım.

    dışarıdan baktığında evet hiçbir sorunum görünmüyor ama yaşadıklarımı bir tek ben biliyorum. senelerce engelli olmanın ne demek olduğunu ben biliyorum. bir de benim gibi engelliler. insana en yakın olan sevgilisi bile, iki seneye yakın zaman geçmesine rağmen bunu anlayamıyor. denge problemim yüzünden çevremdeki insanlara dokunmam ona o kadar büyük problem olmuş ki, bana bugün sapık, tacizci dedi. ne güzel bir hayata sahibim değil mi?

    engelli olmanın ne demek olduğunu buraya ne şekilde yazarsam yazayım kimseye anlatamam. hiçbir engelli de anlatamaz. halimizi sadece biz biliriz. neler çektiğimizi, ne yaşadığımızı. sadece insanlardan kaçarız. üzülmeyelim diye.