şükela:  tümü | bugün
  • taksim de yaşanan rezalet.
  • çok uzatmaya gerek yok bu bildiğin annesinin mesleğini devam ettiren bir orospudur.
    lan ayrıca o asansör engelli asansörü, o iranlı orospu dahil engelli olmayan diğerlerinin orada ne işi var!?
  • ortadoğuda sık sık görülebilecek kişilik ve insanlık sıkıntısı.
    soyunuz kurusun.
  • kadinin iranli, finlandiyali ya da honolululu olmasinin yapilan okuzlukle hicbir ilgisinin olmadigi rezalet. bundan daha buyuk rezaletse polislerin, o kadinin gitmesine izin vermesi. ha erdogan'a sovmus olsaydi simdiye kendisini coktan hakim karsisinda bulmustu, orasi ayri mesele.
  • ne zaman iranlıysa karşılaşsam (metroda, avm'de, otobüste vs) sürekli insanın üstüne üstüne yürümeleri ve mal gibi davranmaları sebebiyle şaşırtmamıştır
  • işte tam o sırada kadının diz kapaklarını kıracaksın. en az 6 ay sakat kalıp engelli asansörü kullanmak zorunda kalacak. bineceği zaman da aynı muameleyi kendisine gösterip asansörden atacaksın, böyleleri başka türlü gelişemez.
  • avukat değilim soruyorum. kabahatlar kanunu neden var ? polisin gözü önünde oluyor herşey. tehdit, hakaret, engelliye karşı hak gaspı. daha ne olması lazım ki polisin o kadını tutup ceza kesmesi için ? bir ülkedeki kanunlar sadece öpüşene, sarılana, iktidarla aynı fikirde olmayana mı işler ?
  • kendi ülkesinde de türkleri içeri tıkıyorlar (bkz: parisa rafii)

    iranlılar ve suriyeliler bir adım önde bizden ülkede, engelli vatandaşımızı da kalaylamışlar , aşağılayıp hakaret etmişler,

    polis arkadaş da engelli vatandaşı korumamış iranlıları korumuş , mis gibi ülke olduk mk, onlar vatandaş biz göçmen durumundayız
  • (bkz: allah da biliyormuş seni o sandalyaye mahkum etmiş)

    yine bir günah ve beden başlığına daha hoş geldiniz.

    küresel olarak , engellilerin karşılaştığı en büyük ön yargılardan birisi, engelli olan kişinin günahlarının bedelini ödediğidir. bu önyargı, sadece kişinin kendisini değil ama ailesini de esir alır. sosyal izolasyona maruz kalan aile de kendi sakat yakınlarından utanır.

    ortadoğu'da ise geçmişten gelen özel bir durum var: çapraz kol ve ayak kesme cezası.

    eskiden kangren gibi tıbbi nedenlerden dolayı uzuv kaybı yaşayacak olanlar, sosyal damgalamaya maruz kalmamak için, ampütasyon işlemine direniyormuş. ampütasyon işleminin ardından temiz kağıdı ile dolaşıyormuş.

    ampütasyon çok uzağımızda olan tıbbı uygulama değil. bugün, ortadoğu ve kuzey afrika bölgesinde, her yıl 40 bin kişinin ayağı, şeker hastalığına bağlı sebeplerden kesiliyor.

    beni toplumların, travmaları ile başa çıkabilme , kendi yaralarını sarma kabiliyetleri çok ilgilendiriyor. bunlardan birisi de japonya'da düzenlenen ampüte moda haftası ve hayatımıza soktukları yeni kavram:

    cyborg chicks