şükela:  tümü | bugün
  • ankara'da bir sokağı olan edip şahıs. bahis konusu sokak cinnah caddesindedir.
  • enis behiç koryürek (1892 - 1949) şair. istanbul'da doğdu. selanik, üsküp ve istanbul'da okudu. mülkiye mektebi'ni bitirdi. dışişlerinde görev aldı. çeşitli dış merkezlerde çalıştı. yurda döndükten sonra çeşitli bakanlıklarda üst düzey görevlerde çalıştı. ankara'da öldü. önceleri servet-i fünûncuların etkisinde şiirler yazdı. daha sonra heceye yöneldi. beş hececiler'den sayıldı. hamasî ve lirik şiirler yazdı. milli heyecana yönelik şiirleriyle tanındı. ruh çağırma gibi mistik sapmalara yöneldi. miras (1927), vâridât-ı süleyman (1949), miras (1951) ve güneş'in ölümü (1971) adlı kitapları bulunmaktadır.
  • kendisi hecenin beş şairinden biridir. önceleri fecr-i ati etkisindedir fakat sonradan milli edebiyat'a katılmıştır. milli edebiyat'a yöneldikten sonra hece ölçüsü ile şiirler yazmıştır. aşk, ölüm, melankoli gibi duygulanımlar şiirlerine yansır.

    eserleri:

    şiir:

    rüya
    cenk duyguları
    efsaneler
    bulutlara yakın

    anıları:

    edebiyatçılar geçiyor
    edebiyatçılar çevremde.
  • arusi şeyhi ömer fevzi mardin tarafından zamanında peygamber ilan edilen kişi. genel kanı, varidat-ı süleyman kitabını hiçbir tasavvufi bilgiye sahip olmadan yazdığıdır. ancak gerçek farklıdır. kendisi mehmet ali ayni' nin şakirdlerinden biri olmakla beraber, devlet memuru olduğu için tasavvufi yanını gizlemiştir. 1945 yılında memleket amerika' ya bağlanıp develtin kendisi dine sarılınca o da mevlevi tasavvuf yönünü açığa çıkartmıştır. en belirgin özelliği günümüzdeki güncellenmiş dinlerarası diyalog fedaisi gibi vaaz ve sohbetler esnasında gözyaşlarına boğulmasıdır.
  • işçilerin babası sıfatını kazanmış koryürek, 1946 yılında zonguldak'tan türk işçisinin bir temsilcisi olmak uzere demokrat parti listesinden seçimlere katılmış, kazandığı halde parlamentoya gelmemiştir.
  • ''geçsin günler, haftalar,
    aylar, mevsimler, yıllar...
    zaman, sanki bir rüzgar
    ve bir su gibi aksın...
    sen gözlerimde bir renk
    kulaklarımda bir ses
    ve içimde bir nefes
    olarak kalacaksın...''

    kendisi tarafından yazılan bu diziler erol sayan tarafından bestelenmiştir.

    zeki müren yorumu için; http://www.youtube.com/watch?v=j4p5-qgmomk
  • sevdigim ve saydigim bir buyugum birkac yil once bana bu adamla ilgili bir seyler anlatmisti. dogruluguyla ilgili hicbir fikrimin olmadigi bu anlatilari aklimda kaldigi kadariyla aktariyorum.

    anlatan kisi soyle sordu once: "yeryuzunde insan urunu olmayan bir edebi eser var midir?"

    sonra da bunlari anlatti,

    enis behic koryurek 50 yaslarindayken cevresindeki okumus aydin kesim tarafindan bir takim toplantilara cagirilir. genellikle doktor, ogretmen olan bu insanlar ruh cagirmaya inanmaktadirlar. "sen de gel. guzel vakit geciririz." tarzi soylemlerle enis abimizi ikna ederler. bir gun enis abimiz ruh cagirma esnasinda bir ses duyar. bu ses onun icinden gelmektedir ve kendisinin yuzyillar once yasamis bir zat oldugunu soylemektedir. (bkz: çedikçi süleyman çelebi)

    enis abimiz bu olaydan sonra ruh cagirma seanslarina daha sik gitmeye baslar ve her seferinde bu zatla daha da derinleserek konusur. ogrenir ki bu adam zamaninda zanaatle ugrasmis bir mutasavvifmis. bu adamin engin ilminden yararlanmak icin ondan siir okumasini ister ve her seansta duydugu siirleri ve konusmalari yaziya dokmeye baslar. ama enis abimiz bu adama olmamasi gereken bir seviyede baglanmistir ve sonuc olarak cift kisilikli bir insana donusmustur. hatta enis behic koryurek kisiligi tamamen kaybolmaya baslar ve iste o zaman anlasilir ki kendini suleyman celebi diye tanitan bu varlik bir cindir. insanlardan bagimsiz ilim bilgisiyle suleyman celebi'nin kusursuz bir taklidini yapmistir. sonuc olarak enis behic koryurek fazla yasamaz ve olur gider. ama geriye "varidat-i suleyman" diye bir eser birakmistir. ve bu eser insan urunu degil, cin urunudur.
  • deniz ve denizcilikle ilgili eserler vermiştir.

    türk denizciliğini destanlaştıran şair olarak anılır. deniz savaşlarını konu alan eski korsan hikayeleri isimli manzum hikayeleri vardır.
  • adı, dahiliyeden bekleniyormuş gibi.

    "enis behiç koryürek, enis behiç koryürek lütfen dahiliyeye"

    bir hikaye:

    lokantaraunttan sipariş verirken bazen kullandığım takma ad ( isim, numara falan soruyorlar, herkes soru soruyor, ifade alıyor, soğanını, cin biberini, tuz ayarını, pişme aralığını soruyor vesaire nabıyon la mal köfte istedim. açıklamaları da var acayip! ) .

    ayıp değil yaptığım.