şükela:  tümü | bugün
  • fatih sultan mehmetten once istanbulu alan adam. sonra bu oldukten sonra bizans tekrar ele gecirmis. bunun mezarina da az tukurmemi$ler.
  • yaşanan tüm düşmanlığa rağmen mezarını ayasofya'dan kaldırmamışlardır.

    fazla bilgi için bakınız: http://en.wikipedia.org/wiki/enrico_dandolo
  • 1192-1205 arasındaki hüküm sürmüş venedik doçu. tarihin en büyük muhterislerindendir, doksan küsür yaşında ve kör bir adam olarak dördüncü haçlı seferini organize etmiş, haçlılarla pazarlık edip donanma ve ikmal desteğine karşılık, zadarvenedik cumhuriyeti adına ele geçirmelerini şart koşmuştur. böylece tarihte ilk defa haçlılar katolik bir şehre saldırıp,işgal etmişlerdir.
  • istanbulu aldıktan bir yıl sonra *, ordusuyla edirne civarındaki savaşta bulgarlara yenilmiştir.
  • enteresan bir amca bu. mevzu belli; sonrasında dördüncü haçlı seferi ve latin istilası'nın gerçekleştiği zamanlar. kudüs'e gidip hacı(!) olmak üzre venedik'e gelen haçlılar doç'dan ihtiyaçları olan gemi, yiyecek maddesi, gibi birçok şeyin bulunduğu bir yardım istiyorlar. venedik doçu ve halkı da katolik. borç karşılığı hacıların istekleri yerine getiriliyor. ama borcunu ödemekte yan çizen hacıların tüm ajitasyonları, dini sömürüleri de doç'u bir gram etkilemiyor. adam önce venedik'li, sonra katolik çünkü. tüccar zihniyeti, sermaye ile olan rabıtası sürekli değişiklik arzeden papa buyruklarına göre şekillenmiyor. aksine( zadar'i istila ettirdiğinde görüldüğü gibi) gerçekleştirdiği vakalara göre papa'dan izin kağıdı almayı biliyor.

    hasılı bu venedik doç'unun pazarlık kabiliyeti bambaşka. haçlılar paralarını ödemeden onların limandan çıkmasına izin vermiyor. kalan borçları için kışı adriyatik'te zadar'ı istila ederek geçirmeleri şartını koyuyor. papa tarafından dokunulmaz olan bu adayı işgal ettirdikten sonra adam yollayıp papa'dan caizdir kağıdı aldırıyor.

    sonra haçlılarla istanbul'a geliyor. kadıköy'de gemileri öyle bir süsletiyor ki, istanbul halkının korkudan dibi düşüyor. o zamanlar da elbette haliç'te zincir var. nasıl oluyorsa kırılıyor o zincir ama bu sefer de gemilerle karaya yanaşmak sorun. balat taraflarında müsait bir yer var. gemileri oraya yanyana dizdiriyor. daha evvelden portatif olarak dizayn ettirdiği gemi direklerini yanı sıra serenlere yatırınca üzerinden 3 atlı şövalyenin geçebileceği bir köprü oluşuyor. direklerdeki yelkenleri de köprü üzerinden geçenleri oklardan korumak için kullanıyor, iyi mi?

    tüm orduyu evirip çeviriyor bu dede. haçılar kendi aralarında toplandıklarında, onların karar vermeyi becerememelerini bir süre izliyor, sonra onlara yaptırmak istediklerini bir teklif olarak ince bir sesle atıyor ortaya. sonuçta sefer boyunca hep onun istediği şekilde gerçekleşiyor her şey.

    istanbul'da latin krallığı kurulana kadar 3 adet imparator değişiyor. dalaverenin biri bin para. imparatorda aradıkları en önemli özellik bir naib sadakatı olmalı. bunu tam beceremeyince de kendi krallıklarını kuruyorlar. enrico dandolo da bu yolda epeyce hizmet vermiş bulunuyor.

    kaynak mı? robert de clari'nin the conquest of constantinople'u ile villehardouin'in iv. haçlı seferi kronikleri diyelim.
  • hz. muhammed'in kutlu komutan kontenjanına ilk sıradan girmiş venedikli doç. hatta şehri 4 günde fethederek bir rekora da imza atmıştır.
  • istanbul'a çökmeye geldiğinde 85 yaşında olan yağmacı duçe. acaba o günden sonra venedik ülkesinde dedelere ayar çekmek için dandolo'nun istanbul'u feth ettiği yaştasın demişler midir hiç.

    - dandolo senin yaşında istanbul'u feth etmişti sen de altına sıçıyon.
  • oraya kadar gitmişken çemberlitaş ın altına da bakmasını önerdiğim kişi.bence orada.
  • mezarı içinde altın arayan yeniçeriler tarafından lahdi kırıldığında altın bulamayan yeniçeriler bu dayının kemiklerini köpeklere atmışlardır. o kıyamet gününde latin istilasını va latinlere duyulan nefreti koruyan bizanslıları tek sevindiren olay da budur. grandük noratas ın kuşatma öncesi latin yardımını dile getirenlere ne dediğini hatırlayalım: "kentte latin külahı görmektense türk türbanını görmeyi tercih ederim." adamlar dördüncü haçlı seferinden sonra bildiğin tiksinmişler katoliklerden.