şükela:  tümü | bugün
  • jose saramagodan carpici bir kiyamet senaryosu.
  • jose saramagonun kara ütopyası.
    fight club tadında bir sistem eleştirisi.
    "körlük bir bulaşıcı hastalık halinde hızla tüm insanlara yayılır ve..."
    şeklinde sürüp giden inanılmaz bir kurguya sahip nobel ödüllü roman.
  • "bu kitabi yazma fikri birgun bir cafede siparisimi beklerken geldi. ya hepimiz bir anda kor olsaydik diye dusundum." demistir jose saramago bu muhtesem kitap icin.
  • yazar:jose saramago
    çeviren: aykut derman
    tür: roman
    sayfa: 296
    özgün dili: portekizce
    yayıncı: can yy.
    yayın yılı: özgün-1995, türkçe çeviri-1999

    körlük, 1998 yılı nobel edebiyat ödülü' sahibi portekizli yazar jose
    saramago'nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. araba
    kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığn yanmasını beklerken ansızın
    körleşir. körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. bu körlük, bir
    salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm
    ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. toplum, görmeyen gözlerle
    cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. ayakta kalabilenler, ancak güçlü
    olanlardır. koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun
    karısıdır.

    portekiz'in yaşayan en önemli yazarı olan jose saramago, bu çarpıcı
    romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit
    imgelere, sıradan sözcük oyunlarına başvurmadan, yoğun bir anlatımla,
    anlatıcının ve kahramanları konuşmalarını ortaklaşa bir monologa
    dönüştürerek, kurgunun evrenselleşebilmesi açısından kişilere ad
    vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız
    ortamı olağanüstü bir ustalıkla yaratmıştır.
  • --- spoiler ---
    bonbon şekeri gibidir öykü. neden kör oldukları ya da neden tekrar görmeye başladıkları değil körleşme dönemindeki kısa bir süre zarfında yaşananlar anlatılır, şekerin orta kısmı gibi. insanın insanlıktan çıkıp bedensel ihtiyaçlarını görmesi esnasında yaşanan ilk utanç, sonra kimsenin görmemesinden ötürü bir utancın azalması, utancın yerini alan çaresizlik. görülmekve utanç duymak arasındaki ilişki hayret verici kadar kuvvetlidir. herşeye rağmen yaşama güdüsü. bir çok boyutu olan görmeseydiniz ne olurdunun en önemli boyutu olan beslenmek, bedensel boşaltım o kadar güzel anlatılır ki. karantinada yaşananlar, şiddet anları insana animal farm ile azcık da olsa lord of the fliesı anımsatmıştır. körler dünyasında gören olmanın, insanın insanlıktan çıkışını izlemenin ne denli acı verici olduğu bir başka boyut olarak dile getirilmesi harikadır

    (bkz: kimse gormek istemeyen kadar kor olamaz)
    --- spoiler ---
  • sahip olduğu ileri düzeydeki gerçekçi üslubuyla insanı bir çırpıda okuyup bitirmeye iten bir kitaptır bu. okumayı sevmeyen bir insanı kitap kurdu edecek kadar kitap okuma merakı uyandırır. ancak insanın tırsmasına da sebep olur az biraz. *
  • elime aldığımda çoktan bitirildiğini bildiğimden kıvrılıp bırakılmış sayfaya bir anlam veremeyip, okurken o sayfaya ulaştığımda bırakılan mesajın önemini keşfettiğim jose saramago kitabı.

    "yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza birşey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık.sözlerimizin, hareketlerimizin iyi ve kötü sonuçları, kuşkusuz, ileride yaşayacağımız günlere, hatta bizim bu sonuçları doğrulamak, kendimizi kutlamak ya da başkalarından özür dilemek için artık bu dünyada bulunmayacağımız günlere göreceli olarak düzgün ve dengeli biçimde dağılır, zatan kimi insanlar da bu durumun ölümsüzlük denen ve çok sözü edilen şeyin ta kendisi olduğunu ileri sürer."
  • hayatimda okudugum en carpici kitap.

    turceye korluk adiyla cevrilmis bu kitap icinde asla isim kullanilmiyor. kimin kim oldugu onemli degil, statusu, yasi hicbir seyi onemli degil, sadece var, kor ya da degil, onemli olan tek sey bu. konusma cizgisi yok, tek kisi haric kimsenin duygularini bilmiyoruz, her sey goruntuden ibaret fakat, herkes kor. ara vermeden okunduktan sonra o kadar muhtesem bi tat kaliyor ki, bir yandan da afallatiyor, ilk gordugunuz kisiye kor muamelesi yapiyorsunuz.

    --- spoiler ---

    kadin erkek okuyucu ayirt etmeksizin herkesin kendisiyle ozdeslestirebilecegi tek karakter doktorun karisi, aralarinda tek gorebilen kisi, fakat aralarinda anlaticinin gosterdiginden cok sey bildigimiz tek kisi ayni zamanda.

    --- spoiler ---

    insanlarin bu kadar yasama durtusune bagli olarak zarar ziyan verebilecegi, gormenin -bakmanin degil- bu kadar onemli oldugunu anlatabilen muhtesem bir kitap.

    yazarinin, jose saramago nun, 98de aldigi nobel odulunu sadece bu kitapla bile hakettigini dusunduren saheser.
  • bu roman bir edebiyat dehası. ayrıntılar ve dil harika.
  • bilinen siyah korluk degil de, gozun onune beyaz bir perde inmesi ile olusan beyaz korluktur kitaptaki. ciplak gozle okudugum son kitap olmasi bakimindan da kitapliktaki yeri ayridir*.