şükela:  tümü | bugün
  • enstrüman çalanların hayat dolu, yaşam doygunluğu ve psikolojik sağlamlık düzeyleri yüksek kişiler olduğunu düşünüyorum. şarkıları yorumlayanlar için böyle bir genelleme yapamam ama enstrüman çalan kişiler genelde bu tanıma uymaktadırlar. şöyle ki, bu tip insanlar içe dönük, toplumdan uzak olmamakla birlikte yeteneklerini kullanmanın verdiği hazla öncelikle olumlu benlik algısı geliştirirler. pozitif psikoloji açısından ele aldığımızda güçlü yanların keşfi bu kişiler için daha kolaydır ve bu suretle de öznel iyi oluş (bkz: subjective well-being) düzeyleri oldukça yüksektir. müzik ruhun gıdasıdır vecizine bu açıdan atıfta bulunabiliriz. seligman ve csikszentmihalyi’e göre pozitif psikoloji, insanın olumsuz yönlerine, eksikliklerine ve sorunlarına yönelmek yerine olumlu yönlerini aramayı ve kişilerin yeteneklerini ve potansiyellerini ortaya çıkarmayı ilke edinmiştir. sanat dalları ve sporla uğraşmak da insanın kendi potansiyelini fark etmesi adına önemli bir yoldur. sonuç olarak enstrüman çalmak kişinin genel anlamda psikolojik sağlamlık düzeyine doğrudan etkisi olan bir değişken olabilir. araştırma konusu olmaya değer gibi görünüyor.
  • doğru değildir.

    (bkz: halil sezai)
  • herhangi bir işte iyi olanların ortak özelliğidir. başarı duygusu psikolojik doygunluk hissi yaratır. arayış içinde değil yaratış içindedir. bu müzik, yazarlık, spor gibi niceleri için geçerlidir zannımca.

    halil sezai örneği verilmiş ve bunun türevleride var tabii fakat;

    *bkz; (est quaedem flere voluptas.)
    (ağlamak da bir zevktir.)
    ~ovidius