şükela:  tümü | bugün
  • sözsuz, zihinlere ilac niyetine muzik.
    atlayacak olanlar için (bkz: enstrumantal muzik)
  • kalitelisi insanı kendinden cekip alan hatta alıp götüren eserlerdir
    bu kalitelilere birkaç örnek vermek gerekirse
    * * :

    ex nihilo - dark tranquillity
    the mind's eye - dark tranquillity
    in memoriam - hammerfall
    lord of the rings- timo tolkki
    mourn - sentenced
    sorgens kammer - dimmu borgir

    ayrıca birçok album ouvertureleri buna örnektir
    epicus furor - rhapsody
    line of thoughts - after forever
    bunun dışında albumlerde ara geçiş parçaları niyetine de sıkça kullanılırlar.

    999 - pentagram
    the graveyard by moonlight - cradle of filth
    requiem - opeth

    ya da mükemmel bir final için:

    breathless - dawn of dreams
    ending credits - opeth
    for those who died alone - pentagram

    bunların hepsi dısında bir de soundtrack parçaları vardır ki onlar ayrı bir ömürdür:
    imperial march - john williams
    frantic- ennio morricone
    godfather - ennio morricone
  • (bkz: liquid tension experiment)

    ayrıca kelimenin doğru kullanımı için (bkz: enstrumantal)
  • sozlerin duygulari anlatmak icin o kadar da gerekli olmadıgını bilen muzisyenlerin tercihi. joe satriani bu muzigin onde giden bayrak sallayanıdır.
  • parçanın isminin çok önemli olduğu bir müzik türü. bu tür müzikte parçanın ismi müziğin ne çağrıştırması gerektiği -tabii böyle bir gerek olduğu da gayet şüphelidir- konusunda en önemli ipucudur, bestecinin dinleyiciye yapabileceği belki de tek yönlendirmedir. rjuken sabotage isimli parçayı ismini bilmeden dinlediğinizde sabotaj, aksiyon gibi kavramlar aklınıza gelmeyebilir, hele trenches (siperler) isimli parçanın insanda siperlerle ilgili çağrışım yapması için o kişinin ya az önce savaş filmi izlemiş olması, ya parçanın adını bilmesi gerekir. bu da aslında büyük bir kısıtlamadır, herkes ismini bilmediği bir enstrümental parçadan kendine ait, özel bir anlam, izlenim çıkarabilir çünkü. klasik müziğin ustalarının parçalarına isim yerine numara vermesi belki de bundandır.

    bazen ismin tek başına hiç bir şey ifade etmediği veya bestecinin düşündüğü şeyi ifade etmediği de olur. mesela 200 meters isimli parçayı 200 meters isimli bir parça olarak dinlemekle red alert oyununun müziklerinden 200 meters isimli bir parça olarak dinlemek arasında fark vardır. ikinci durumda dinleyici parçanın isminin neden 200 meters olduğunu anlar çünkü; bu fark bir yerde her hangi bir 200 metre ile savaş alanındaki 200 metre arasındaki farktır.
  • dönem dönem bünyenin ihtiyacını çok güzel karşılayan türdür bu, dinleğiniz her şarkının her sözü size batıyorsa eğer bu tür müzik sizi pamuklara sarıyor gibi olur. zihninizin derya deniz olması engellenemez belki ama hafiflediğinizi hissedersiniz. aklınızdan bir sürü düşünce geçer ama dinleğiniz şarkının ritmi hızlandıkça sizin düşünceleriniz de hızlanır ve aynı hızda yok olurlar, en azından öyle sanarsınız.
  • bu muzik adına bilinen gruplardan birkaç örnek aşağıda verilmiştir.

    the alan parsons project:
    * eve - lucifer: http://youtube.com/watch?v=xqo6h1fuvzg (birçok türk belgesel programında arkaplan müziği olarak kullanılmıştır)
    * eve - secret garden
    * vulture culture - hawkeye (trt'nin reklamlar kuşağı müziği olarak kullanılmıştır)
    * ammonia avenue - pipeline: http://www.youtube.com/watch?v=ukqbp93mkao (sadece müziği dinleyin)

    pink floyd bu konuda şarkılarında adeta show yapmıştır. örnekler ve çalışmalarında benim tespitlerim yerler:
    * dark side of the moon - on the run: http://youtube.com/watch?v=1ku-ma1dvi8 (3:56'dan sonra)
    * animals - sheep: http://youtube.com/watch?v=tcxkr1gqeks . şarkıda söz olmasına rağmen melodisi ve ait olduğu albümün konsept albümü olması nedeniyle olan kurgusu benim bakışıma göre bu şarkıyı enstrümental müzik yapıtına oturtuyor. sözleri çıkarırsanız tam bir enstrümental şarkı olur kanaatindeyim. özellikle 3:47 sonrasını dinleyin. şarkıda roger waters'in bas gitarı gene manyak. ulan bu herif bu grubu niye bıraktı ya.
    * the wall - run like hell: http://youtube.com/watch?v=xyd6mcacqw8 1:07 - 1:54 arası olan kısmı, seksenli yıllarda çıkmış ve sonra kapanmış sağ eğilimli gazete yeni haber'in reklam müziği olarak kullanıldı.
    * meddle - echoes: pompei'deki kayıtları bir şaheserdir. http://www.youtube.com/watch?v=5sein6wnby0

    not: yukarıdaki tespitler subjektiftir ancak enstrümental müzik kapsamında değerlendirilebileceğini düşünüyorum.
  • özgürlük.müzik, insanlar için bir çok anlam ifade edebilir ama bence ortak olan nokta herkese dinlerken birşeyler düşündürmesidir.ondan dolayıdır , we are the champions'ı dinlerken birşeyler düşünüp gaza gelmemiz ya da herhangi bir duygusal şarkı da kontrolü kaybetmemiz.ama bence şöyle bir durum var ; sözlü müzikleri dinlerken yönlendirme altında kaldığımızı düşünüyorum yani şarkı da geçen bir söz öbeği ,bizim hayatımızda neyi çağrıştırıyorsa ona tutunup dalıyoruz düşüncelere.işte enstrumental muzikte bu olay yok, bir yönlendirme, eski sevgilini hatırlıyon mu ya da ne güzel günlerdi yaa, gibi ipuçları yok.sen dinlemeye başlıyorsun , gözün kayıyor ve bir yere sabitleniyor ve ne düşünmek istersen başlıyorsun onu düşünmeye tam bir düşünce özgürlüğü.
  • sözlü müziğin o dinleyeni yönlendirici, bir nevi anlatılana seyirci bırakması bu sayede dolaylama yoluyla insanı hislendirmesi özelliğinin yanında enstrümental müzik bunu direk olarak, sizi müziğe katarak, onun bir parçası olduğunuzu hissettirerek yapar. bu tür şarkılarda herkes kendine özel bir duyguya kapılır. aynı şarkıda aşkı hisseden de vardır acıyı ya da varoluşu da, kısaca sınırlanamayacak şekilde sonsuz duygulardan, kendini bir şekilde özdeşleştirdiğini hissedenler vardır...
    aslında teşbihte ne kadar hata var bilemiyorum ama çoğu kez sözlü müziği kişinin izlediği filme, enstrümental müziği ise bizzat yaşadığına, deneyimlediğine benzetiyorum. elbette izlemek de güzeldir ama yaşıyor olmanın verdiği zevk apayrıdır.

    dipnot: dediklerini anlıyor ya da değil, dinlemekten haz alınan vokalleri konu dışı tutuyorum çünkü her iki müzik için de sadece genel hatlarıyla bir kıyaslama yaptığımı belirmek siterim.