şükela:  tümü | bugün
  • en sevdigi renk mordur.
  • harf oyunlu cin bir nick bulup twitter hesabı alır. avatar olarak profesyonel makinesi olan bir amsalağın buna yazma bahanesiyle çektiği ve sağ alt köşesine "ahmet mehmet photography" yazdığı siyah beyaz fotosunu koyar. anasının babasının dizinin dibinde oturup dizi izlerken cinsel açıdan özgür olduğunu ima eden tarzda tweetler yazar ve yüzlerce takipçi edinerek, fizikselinden korksa da zihinsel mastürbasyonunu yapar.

    hayır insan neden entel olmaya çalışır ki, entelektüel olmak varken.
  • alt çenesi öne doğru çıkıktır.
  • sevgilisi fotomaç'ın iddaa ekine kafa yorarken, radikal'in kitap ekinde kaybolandır..
  • galatasaray lisesi'nin önünde arkadaşını beklerken oturup bağdaş kurar ve kitap okur.

    edgar allen poe okuyabilir yalnızca, ötesini kaldıramaz bünyesi.

    sokak hayvanlarını çok sever ki bu yönüyle takdir edilesidir.
  • başka kimliklere bürünenlerden, olması gerektiği kişi olmayı başaramayan, tıpa tıp başkasına bu kadar kendini benzeten takdire şayan insanlardır. evinden çıktığı anda plastik güllerini takıverir. yüreğindeki papatyaları ezerekten.

    zögedit:vay be en beğenilenken zamanın ötesine gitmiş.
  • ali desidero'da gayet güzel anlatılmıştır kendisi. "değişik bir psikoloji, bir felsefe, ideotloji" sözümüz olmaya çalışanlara tabi, olanların hakkını vermek gerek.
  • necla nazır'ın tarık akan'a "dünyayı neden bu koca çerçevelerin ardından görmeye çalışıyorsun ki?" derken kastettiği dev, atlas pasajından alınma, numarasız gözlüklerden takar.
  • prof. fotoğraf makine ve de bir tane eski filmli olan * fotoğraf makinelerinden yanında mutlaka taşır, kümülatiftir. bir de kubrick severler lakin otomatik portakaldan başka bir filmini bilmezler haa güzel film o ayrı. bütün kubrick hayranlarını bu işin içine katmadığımı da belirteyim. filmin adını duydular mı öyle bir "oyyyy uyyyyy çokxxxx seviyorum" tripleri gelir ki sanırsın kubrick i yalamış yutmuş ya da o filmi 1500 defa izlemiş. gerçekten bu kadar sevdiğini gösteren bir eylemlerde bulunsa lafım yok.
    giyimlerine gelince de zengin olmalarına ya da orta-üst ailelerden gelmelerine rağmen ucuzcudan alırlar hadi bu sorun değil ama pahalı bir şey aldıklarında da o müzevazı hallerindeki samimiyeti görmeniz lazım. fakir edebiyatı yapanlarına da ratlanmıştır.
    taksim de yürürken mutlaka 2. el kitap satan bir yere olmadı akbank sanat a mutlaka uğrar, günlük sanat ihtiyacını karşılar. böyle napalım bir de eve giderken ekmek alır yanına sanatla iyi gider. akbank sanat tan o küçük program listelerinden almayı ihmal etmez çünkü evinde internet hiç olmamıştır.
    aslına bakarsanız bu türk kızı tam anlamıyla faketir. *
  • yaptığı entellikleri facebook'tan duyuramazsa kan şekeri düşer.

    - "mistik çay eşliğinde nietzsche okumak"

    (bkz: amirim izin ver yumruğumla öldüreyim)