şükela:  tümü | bugün
  • gaspar noe'nin cannes film festivali'nde altın palmiye için yarışacak filmi. ülkemizde vizyona girer mi girmez mi bilinmez.
  • irreversible'dan beri bir şeyler beklediğim gaspar noe'nin yeni filmi. 7 yıldır doğru düzgün film çekmeyen gaspar noe bu filmle irreversible'ın tesaduf olmadığını kanıtlayamazsa iyiden iyiye taşak oğlanı olur gözümde.

    edit: kanıtladı.
  • irreversible i dinlemis ama hala izlememis biri olarak korka cekine gittigim ancak son derece izlenebilir ve hatta izlenesi buldugum 165 dakikalik enstalaston. bienalde olacakmis, yanlislikla sinema salonlarina dusmus. rivayete gore gaspar noe nun bu filmi cekerken yasadigi en buyuk zorluk parayi bulmakmis ama danny boyle un feel good move *diye kakala ogudu ise yaramis da guc bela sonunu getirebilmis.
  • 29. uluslararası istanbul film festivali kapsamında, "geceyarısı çılgınlığı" seçkisinde arz-ı endam eden 3 filmden biri. gaspar noe'nin yine ne gibi bir aşırılık yaptığını öğrenmek için merakla bekliyorum.

    ne zaman, nerede gösterilecek hemen onu da yazayım;

    10 nisan cumartesi - atlas sineması - saat: 00.00
    16 nisan cuma - beyoğlu sineması - saat: 00.00
    18 nisan pazar - kadıköy sineması - saat: 21.30
  • filmin tokyo premierinde gaspar amcamin arzi endam ettigi, ilk 1,5 saatiyle 'trainspotting'den esintiler veren ama daha sonra gaspar amcamin derin!!! icdunyasini sahneye yansittigi bi film olmus.. cekim yontemi ve yaratilan atmosfer bence cok etkileyici ama 2 saat 45 dakika bu film icin fazla be babacim.. ayrica filmden sonra icimden amcamin yanina gidip "babacim sen agir sapikmissin ya.. git bi doktora biseye gorun" diyesim geldi.. grcei japonyada is yapar o mantik.. devam..
  • --- spoiler ---

    halusinatif maddeler muptelasi gaspar noe , tokyo gece hayatinin gobeginde gecirdigi belli bir surenin ardindan boyle bir film cekmeye karar vermis. onceleri para bulamamis ancak sonradan birilerini razi etmis ve filmi cekmek uzere yanina marc caro yu da alarak japonyaya gitmis. basit bir oykunun uzerine alisilmisin cok disinda bir kamera kulanimi doseyerek filmi cekmis. bu mevz-u bahis kamera kullaniminin henuz esini benzerini baska bir filmde gormedim.filmin esas oglani nin neredeyse yuzunu hic gormuyoruz ,planlarin cogu kellesinin arkasindan çekilmis.diger karaterlerin yer aldigi sahnelerde de genelde kamera surekli havada, kus bakisi bir goruntu vermek icin vinclerin uzerinde hafif hareketler yaparak bir oraya bir buraya saliniyor.filmin gorsel altyapisi , renklerin halusinatif algisi uzerine kurulu.tokyo gibi isiklandirma konusunda vegas ile yarisan bir sehrin atmosferi, beyin kimyasinin hayal gordurucu bilimum yabanci madde ile manipule edilisinden arta hafizada ne kalirsa , film de beyaz perdeye onu aktarmis.post produksiyonu inanilmaz uzun surmus cunku film basli basina bir ozel efekt harikasi.yalnizca goruntu degil , ses konusunda da efektin dibine vurmus durumda. bir suru soyut isik oyunu , sifirdan yaratilmis animasyon figurler , goze tecavuz eden parlaklikta ve kontrastta cizilmis sekiller ve titremeler + pornografi ve space cake inden , dmt sine , crack inden datura sina her turlu "beyin ici cizg"i film" ureten maddeyi bolca yutmus bir kamera .. kamera diyorum , cunku bu filmde yaratilmaya calisilan etki , adeta filmi ceken aygitin kafasinin iyi oldugu...

    is bu yapit , zaman zaman izlerken bayiyor , zaman zaman fazla video klip e donusuyor ama en cok ta , vasshhhhh , ohhaaaaa , "ulan ne bicim film yapmis adam lan ! " dedirtiyor . ot icen gencligin mod filmleri siralamasinda bir numaraya kadar cikabilecek , en iyi saykidelik filmler listesinde de kesinlikle ilk besi her daim zorlayacak nitelikte.ellerinde taze sarilmis otu ufleyip laptoplarinda sevdikleri muzikler esliginde windows media player in rengarenk hareketlenmelerine kilitlenen bebeler mutluluktan ucacak.

    yapiti ben de izlerken yer yer orgazm oldum.lakin yonetmenin filmi hakkindaki konusmasinin ardindan filmin aslinda ozel efekt labarotuvarinda uretilmis bir yapay canli oldugundan emin olmam,beni noé adli sahsin bir diger uzun metraji olan irreversible i dusunmeye itti ve filmden az da olsa sogudum.aslinda irreversible da da konu cok basit ve siradandi lakin sondan basa ilerleyen film ve gorsel olarak seyiriciyi sok edebilmesi muhtemel birsuru atipik goruntu filmin ilginc bulunmasina yol acmisti.enter the void te cok farkli degil , film bence kagit uzerinde sinifta kalan cinsten . oyku , hikaye , senaryo gayet hava+civa..lakin yine sex , yine siddet , yine marjinal yasamlar , ve bomba bir teknoloji filme hakettiginden fazla dikkat cekiyor. nasilsa hepimiz insaniz ve yasak olana asigiz , garip adledileni merak ederiz . dolayisiyla bu filmde birilerini kendine hayran birakacaktir. ee biraksin o zaman ... kime ne zarari var ..

    --- spoiler ---
  • dün gece noe'nin sunumuyla ve fecii psychedelic açılış jeneriğiyle başlayan enter the void, öncelikle çok uzun: 2.5 saat süren film, kurgusu her ne kadar mükemmel olsa da, haliyle zaman zaman tökezliyor.. ama noe'nin en başarılı/ii filmi olduğunu da söylemem gerekiyor..
    ve bu "kardeşlik.." bağını, noe, şimdiye kadar hiçbi filminde olmadığı kadar "ince.." bi şekilde enseste bağlıyor: hatta öyle ki, filmdeki bu örtük ensest ilişki, aklıma doğrudan (ve sadece..) sartre başyapıtlarından l'age de raison'daki boris ve ivich'i getiriyor.. sartre da, kitabında iki kardeş arasındaki ilişkiyi ensest olarak kodlamaz, sadece hissettirirken, noe de aynısını, ufak ve yumuşacık dokunuşlarla yapıyor..
    (http://yucitek.blogspot.com/…010/04/enter-void.html)
  • bu yil ki film festivaline gaspar noe 'nin bıyığı ve oduncu gomlegiyle katildigi gece yarisi filmidir.dönüş yok'un acimasizligindan sonra yine ayni acimasizlik ve sertlikte bir film olmus.ana rahmine geri donme istegi uyandirdi bende gece gece.ve cenin pozisyonunda uyumama sebep oldu.bravo gaspar.
  • (bkz: #18778630)
  • opening credits'inde lfo'dan freak çalan, çok hızlı başlayıp gittikçe yavaşlayarak sonuna doğru durma noktasına gelen, dmt kafasını tibet budizmiyle* açıklayıp ölümü de buna göre yorumlayan, beyin bozan film.