şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • aykut göker'in dilimize çevirdiği 'isaac asimov açıklıyor' adlı kitabın 'entropi nedir?' başlıklı bölümü şöyle başlıyor: "ele aldığımız belli bir sistemde ancak enerji yoğunluğunda bir düzgünsüzlük varsa enerji işe dönüştürülebilir. böyle bir sistemde enerji, yoğunluğun daha yüksek olduğu noktadan, yoğunluğun daha düşük olduğu noktaya doğru, her şey denkleşinceye kadar akma eğilimi gösterir." bunda korkacak ne var diyeceksiniz. durumu daha yakından kavrayabilmek için, termodinamiğin ikinci yasası üzerinde biraz durmamız gerekiyor. termodinamiğin birinci yasası, enerjinin ne yoktan var edilebileceği, ne de vardan yok edilebileceği konusundaki kesinliği ortaya koymuştu. 1850 yılında alman fizikçisi rudolf j.e. clausius'un ortaya attığı ikinci yasa ise, kendi haline bırakıldığında, bir sistemin içindeki enerji farklarının hep denkleşmeye doğru gideceğini saptamaktadır. buna 'entropi' deniyor. entropinin maksimum hali durgunluk demektir ki, doğanın böyle bir duruma doğru yol aldığına inanılıyor. şu sözleri okuyalım: "eğer termodinamiğin ikinci yasası doğruysa, evrenin her noktasındaki enerji yoğunlukları denkleşiyor ve bu anlamda evren bir duruşa doğru gidiyor. evrendeki tüm enerji her noktada tümden denk hale geldiğinde, bir daha hiçbir şey olmayacaktır: çünkü tüm enerji, toplam olarak, hala yerli yerinde durduğu halde, asıl işi gören enerji akışı bir daha olmayacaktır." bu da evrenin ve elbette dünyamızın sonu demektir.

    burada dikkati çeken, tam bir enerji dengesini (yani durgunluğu) gerçekleştirmeye yönelik olan entropiye karşı, evrende ters bir gücün, düzene karşı bir gücün de bulunduğudur. böyle bir düzensizlik olmasaydı, düzeni kuran entropiye gerek kalmazdı. demek evrenin yaşamını sürdüren düzensizlik gücüdür. entropinin hep en alt düzeye kalması için dua etmekten başka ne gelir elimizden! çünkü bizim için kutsal olan yaşamı, enerji akışı sağlamaktadır. evrende enerji akışı gücü ile, bunu durdurmaya çalışan denge gücü çarpışıyor. çarpışa dursun!

    yağmur yağıyor... yağsın yağsın, yoksa karalardaki bütün sular denizlere iner, denizin düzeyi yükselir, belki sular karaları kaplamaya başlar. korkuyorum termodinamiğin ikinci yasasından. kar da yağsın! enerji akışı durmasın! bizi yaşatan düzensizliktir.
  • hayat entropi ile savasmaktan ibarettir.

    yatak dagilir biz toplariz,
    ucusan tozlar sehpaya konar biz sileriz,
    yedigimiz yemek bi kac saat dayanir, yine acikiriz,
    sevgimizin, askimizin bile siddeti azalir, bitmemesi icin ugrasiriz,
    her sey biter, bozulur, ama biz ayni kalmasi icin cirpiniriz.

    sonunda yine entropi kazanir, bizi yaslaninca, az enerjik ve cok burusuk bir haldeyken alt eder.

    belki de ancak atomlarimiz dogaya karisirken pisman olacagiz, biraksaydim da daginik kalsaydi diye.
  • termodinamiğin ikinci yasası olmasının dışında enfes de bir deneysel kısa filmdir. 2005 yapımı ve ödüllü. 2006 !f istanbul bağımsız filmler festivalinde de gösterimi yapılmıştı.
    buyrun burdan izleyin.
    http://www.zaplat.com/…o/kisa_filmler/27465/entropi
  • hastasıyım.
  • (bkz: insciallah)
  • the dark tower serisinde dünyanın yarrağı yemiş mertebesinde olmasının sebeplerinden biri.
  • the matrix'te oracle'dır..
  • bir kavanozun için siyah ve beyaz bilyeleri beyazlar üstte olacak biçimde dizelim. ama çok bilye olsun ve dizimimizde hiçbir problem olmasın. siyah ve beyazlar tamamen düzenli biçimde konmuş olsun. sonra kavanozu sallayalım. noldu? noldu ha seni gidi aşağılık herif? her şey karman çorman oldu değil mi? şimdi tekrar sallayalım. eski haline dönmez. teoride, bu karmaşıklık içinde düzenin tekrar bulunması mümkündür ama pratikte ne kadar düzeltmek için sallarsak, o kadar karışacaktır. asla ilk haline dönmeyecektir.

    iyi halt yedik.

    şimdi düzeltmek için yapabileceğimiz tek şey hepsini boşaltıp tekrar doldurmak. bu da zamandan ve bazı bilyelerden kayıp olacaktır. hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
  • anladığım zaman hayata dair başka bir tasam kalmayacak olan zımbırtı. ne zorum var da herşeyi anlamaya çalışıyorum bilmiyorum ama öğreneceğim bir gün bunu da.
  • üniversitelerin yüksek lisans sözlü mülakatında sorulabilen bir kavram.

    "entropi nedir?"

    bunca yıllık eğitim hayatımda hiçbir zaman denk gelmediğim bir kavram olması nedeniyle, mülakata benden önce girip bu soruyla karşılaşan ve afallayan arkadaşın ardından hemen araştırma gereği duymuştum. "sistemi sekteye uğratan, beklenmeyen bozgun" tanımına ise hiçbir yerde doğru düzgün açıklanmadığı için tamamen uydurarak ulaşmıştım. bana da sorulmadı zaten. o ayrı.

    edit: şöyle de bir videoya denk geldim.

    http://www.facebook.com/…/video.php?v=1642895845664