şükela:  tümü | bugün
2332 entry daha
  • 1) az ilişki yaşamış insan tercih ediniz. bu kişiler oksitosin hormonunu yoğun olarak ilk sizinle salgılar. yani aranızda bir uyum varsa, o insanla kolaylıkla bağ kurarsınız.

    bence bir insanın hiç ilişki yaşamaması da kötü bir durum. deneyimsizlik ilişkileri kötü etkiler. en iyi ilişkiler 1-2 kişiden sonra tanıştığınız insanla yaşananlardır ama kural olarak öncekiler travmatik olmamalıdır.

    hormonal ve sosyal olarak kadınlar 24-28 arasında, erkekler de 30-35 arasında evlenmeye uygun hale geliyorlar.

    2) travma yaşamamış kişilikler. travmatik ailevi sorunları olmayan, cinsel tacize uğramamış, belirli bir psikolojik rahatsızlığı olmayan insanları tercih edin. siz kimseyi kurtaramaz ya da iyileştiremezsiniz. bunu unutmayın.

    örneğin paranoid, borderline, bipolar, narsist, şizotipal, şizoid, histriyonik, bağımlı karakterlerle ilişki yaşamanız çok zordur. sizinle mutlu görünürler fakat 1 ay sonra ne yapacaklarını kestiremezsiniz. örnek vereyim: biriyle tanışır ve size şöyle derse: "ben sadık kalamıyorum, uzun ilişki yaşayamıyorum, öyle hislerim yok, tek başıma kalmayı seviyorum" muhtemelen şizoid'dir. diğer bir örnek: içineki dürtüye(seks, harcama vs.) dur demiyor ve bu kötü benliğini hemen dışa dürüstlük olarak yansıtıyor, yoğun duygular içinde kararsızlıklar, gel-gitler yaşıyorsa muhtemelen borderline'dır. psikolojik rahatsızlıklar hakkında şuradan temel bilgi sahibi olabilirsiniz:
    https://www.acibadem.com.tr/…zukluklari/#belirtiler

    bu rahatsızlıklar toplumun %3-5'ini oluşturuyor. mümkünse bu yüzdeden birilerini bulmayınız. %95 sizi bekliyor. *

    3) size benzeyen kişiyi seçmelisiniz ki buna homogami diyoruz. sosyo-ekonomik durumunuz, görünüşünüz, yaşam tarzlarınız birbirine benzemeli. yani kısaca davul bile dengi dengine olmalı. burada kişilik bile önemli bir parametre. örneğin size içe dönükken, o çok dışa dönük olmamalı. siz dışarı insanıyken; o, ev insanı olmamalı.

    4) doğru davranışlar: karşı tarafa doğru ilgiyi ve yeterli güveni vermelisiniz. aşırı güven veya güvensizlik o insanı soğutur. doğru davranışlara bir diğer örnek, başta size söylediğidir. o insan sizin tanışırken en nötr halinde... o an o kişiyi iyi dinleyin. size "ben aşka inanmıyorum veya önemli olan sevgi, sadakat da neymiş kaçıncı yüzyıldayız..." gibi saçma sapa şeyler söylerse uyanmanız lazım. illa bu kadar sert olmasına gerek yok, sizin hassasiyetlerinizi rahatsız edecek bir şeyler varsa da güle güle diyebilirsiniz. çünkü onun karakteri o, belki başta farklı görünecek ama 3 ay sonra yine aynı insan olacak.

    size devamlı ilgi gösteren, iyi davranan, hediyeler alan birinin hep böyle davranacağını sanmak, yani jestleri ayırt edememek hatadır. duygular beslendikçe büyüyor. karşılıksız kalırsa solar.

    doğru iletişim kurulmalı ve ilişkiyle ilgili sorunlar olabildiği kadar konuşarak çözülmelidir. kişisel sorunlarınız içinse (iş, eğitim, ekonomik vs.) dırdırlanmamalısınız. partnerinize sorun değil, çözüm getirin. kahvede vatanı konuşarak kurtaran amcalardan olmayın.

    5) ilişkiyi kurduktan sonra salmamalısınız, kadınlar fiziksel olarak erkeklerse davranış olarak değişebiliyor. yani başta romantik erkek öküze bağlarsa ya da kadın 50 kg iken 70 kg olursa o iş yürümez, bu hem ona hem kendinize saygısızlıktır.

    6) cinsel yaşam: ne olursa olsun, isterseniz dünyanın en iyi anlaşan çifti olun, seks yoksa o bir ilişki değildir! kötü giden ilişkilere baktığınızda seksin azaldığını, sündüğünü veya olmadığını görürsünüz. kısacası seks önemlidir, ten uyumu önemlidir. birlikte kesinlikle zevk almalısınız, birbirinizi arzulamalısınız. erkek de kadın da orgazm olabilmelidir. onun ve sizin istekleriniz karşılanabilmelidir. tabii ki bu süreç stabilize olacaktır, yani 2 sene ilişki yaşayıp, günde 2 kere sevişmek istememeniz normal. zaman zaman uzaklaşmalar da olabilir fakat bunlar dönemsel olmalıdır. uzun bir sürece örneğin 1 aya yayıldıysa, oturup sorun ne olabilir diye düşünmeniz gerekir.

    7) tabii ki sadakat. ilişkilerin temelidir. kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyleri karşı tarafa yapmayınız. basit aldatmalardan değil, en iyi senaryodan bahsedeceğim: dünyada ruh eşi diye bir şey olmadığını açıklamıştık. insan olduğunuz için başka insanlara istemeden çekilebiliriz, bu hoşlandığımız anlamına gelmez, çıtırtı denir. kaldı ki ilişki materyali taşımayan biri olma ihtimali güçlüdür. aslında evrim sana şöyle diyor: "eğer o insan olmasaydı başka insanlar da mevcuttu."

    bu hissi güçlendirmek bizim elimizdedir. zayıf karakterler kapılabilir, güçlü karakterler bunun komik olduğunu bilir. unutmayın ki ilişki yatırım işidir, ne kadar verirseniz o kadar alırsınız. bir an yanlış bir yola sapmak çekici görünse de uzun vadede "mevcut sevgilinizle ayrılmış" bile olsanız sonraki ilişkinizdeki pair-bonding'i sarsaracaktır. yani basit bir sadakatsızlık sizin sıradaki ilişkinizde de sorun yaratabilir.

    kısacası buna anlık zevk denir ve kısa bir doyumdan fazlası olmayacaktır. hissettiğinizde o kişiyle görüşmeyi kesmeli ve duygularınızın gelişmesini engellemelisiniz.

    bir de lütfen 3 ay ilişki yaşayıp, ağlamayın. ona ilişki değil, deneme süresi denir. anca bu kişinin üstteki kriterleri taşayıp taşımadığını anlarsınız. uzun ilişkiler 1 seneden başlar, evliliğe kadar gider. *
    (bkz: eş seçim teorileri)
464 entry daha