şükela:  tümü | bugün
33 entry daha
  • geçen hafta ve bu hafta, takip ettiğim sinema içerikli youtube kanalları 2019'un en iyi filmleri listesi hazırladı ve hepsini izledim. ulan birinde bile şu film listede yoktu ki öyle bir liste hazırlasam hiç düşünmeden ilk 3'e yazarım. hiç abartmıyorum 2019'un en iyi filmlerinden biri, itiraz edenle sabaha kadar tartışırım.

    what we do in the shadows ve hunt for the wilderpeople ile radarıma giren taika waititi'den kötü bir iş çıkmayacağının son tescili oldu bu film. ilk dakikalarında komedi sanmıştım ki fragmanı da bunun ipucunu veriyordu ancak ilerledikçe gözyaşlarım sel oldu aktı.

    filmde hitler hayranı jojo'nun küçük dünyasına konuk oluyoruz ve hayalinde yaşattığı hitler, taika waititi canlandırmasıyla karşımıza çıkıyor. filmin mizah yükünü hayali hitler üstlenirken dram yükünü jojo üstlenmiş. jojo'yu oynayan roman griffin davis'in oyunculuğuna tek kelimeyle bayıldım. taika waititi ne yapıp edip çocuk oyunculardan mükemmel performans elde ediyor. tıpkı hunt for the wilderpeople'da julian dennison'dan elde ettiği performans gibi.

    scarlett johansson'a ayrı bir parantez açmadan geçemeyeceğim. açıkçası kendisini düne kadar overrated bulan biriydim ancak marriage story ile oyunculuğuna hayran kaldım, bu filmdeki performansına ise şapka çıkarıyorum. bugüne kadar sana haksızlık yaptığım için özür diliyorum scarlett'ciğim*. filmin diğer yıldızı sam rockwell ise tam tersi underrated bulduğum bir oyuncu ve bu filmde de rolünün hakkını vermiş. kendisine moon'dan bu yana olan hayranlığım devam ediyor.

    --- spoiler ---

    hitler hayranı jojo'nun yahudiler hakkında bilgi edinmek için elsa'ya "yahudi ırkı hakkında bildiğin her şeyi anlat." demesinin ardından elsa'nın "sizin gibiyiz ama insanız." demesi şahaneydi. filmde bu tip ince mesajlar o kadar çok ki hepsini yazmaya üşeniyorum açıkçası, izleyin ve görün. ve fakat elsa'nın aşk tanımını yazmadan olmaz. "bir gün kız arkadaşına zaman ayıracaksın. başka hiçbir şey düşünmeyeceksin. biriyle tanışıp, günlerini geçirip tekrar kollarına almanın hayaliyle yaşayacaksın. aşk budur!"

    yukarıda yazmıştım ya hani "gözyaşlarım sel oldu aktı." diye. işte o sahne jojo'nun, annesinin bağcıklarını bağladığı sahneydi. ben o bağcık hikayesinin bir yerlere bağlanacağını anlamıştım ancak bu kadar dramatik olacağını tahmin edememiştim. benim tahminim annesinden bir türlü öğrenemediği bağcık bağlamayı elsa'dan öğreneceğiydi. ancak öyle bir anda öğrendi ki keşke öğrenmez olaydı. keşke hayatının sonuna kadar bağcık bağlayamasaydı da asılan annesinin ayaklarına kapanıp bağcıklarını bağlamasaydı.

    bu sahnenin ağırlığından sonra bir başkasını kaldıracak halim kalmamıştı o yüzden içten içe mutlu bir son diledim. neyse ki öyle oldu ve elsa ile jojo ayrılmadılar, neşeli bir şekilde dans ederek mutlu yarınlara yelken açtılar. belki aralarındaki ilişki abla/kardeş olarak devam edecek belki de yıllar sonra sevgili olacaklar bilemiyorum. ama ne olursa olsun mutlu olacakları kesin. bunu sonuna kadar hak ediyorlar çünkü.

    --- spoiler ---
403 entry daha