şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • hafif fantezik ögeler barındıran kurgu manasındadır. harry potter, lotr gibi sınırları belli olmayan ağır fantezi kurguların seyreltilmiş halidir. örneğin öyle bir harry potter hayal edelim ki tüm kurguda sadece tek bir fantastik öğe olsun, o da asadan ışık çıkmasını sağlayan nox büyüsü olsun. hop, harry potter low fantasy olmuş oldu.

    gerçi, kimileri fantasy’nin low mu high mı olduğuna karar verirken kurgunun gerçek dünyada yer alıp almamasına, epik öğeler içerip içermemesine falan bakıyor. harry potter’i, bizim dünyamızda geçtiği ve veletlerle ilgili olduğu için(yani epik olmadığı için) low fantasy olarak niteliyorlar.

    lakin şahsen bunu saçma buluyorum, fanteziye derecesini veren şey gerçek-dışı kuralları olmalıdır, literal bir şekilde gerçek veya hayali bir dünyada olması değil. eğer gerçek bir şehirde geçen hikaye yapıyorsanız ve olmayan bir sokaktan bahsediyorsanız bu kurgu ne kadar fantezi olmuş olur? kurgusal bir şehir yaratsanız ve bu şehri gerçek şehirleri kesip biçerek yapmış olsanız, bu kurgu ne kadar fantezi olmuş olur?

    dolayısıyla, hayali bir dünyanın fantezi derecesinden bahsederken, gerçekte olup olmaması değil, o dünyanın kurallarının, objelerinin ve objelerin bağlı olduğu kuralların ne kadar kendi dünyamızda mümkün olabileceğine bakılması gerekir. fiksiyonla fantezi bir değildir. bir dünyanın fiksiyonel olmaması onu fantastiklikten kurtarmaz. aynı şekilde, bir dünyanın terrain babında fantastik olmaması da onu kurallar babında fantastik olmaktan kurtarmaz.

    yine de popüler kültüre göre high fantasy = epik öğeler, kılıç kalkan, ejderha, ortaçağ benzeri bir dünya, büyüler, siyah beyaz ahlak anlayışı, yaratıklar. bunları kıstın mı low fantasy oluyor işte. şahsen buna epic fantasy diyerek high fantasy’den ayırmanın daha doğru olduğunu savunanlardanım. çoğu high fantasy kurgunun epik öğeler içermesi, epik öğeleri high fantasy’nin ayırıcı unsuru yapmamalı.
3 entry daha