şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • 18. yüzyılda gelişen oyun ve kumar düşkünlüğünün egemen olduğu avrupa salonlarında tüm zamanların ve dünyanın en ünlü kumarbazlarından biri ortaya çıktı : maceraperest, hırsız ve büyük çapkın italyan casanova.
    tam adı giacomo jacopo casanova de seingalt ; ihtiyaçlarına ya da keyfine göre sürekli geziyordu. (venedik, yunanistan, paris, berlin, londra, madrid, vd.) ve gittiği her yerde (anılar’ında da belirttiği gibi ) “keyif, kumar ve tembellik alışkın olduğu yol arkadaşlarıydı”
    çok fazla yolculuk etmesine ve birçok macera (aşk maceraları ve diğer maceralar) yaşamasına rağmen kumar oynamaya vakit bulabilmiş olması dikkat çekicidir.

    ama aslında, onun hayatı kumardı. yirmi yaşındayken “bir şekilde geçimimi sağlamam gerekiyordu, kumarbaz olmaya karar verdim” diye yazmıştı. bir haftadan kısa bir sürede meteliksiz kalıyor ama borç alarak servetini yeniden oluşturuyordu. zenginken meteliksiz kalıverme casanova’nın yaşamında olağan bir durumdu. ama her seferinde belini doğrultabilecek ustalığı ve beceriyi sergilemeyi biliyordu. sonuçta, kaybettiğinden fazlasını kazanıyordu, bir biyografisinde denildiği gibi “kumar masalarında biraz fazla şanslıydı” sanki.
    favori oyunu firavundu (bakara oyunun bir türü) ; dönemin sosyetesinde kumarbaz ve çapkınlar arasında en popüler oyundu zaten. anılar’ında söz ettiği gibi, 1750’ye doğru, lyon’da bir firavun oyununda birkaç gün içinde 300 000 frank kazanmıştı. ortaya konan parayı yönetme hakkı (banka) olduğunda, genellikle kazanmayı başarırdı. ama bir defasında venedik’te, sadece soyluların banka hakkına sahip olduğu bir oyunda bir – iki gün içinde 5000 altın sikke kaybetmişti. çoğu zaman olduğu gibi, o günkü metresinin parasıyla oynamış ve borcunu metresine ödettirmişti.
    bir başka sefer, casanova’nın talihinin söndüğü bir anda, bir kadın kendisine farklı bir şekilde yardım etmişti :
    “martingal oynuyordum (kaybedilen her elden sonra ortaya konan paranın iki kat arttığı bir oyun), ama o kadar şanssızdım ki kısa süre içinde tüm paramı kaybettim. ona (bayana) kaybettiğimi itiraf etmek zorunda kaldım ve onun isteğiyle tüm mücevherlerini satarak borcumu ödedim... oyuna devam ettim, ama küçük miktarlarla, şansımın yavaş da olsa dönmesini bekleyerek.”
    bir maceraperest olarak, casanova’nın en dikkat çekici öyküsü, venedik’te casusluk suçlamasıyla tutuklanışından sonra cezaevinden kaçmasıdır. ama kumarbazlık kariyerinin zirvesine 1760’a doğru paris’te bir çeşit milli piyango organizasyonu yaparak ulaşmıştır.
    bir fransız soylu, bir askerî okul açmak için kraldan 20 milyon frank istemişti. kral bu askerî okul fikrine sıcak bakıyor ancak bu iş için hazine’yi boşaltmayı ya da vergileri artırmayı istemiyordu. casanova’nın bu durumdan haberi oldu ve çözüm olarak bir piyango düzenleme fikrini kabul ettirdi. (fikir kendisine değil daha sonra ortağı olacak bir arkadaşına aitti)
    ilk başta, yetkililer bu projenin işe yarayacağına inanmadılar. ama casanova insanların piyangoya umut bağlayacağını ve kralın çok büyük miktarda kazanç elde edeceğini söyleyerek projenin uygulanması için ısrarını sürdürdü. (piyango halkın güvenini kazanması ve hiçbir şüpheye neden olmaması için bizzat kral tarafından düzenlenmeliydi) sonunda proje kabul edildi; casanova ve ortağı piyangoyu organize etmek için kraliyet memurlarını görevlendirdiler. birçok bilet satış gişesi açıldı ve bunlardan birinin başına da casanova geçti. :
    “gişemde satışları arttırmak için, kazanan biletlerden imzamı taşıyan ve benim gişeden satın alınmış biletlerin ikramiyelerinin çekilişen sonraki yirmidört saat içinde ödeneceğini duyurdum. bu duyurudan sonra gişemin önünde kuyruklar oluştu ve kazancım birdenbire arttı... diğer gişe görevlileri calsabigi’ye (ortağı) onlara haksızlık yaptığım şeklinde aptalca bir şikâyette bulundular, calsabigi de onları paraları varsa bizim yaptığımız uygulamayı yapmaları gerektiğini tavsiye ederek işlerinin başına geri gönderdi.”
    “ilk gün kırk bin frank gelir elde ettim. çekilişten bir saat sonra yardımcım kazanan numaraların listesini bana verdi, onyedi – onsekiz bin frank ikramiye ödememiz gerekiyordu; gerekli parayı kendisine verdim.”
    toplam hasılat (ilk gün ve tüm fransa’da) iki milyonu geçti ve kraliyet altıyüzbin frank gelir elde etti. bu gelirden paris’in payına yüzbin frank düştü. ilk girişimim için yeterince iyi bir başarı kazanmıştım”
    casanova ismi (aynı don juan gibi) “çapkın, gönülçelen” anlamında kullanılmıştır...
    (kaynak : oyun ansiklopedisi. çeviren : comandante)
28 entry daha