şükela:  tümü | bugün
101 entry daha
  • hayatlarinda edirne'den disari cikmamislarin yine kulaktan dolma bilgileriyle ahkam kestigi bir diger baslik. polonya yobazmis, polonya'yi akp yönetiyormus, avrupa'nin köyüymüs vs. vs.

    valla merak ediyorum, hic bilmediginiz konularda nasil bu kadar ustaca atip tutabiliyorsunuz? dediklerinizin bazilarinin dogruluk payi olsa bile yil olmus 2019, her ülke ayni mi kaliyor saniyorsunuz?

    her neyse. polonya'nin su an yasadigi avrupa'nin elit grubu disinda kalan ispanya, yunanistan, macaristan, bulgaristan, hirvatistan gibi ülkelerin yasadigiyla ayni.

    hem ab standartlarinda bir hayat istiyorlar, hem de ab yatirimlarini yeterince verimli kullanamiyorlar. bunun birkac sebebi var.

    ilki cikarlar ve milliyetcilik. ab bazen politik sebeplerden bazen merkez elit ülkelerin cikarlarini koruma adina yatirimlari kendine göre düzenleyebiliyor. örnegin, atiyorum, varsova lodz arasi bir endüstriyel merkez kurulma plani var. normalde yatirimi alip devletin icraata gecmesi gerekiyor. ancak ab yatirimin yerinden tut, kurulacak altyapiya, saglanacak devlet katkisina vs. karisiyor. normalde 1 yatirimla kendi istedigi gibi yapacak devlet, 3 yatirim aliyor ama her seyi ab'ye birakiyor. bu durum lehlerin canini sikiyor cünkü onlara göre bu yatirimlarin hepsi politik tabanli gerceklesiyor. örnegin, bir alman sirketinin yatirimlarini güvence altina almak, veya fransiz market zincirine pazar saglamak vs. gibi.

    ikincisi ab kültürü. ab temel olarak demokrasi ve cok kültürlü bir yapi üzerine insa edildi. fransa, almanya gibi bünyesinde cok farkli ulustan insanlari barindiran ülkeler icin bu cok önemli. cünkü icerde size küsecek farkli ulustan milyonlarca insan secimleri kaybetmenize yol acabilir. elit grubun disindaki ülkeler ise daha tek tip, türkiye gibi ülkeler. hamasetin ve yabanciyi dislamanin normal karsilandigi bu ülkeler, ab'nin kültürel politikalarini kaldiramiyor. mesela yakin zamanda macaristan ve polonya'nin mültecileri kabul etmedigi icin diger ülkelerle kapismasi gibi. insanlara sorarsaniz, hemen herkes ab vatandasi olmakla gurur duyuyor, ama is sorumluluk almaya gelince herkes önce öteki ülke ceksin istiyor.

    sonuncusu ve belki de en önemlisi, ekonomi. kapitalizmin dogasi geregi, böyle büyük birliklerde kimi ülkeler / eyaletler üretici, kimisi tüketici konumuna mahkum birakiliyor. sinirlarin kalkmasiyla yatirimlar ve istihdam, dogal olarak daha karli olan üretici ve zengin bölgelere kayiyor. bu da tüketici ülkelerde cari aciga ve daralmaya sebep oluyor. elit grup disindaki ülkeler, bu eksi faktörü karsilamak adina kendilerine yeterince yatirim yapilmadigini savunuyor. öteki taraftaki elit grup ise, paralarinin polonya, yunanistan gibi gelecek vaadetmediklerini düsündükleri ülkelere akmasini kabul etmiyor.

    sonuc olarak olay, düsündügünüz gibi, halkin gazini aliyorlar veya lehler aptaldir, seviyesinde degil. isin cesitli boyutlari var ve ab'den ayrilmak sadece polonya degil, bircok ülkenin gündeminde. asil sorun, büyüyen rus, cin ve hatta amerikan tehdidine karsi ab'nin gelecekte nasil bir sekil alacagi.

    umarim bu tartismalar cözülür ve saglikli bir yapi kurulur ki savasin atesi tekrar bu cografyaya sicramasin.
52 entry daha