şükela:  tümü | bugün
  • geç uruk dönemi'ne, yani mö 3200 yılı civarına tarihlenen, 'standart meslek listesi' adlı bir belgemiz var. tek bir belge olsa da aslında 1500 yıl boyunca tekrar ve tekrar kopyalanmış, 'standart' haline gelmiş bir listedir. dolayısıyla bizde bir sürü belge var, ama uruk'ta bulunmuş olan en eskisi mö 3200 yılı civarına tarihleniyor. her eski şeyde olduğu gibi bu metin de zordur ve anlaşılması birçok varsayım gerektirir. her şeyden önce şu belli ki liste hiyerarşiktir, en yüksek, en tepe, en muktedir, en statük(statik+statü) meslekten başlayıp en ezik mesleğe doğru gider.

    en baştaki meslek kral gibi bir şeyi ifade etmekte. gibi diyorum çünkü o ilk kelime 'namşita'dır(daha doğrusu nam2-şita2) ve nam2-şita2'nin ne olduğu belli değildir. 'eski babil' araştırmacıları nam2-şita2'yi sarru ile bir tutar ve sarru kral demektir, dolayısıyla biz de nam2-şita2'yi kral varsayıyoruz. metinde 'nam2'la başlayan 8-9 tane isim vardır, bu da 'nam2'ın bir tür önek olduğunu düşündürür. ama ne anlamda bir önek olduğu ayrı bir tartışmanın konusu.

    konsensusa göre buradaki 'nam2' lider demektir; kendisinden sonra gelen kelimeye "-'nın lideri" anlamını katıyor. fakat kimi araştırmacılar bu 'nam2'ın sümercede kelimeye soyutluk katan 'nam1'ın farklı bir yazılış şekli olduğunu savunuyor; yani bir bakıma -lık ekidir. peki, nam cepte, şita nedir? şita'nın öteki metinlerde 'ibadet'le ilişkili olduğunu hatırlatan abilerimiz, şita2'nın burada da şita gibi ibadetle ilişkili olduğunu savunur! dolayısıyla, nam2-şita2'nın bir tür 'ibadetlik', yani 'ibadet kurumu', yani 'ibadetten sorumlu kişiler' anlamında olduğu düşünülür. zaten 'şita' rahip olarak da kullanılır, örneğin: şitaaba, şitaesa, şitainana(ama bir de 'şitadu' var, 'sayman' manasında, onu ne yapacağız? bir şey yapmayacağız, şita'nın bir anlamı da saymak demektir).

    tabii bu argümanın incelikleri vardır, benim anlattığım kadar kolay ve inandırıcı değil, ama yine de yeterince inandırıcı. sonuç olarak, bu iddiaya göre nam2şita2 kral falan değildir, basit bir grup din adamını ifade eder. teorinin sahibi olan piotr steinkeller(2017) abimiz aynı zamanda listenin hiyerarşik olmadığını da savunur. nitekim meslekler arasında hiç öyle net bir hiyerarşik ilişki yoktur. bu işin uzmanı abilerimiz tartışadursun; şahsen, bana sorulursa, piotr abimizin '-lık' teorisi gayet inandırıcı ama nam2şita2'nın kralı ifade etmediği teorisi o kadar değil. ben bir layman olarak ikna olmadım. zira listenin başındaki mesleğin 'ibadetlik' olması rastlantı olmasa gerek? nam- mutlaka soyut bir anlam katıyordur da bunun illa birden fazla kişiyi ifade etmesi gerekir mi? bilemedim.

    öteki konsensus teori ise dediğim gibi eski babil'in nam2-şita2=şarru ve şita=şarru tanımına dayanır. ama tek dayandığı nokta bu değildir. bir de, orta babil'deki (caps)nam(caps)=belu(hükümdar) tanımına, ve bir yerde enlil'in ismi yazılırken (caps)en(caps)(tanrı) yerine nam2 işareti konulmuş olmasına dayanır. şita'nın anlamlarından biri 'gürz'dür. şita'nın burada gürz manasına geldiğine inanan araştırmacılar, nam2-şita2'yi böyle çevirmiş oluyor: 'gürz hükümdarı'.

    'gürz' burada kral için bir metafor olarak yorumlanır. fakat, bu konsensus teori de sıkıntılıdır ki piotr abimiz haklı bir şekilde kendi yorumunu çıkarmıştır. her neyse, totalde metin içerisinde 129 meslek var; fırıncılar, çömlekçiler, yöneticiler, mücevherciler, aşçılar, bahçıvanlar, rahipler, her bir şey var. bu demek değil ki meslekler bu listeyle sınırlıydı; mesela fahişelik(alıngan feministler için başka bir kelimemiz de var: seks işçiliği), arıcılık(alıngan maskülistler için: arı yöneticiliği) gibi meslekler de vardır ama bu tarz metinlerde geçmez. belki geçiyordur da ben duymadım. metinde (caps)nam'la(caps) başlayanlar gibi bir sürü (caps)gal'la(caps) başlayan meslek vardır; (caps)gal(caps) işaretinin de burada 'büyük kişi' anlamına geldiği düşünülür. örneğin, 'bahar2gal' vardır, 'büyük çömlekçi', 'baş çömlekçi' manasını taşır. kingal var, işçi başı gibi bir şey.

    (bu entari 2017 yılında yazılmış ama kenarda bırakılmıştır, göz göze gelince acıdım ve yaşatmaya karar verdim)