şükela:  tümü | bugün
152 entry daha
  • ergen yaşlarımda izlediğim, doğmamış ikizini içinde taşıyan bir karakterin bulunduğu *filmden sonra, uzun süre bu türe ait hiçbir film izleyemedim. aradan yıllar geçtikten sonra, yatağın içinde titreyerek izlediğim halka serisi sayılır mı bilmiyorum ama, izlerken zihnimde ne kadar rasyonelleştirmeye çalışsam, oyuncuların aslında set aralarında birbirleriyle şakalaşan arkadaşlar olduklarını ve tüm o kanların sahte olduğunu ilgili her sahnede kendime hatırlatsam da, korkmamı engelleyemediğimi fark ettikten sonra bu maceraya son verdim. korku filminin amacı bu diye düşünebiliriz haklı olarak ama film bitince gelmesi gereken rahatlama hissi bana yeterince gelmediği gibi, sonrasında da olur olmadık anlarda filmden sahneler aklıma geliyor ve beni bir kez daha korkutuyordu. izlerken filmdeki insanlar için, sonrasında olası kendi korku filmimin sahnelerinden korkuyordum yani. kısacası, korku filmleri beni korkuttular.*

    rafine bir sinema zevki olmasına rağmen, korku filmlerinin her türlüsüne bayılan ve ne kadar klişe olursa olsun izleyen bir arkadaşa sahip olduğum için, ikimizin arasında nasıl bir fark olduğunu merak ettim ve araştırdım.

    gerçek bir tehlikeye maruz kalmakla, tehlikeye maruz kalan bir karakteri izlemenin yarattığı hemen hemen aynı; beynin aynı bölgesi* etkileniyor ve vücudumuz adrenalin, kortizol ve epinefrin gibi kalp atış hızımızı artıran, kan basıncımızı yükselten ve nefesimizi sıkıştıran kimyasalları serbest bırakıyor. dolayısıyla, -muhtemelen karanlık bir bodrumu olmayan- sıcacık evimizde, üzerimizde rahat kıyafetlerimizle, istersek önümüzde atıştırmalıklarımızla; aslında gerçek tehlikelerden çok uzakta, omzumuza aniden dokunacak bir el olmasının gerilimi olmadan bu heyecanı yaşamak hoşumuza gidiyor. güvenli bir ortamda kendi limitlerimizi test etmemiz, aynı zamanda duygusal regülasyon yapmamıza da olanak tanıyor. ne de olsa işler kötüye gidecek olursa kulaklarımızı ya da gözlerimizi kapatma seçeneğimiz bir kenarda duruyor.

    yüksek duyum/heyecan/macera arayan insanların korku filmlerinden daha fazla zevk aldıklarından da pek çok kaynakta söz edilmiş. high sensation seekers dedikleri bu insanlar endişe ve korku karşısında daha yüksek toleransa sahipler ve kaç ya da savaş tepkileri daha hızlı sönümleniyor. dolayısıyla, kendileri kadar heyecan aramayan insanlarla aynı duyguyu hissedebilmek için daha yoğun tecrübelere ihtiyaçları var. bu insanlar için sonuçlarına katlanmadan çılgın deneyimler yaşayabilmeleri haliyle çok zevkli bir eylem oluyor.

    macera/adrenalin/heyecan arayışındaki bu insanların söz konusu tutumlarının hayatlarının her alanında geçerli olduğu da belirtiliyor. tehlikeli sporlar, evlilik öncesi ve sırasında ilişki tatmini, müzik zevki, sanat ve eğlence anlayışları, sürüş alışkanlıkları, yemek tercihleri, iş seçimleri ve tatminleri, mizah duyguları, yaratıcılıkları ve sosyal yaklaşımlarının bu maceraperest halleriyle direkt ilgisi var. roller coaster, bungee jumping gibi maceraları seven arkadaşlarınızın korku filmlerinden de zevk alıyor olmaları bir tesadüf değil yani. ayrıca bu insanların, düşük duyumla tatmin olan insanlara göre, alkol ve uyuşturu kullanımına, yüksek stresli kariyerlere yönelmeye daha yatkın oldukları da görülmüş.*

    korku filmlerini izlerken ve sonrasında yaşadıklarımız da bu deneyime karşı bakış açımızı etkiliyor. arkadaşlarla korku filmi izlerken pozitif duygular yaşamışsak, geçirilen zamandan tatmin olmuşsak, arkadaşlarımızla güzel bir gece geçirmeye devam etmişsek, yaşananlar zihnimize hoş bir deneyim olarak yazılıyor ve böylece korku filmlerinden hoşlanan ve bunu defalarca tekrarlamak için can atan insanlar olup çıkıyoruz.

    olaya cinsiyet açısından bakacak olursak, erkekler kadınlara göre daha korkusuz ve sert olmaları yönünde motive edilerek yetiştirildikleri için, korku filmlerinden kadınlara oranla daha fazla haz aldıkları sonucuna varılmış. kadınlar korktukları zaman yakınlık aradıkları için, erkeklerin randevularında korku filmine gitmeyi sıklıkla tercih ettikleri; böylece güçlerini ve cesaretlerini gösterme fırsatını yakaladıkları da not düşülmüş. erkekler aslında farkında olmadan doğru bir şey yapıyorlar çünkü kaç ya da savaş anlarında salgıladığımız oksitosin bizi yanımızdaki insanlarla yakınlaştırır. randevularda korku filmine gitmeyi tercih etmek akıllıca bir karar bu durumda.*

    çocukluk deneyimleri de kişinin korku filmlerine olan toleransını etkiliyor. gençliğinde annesiyle birlikte korku filmi izleyen, hatta zaman zaman korkunç sahnelere birlikte gülmüş olanların nelerin gerçek nelerin fantezi olduğuna dair ayrımları daha güçlü; haliyle daha yüksek toleransa sahipler, gülüp geçebiliyorlar. yine de yedi yaşın altındaki çocukların soyut-somut kavramları fazla gelişmemiş olduğu için, gerçekle kurguyu ayırmakta zorlanacaklarını, dolayısıyla böyle bir deneyimin onlar için pozitiften öte fazlasıyla negatif olabiliceği göz önünde tutulmalı. (o yaşta da kimse izletmesin bir zahmet.*)

    son olarak, korku filmi sevmeyenden sevene geçiş, korkutucu sahnelere kontrollü olarak maruz kalmakla mümkün bir durum. 90 dakika boyunca korkuya dayanabilirseniz, bu konu hakkında daha esnek olup, bir sonraki sefere daha az korkabilirsiniz.**

    tüm bunları okurken bendeki eksikliğin ne olduğunu anladım elbette: arkadaşlarla eğlenerek korku filmi izlemek! bunu yapılacaklar listeme eklemekle birlikte, zamanında u3'te korku gecesine katılanların, şimdi romantik-komedi niyetine korku filmi izlediklerini düşünmeden edemedim.* ve tesadüf bu ya, bu sabah kızımla izlediğimiz çizgi film bölümünde çocuklardan biri arkadaşlarını korkutmak için çarşafın altına girdi ve arkadan da korku filmi müziği geldi.* hemen okuduklarımı uyguladım ve bunu eğlenceli, gülmeli bir olaya dönüştürdüm. kızımın söylediği şey: "ben hiç ürkmedim." ve böylece, yine içimden psikolojiye hayran olduğum bir an yaşamış oldum. son.*

    kaynaklar:

    https://curiosity.com/…-others-hate-them-curiosity/
    https://now.tufts.edu/…cles/why-do-we-horror-movies
    https://www.apa.org/monitor/julaug06/frisky
    https://www.youtube.com/watch?v=oetvvr5rqus
    https://www.youtube.com/watch?v=omufyx8srli

    kaynak değil eğlence: https://youtu.be/woyrpa3v-38
1 entry daha