şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • 17 şubat güncellemesi: iddianame
    eşimin adliyedeki darp raporu birisi adli tıp, diğeri cumhuriyet savcısı.

    adliyedeki darp görüntülerini de cd şeklinde alabileceğim söylendi, onu da aldığımda buraya ekleyeceğim, hazır değilmiş henüz. o zaman zaten adamın nasıl bir canavar olduğunu çok daha iyi anlatabileceğimi düşünüyorum.

    ölmeyeceğim, ölmemek için de direneceğim. olur da bu adamla savaşırken ölürsem de bu yazdıklarım zaten tarihe not düşmüş bir şekilde burada duracak. reel hayatta arkama bakarak yürüsem de, bugün gittiğim savcının da dediği gibi sosyal mecrada birkaç ''sosyal medya psikopatı'' tarafından psikolojik şiddete maruz kalsam da ( bakarsanız aynı kişiler arka arkaya entry giriyor ve birbirlerini favlıyorlar) asla hakkımı aramaktan vazgeçmeyeceğim. adamı ifşa edip haklıyken haksız duruma düşmeyeceğim, ben hakkımı hukuki yollarla aramaya çalışıyorum ve tüm yolları da denedim, denemekten de yılmayacağım. buradan yazmadığım, yazamadığım birçok şey var ve bunların ne olduğunu gerekli yerlere zaten bildirdim. sosyal medyaya çıkma amacım başlıkta belirttiğim gibi devletin bana sahip çıkmamasıydı. suçlu olup da haklı konuma geçmek değildi, adamın suçu zaten sabitti. arka arkaya yalan yanlış şeyler yazıyorlar, yazsınlar. ''yalancı'' diyorlar, desinler. geçmiş entrylerime bakıp maddi durumumdan, çocuklarımdan, ailemden örnekler verip, yaptığım işi küçümsüyorlar, yapsınlar. bu olayı farklı bir yere çekmeye çalışıyorlar, yapsınlar ama unutmasınlar bu adam beni yıllarca taciz etti, tehdit etti, en sonundan da işimden etti. işte bu gerçeği değiştiremezler. davanın 5.duruşması 10 nisan 2020, saat 10:05'de görülecek. o zamana kadar artık bu başlığa edit yapmayacağım, ruh ve beden sağlığımı korumak adına en iyisinin bu olduğuna karar verdim. herkese teşekkür ederim, ölmezsem 11 nisan'da görüşmek üzere. sevgiler.

    merhaba, ben 36 yaşında iki çocuk annesi bir kadınım. bugün taciz edildiğim ve can güvenliğim olmadığı için 15 yıldır çalıştığım iş yerimden istifa ettim. diyeceksiniz ki bu durumla devletin ne alakası var. haklısınız, hemen anlatayım.

    1.5 yıl önce eczaneye elinde reçetesiyle bir hasta geldi. çalışan arkadaşımıza reçetesini uzattı ve ilacını istedi. bundan sonrasını diyalog şeklinde yazayım.

    + bu ilacı alacaktım.
    - kimliğinizi alabilir miyim?
    + ne yazmış reçeteye?
    - bir tane ağrı kesici krem yazmış.
    + ben sizden bir ay önce bir krem almıştım onunla aynı mı bu?
    - bir ay önce aldığınız kremi hatırlamıyorum, sistemde de görünmüyor. ücretli mi aldınız?
    + siz neyi biliyorsunuz ki zaten. bir ay önce aldığım ilacı bile hatırlamıyorsun, yanlış ilaç vermişsinizdir bana kesin. zaten kaşıntı yaptı.
    - bu reçetede yazan ilacı istiyor musunuz?
    + ver.

    olay bu şekilde yaklaşık 20 dakika devam etti. para ödemeye gelince adam elindeki parayı tezgaha fırlatıp çalışan arkadaşa “ al paranı kes sesini” deyince. o da artık dayanamayıp “ benimle bu şekilde konuşmaya hakkınız yok.” dedi. baktım olay büyüyecek yanlarına gidip “ isterseniz ilacı başka yerden alın.” dedim ve reçeteyi eline verdim. aldı ve gitti.

    5 dakika sonra geri geldi ilacını almış, “ siz bana bu ilacı neden vermediniz.” diye bağırmaya başladı. birkaç kez ilacı aldığını ve gitmesini tekrarladım ama asla dinlemiyordu. ( bana göre madde kullanmıştı ama inkar ediyor. daha sonra karakolda uyuşturucudan kaydı çıktı.)

    çok ayrıntıya girmeyeyim. tezgahın üzerindeki ilaçları dağıttı ve bana vurmak üzere el kaldırınca o sırada tesadüfen olayın en başından beri eczanede oturan ve olaya şahit olan diğer çalışanın nişanlısı polis memuru adamı arkasından tutup dışarı çıkarmak istedi. buna iyice sinirlenen adam raftaki diğer ilaçları da dağıttı. zorla dışarı çıkarmayı başardı polis ama bu defada dışarıda bağırmaya başladı. mahalleli toplandı, aradığı akrabaları geldi ve olay büyüdü. polis ekipleri geldi, şikayetçi olduğumu söyledim. insanlar ve polis “ bu olayı büyütmeyin bir ceza almaz zaten, bir daha yapmayacağına söz verdi.” diyerek beni şikayet etmekten aslında mahalle baskısıyla vazgeçirdiler.

    sonrasında devam eden bir hafta boyunca adam iş yerinin önüne, karşı kaldırıma kamp kurdu ve sürekli küfür, hakaret etmeye başladı. patronuma “ bu kadın işten çıkmazsa size rahat yok, o kadın işten çıkacak.” demeye başladı. dayanamayıp polise şikayetçi olmaya gittim. işlem yapmamak için ellerinden geleni yaptılar. “olayı uzatmayın konuşup durur, eve tek gitmeyin, aracınız varsa uzağa park etmeyin, rahatsız ederse arayın gelelim. bunları diyerek beni 40 dakika oyaladılar, ısrar edince sistem çalışmıyor işlem yapamıyoruz yarın gelin demeye başladılar. ben de gidip cumhuriyet savcısına başvurdum. arama kararı çıktı adamın adresi belli eczanenin iki sokak arkası ama adamı bulamadılar. bu arada her gün karşı kaldırımda durmaya küfür etmeye devam ediyor. polisi arıyorum geliyorlar, adam gidiyor ve yine bulamıyorlar. bu döngü günlerce devam etti ve en sonunda adamı denk getirip yakaladılar. ertesi gün o da ne! adam yine karşı kaldırımda. `:şaka değil
    gerçek` daha şiddetli tehditler, hakaretler ile günler geçti. bu arada ilk duruşma oldu, adam duruşma çıkışı yine kaldığı yerden devam ediyor. koruma istediğim devlet, vermedi. uzaklaştırma istediğim devlet onu da vermedi. böyle birkaç duruşma yapıldı ve bugün son duruşmaya gideceğimi umarken yine ertelendi.

    *** bugün duruşmadan önce bana yine ağza alınmayacak laflar edince eşim “ düzgün konuş” dedi ve koskoca adliye koridorunda, mahkeme kapısında adam eşime kafa attı. karnını tekmeledi, kıyafetlerini yırttı ve o kadar bağırmama rağmen bir tane bile polis yoktu etrafta. evet yanlış duymadınız. koskoca adliye de polis olay bittikten sonra geldi.***

    duruşmadan sonra ne oldu derseniz adam elini kolunu sallayarak evine gitti. kimse adama “ dur bakayım kardeşim nereye?” demedi.

    eşim tekrar savcıya suç duyurusunda bulundu, darp raporu vs. alındı. duruşmadaki hakime “ can güvenliğim yok işe gitmeye korkuyorum.” dememe rağmen hiçbir şey demedi ve duymamazlıktan geldi. polislere dedim, savcıya yönlendirdi, savcıya dilekçe verdim, işleme alındı dedi.

    yani bana dediler ki “ git öl” evet, aynen bunu diyorlar. işyerine gittim, istifa ettim ve evime geldim. 15 yıllık emeğimi silip, haklarımı bırakıp evime geldim. bahar aylarında işten çıkacağım artık yoruldum derken bugün can güvenliğim yok diye işimden ayrıldım. iki küçük çocuğum annesiz kalabilir çünkü bir psikopatı devlet ehlileştiremiyor diye ben bugün işimden oldum.

    adam dava dosyasından evimin adresine, kimlik fotokopime bile ulaşabiliyor, benim evimde bile can güvenliğim yok.

    koskoca adliye binasında bir kişiye bile sesimi duyuramadım. buradan sesimi duyan birileri olur mu? ölmeden bana yardım eden bir devlet yetkilisi sesimi duyar mı? ölmekten asla korkmuyorum, iki küçük çocuğum bensiz uyuyamaz sadece ona üzülüyorum. ses verin lütfen bir şeyler yapın. sosyal medyanın gücüne inanıyorum.

    acun kadar, şeyma kadar gündem olur mu bu başlık? ben öldükten sonra adıma başlık açılıp bir iki gün konuşulup unutulmak istemiyorum...

    inanmayanlar için ifadem. [[![image](https://i.hizliresim.com/ydzkoa.jpg)](https://hizliresim.com/ydzkoa) ben]

    [[![image](https://i.hizliresim.com/eov8vd.jpg)](https://hizliresim.com/eov8vd) şahıs 1]

    [[![image](https://i.hizliresim.com/bolplg.jpg)](https://hizliresim.com/bolplg) şahıs 2]

    **********************************************

    güncel: bir polis, kamera görüntülerinin silinmesidir gidiyor. bu adam beni aylarca bakın gün değil aylarca taciz etmiş, en sonunda adliyede eşimi darp etmiş, ben işten istifa etmişim buna tek yorum yapmayan adamın tanıdığı o birkaç kişi var, ama polis ve kamera başrolde. adam polise kızmış ama gidip şikayetçi olmamış, beni taciz ettiği için ben şikayetçi olmuşum, devlet beni adliye koridorunda bile koruyamamış, işimden olmuşum canımdan da olmamak için buraya gelmiş derdimi anlatmışım diye suçlu mu oluyorum? öleyim mi ne yapayım haklı olduğumu anlamanız için? adamın yakınları olduğunu düşündüğüm iki üç kişi ki birine ölümle tehditten işlem yapılacak.( entry görüntüsü alındı) olayı sosyal medyaya taşıdığım için adamın beni şimdi öldürebileceğini söylüyor. hakkıymış gibi. editlemiyorum twitter’da güncelim diye suçlanıyorum. bana birçok kişi oradan ulaşıyor, aile bakanlığı, avukatlar, tv çalışanları, gazeteciler. ne yapayım güncel olmayayım mı orada?

    bakanlığa birkaç avukata dosyayı verdim, aile bakanlığı avukatları evime gelecek. bakın yineliyorum ben ölmez de sağ kalır o dava günü duruşmaya çıkabilirsem inanmayan kim varsa duruşma salonuna bekliyorum. gelin görün, kendiniz karar verin. psikanaliz kasanları da benim bu adam yüzünden yaşadığım şeyleri yaşamadan gelip burada konuşmalarını doğru bulmuyorum. bu adamın yaptığı şey bir günlük mevzu değil, ben aylarca direndim, aylarca sabrettim, hukuk yolunda sürüneceğimi, davanın sürekli ertelenmeye çalışmasını, canımdan olma düşüncesini artık bünyemin kaldırmadığı noktada halka sığındım. bu benim en temel hakkım ve yılmayacağım. bu böyle bilinsin.

    güncel: t.c aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakalığı da davaya müdahil olup, hukuk desteği verecek. tüm dava içeriğini yaşadıklarımı anlatmama rağmen beni suçlayanlar başlığı takibe alsın. dava sonuçlandığında söylediği sözlerden eminim ki utanacaklar. ne yaşadığımı ben biliyorum.yalnız değilim ve adalete güveniyorum. çok mutluyum sözlük, iyi ki varsınız. iyi insanlar hep olsun.

    twitter üzerinden show haber, birçok hukuk bürosu, kadın kolları ulaştı. gün doğduğunda güneş bana da doğacak inanıyorum. destek olan herkese binlerce kez teşekkür ediyorum. sosyal medyadan haklımı aramak zorunda kalmak hiç istemezdim inanın. gelişmeleri editlemeye devam edeceğim.

    güncel:
    1- eşimin darp raporu nerede: adliyede. adli tıp darp raporunu bize vermedi, dosyaya eklenecekmiş. yarın gidip alabilirsem buraya da ekleyeceğim. zaten kamera görüntüleri çok net çünkü birçok kamera vardı adliye koridorunda.
    2- olay gününe ait kamera görüntülerini savcılığın incelemesini talep edeceğim ( belki kurtarıla bilinir dedi bazı yazar arkadaşlar) zaten o görüntülere ulaşabilirsem tüm girdilerimi silip onu ekleyeceğim, olay çok netti.
    3- benim önceki girdilerim üzerinden psikolojimin bozuk olduğu iddia ediliyor. iddia ediyorum hiçbir ruhsal sorunum yok ama inanmayanlarla rapor almaya gidebiliriz. şahısta dün adliyede polislere “ ben sinir hastasıyım” diye bağırıyordu. deliliğe vurmayacağım kendimi, gayet akıl sağlığım yerinde.
    4- bu olay elbet sonuçlanacak ve ben burada olacağım. kendime ve yaşadıklarıma güvenim tam, başım dik bir şekilde tek tek olan biteni daha rahat anlatacağım sonucu da yayınlayarak. tek merak ettiğim türlü başlıklar altında ve nick altıma atılan iftiralar ve kötü sözleri söyleyenler özür dileyecek mi?
    5- kadın ve anne olduğumu belirtmeme takılanlar olmuş. erkek ve baba da olabilirdim asla cinsiyetçiliği ve cinsiyet ayrımını savunmuyorum. benim karşımda bana bu zulmü yapan bir erkek ve şartlarımız asla eşit değil. benim kaybedecek bir ailem, (işimi zaten kaybettim)hayatım var. ama karşı tarafın hiçbir şeyi yok canından başka.( kendi söylemi bu)

    6- ben ne yaşadığımı biliyorum, karabasan gibi üzerime çöken bu durumun aydınlanacağını da biliyorum. destek olan herkese teşekkür ediyorum, mesajlara tek tek dönüş yapacağım. köstek olanların ise asla böyle bir zulme başrol olmamalarını diliyorum, çok zor inanın çok zor.

    yardım: bir yazar kamera görüntülerine ulaşmak için hard diskin incelenmesini isteyebileceğimi söyledi. gerçekten ulaşabilir miyim o görüntülere? incelerlerse o güne ulaşabilirler mi? tarihi net olarak biliyorum. lütfen konuya hakim olanlar bana ulaşabilir mi?

    adamın “polisin başıma silah dayadı” demesine inanalar ben de diyorum ki öyle bir şey yok, olmadı. bana neden inanmıyorsunuz? onu da söyleyin. şahıs gitsin polisten şikayetçi olsun, neden olmadı? adam beni taciz ediyor diye ben gidip şikayetçi oldum o da polis bana silah çekti diye olsun, tutan kim? diyelim polis silah dayadı başına( asla öyle bir şey yok) durduk yere mi yaptı? onu da söyleyin.
    yanlıyazdığımı söyleyenler bakın her saniye elimde telefon dolanmıyorum. yakalayabildiğimi zaten çektim. mesela bu videodan önce kapının önünden yine orospu diyerek bağırdı ve geçti devam ederken çektim. orta parmağını kaldırıp “ al al bunu da çek “ diyor. ne kanıt istiyorsunuz inandırıcı olması için?

    güncel: united türkiye yetkilileri ulaştı. adalet bakanlığı, emniyet müdürlüğü vs. hiçbir devlet yetkilisi sesime kulak vermedi. tarih beni unutmasın, bu kadar belgeye rağmen hikayede eksiklikler var diyerek adamın yaptığını normalleştirenler var. ölürsem beni unutmayın, evimden çıkmadım, çocuklarımı okula gönderemedim, uyku uyuyamadım, tansiyonum çok yüksek düşüremiyorum ve psikolojim yerlerde. unutmayın 2020 türkiye'sinde eve kapatıldım. bu ayıp hepimize yeter.

    ekleme 6: güncel: adalet bakanlığı, emniyet genel müdürlüğü, barolar dahil olmak üzere birçok yere twitter’dan mesaj attım, twit attım ama geri dönüş olmadı. sesimi duyuramıyorum, olmuyor. adamın evi, iş yerim, evim, çocuklarımın okulu, bakkal, kasap, hepsi aynı bölgede. bugün dışarı çıkmıyorum belki ama yarın çıkacağım, karşılaşmamam mümkün değil. başıma bir şey gelirse ya da katil olursam adıma başlık açarsanız devletin beni koruyamadığını, devletin bana sahip çıkamadığını yazın lütfen. çok uğraştım, güzellikle konuşmayı çok denedim, araya yaşlı insanlar da soktum, aile büyükleri de hiçbiri işe yaramadı. umudumu kaybettim artık...

    ekleme 6: hiçbir gelişme yok. neden şimdi gündem yaptığımı merak edenler için; ben bu işi mahkeme ile yani normal yollarla çözmeye çalıştım. dün son duruşmamızdı ( hakime hanım önceki duruşmada kararı açıklayacaktı ama şahıs son dakika avukat bildirdi ve ne hikmetse o gün de avukat duruşmaya yetişemedi, ertelendi. dün de avukat geldi ama yeni tanık eklediler ama tanıkları da kaza geçirmiş ve yatalakmış evde ifade alınması talep edildi, yine ertelendi. her defasında 4-6 ay ileri atılıyor duruşmalar.) af yasasını beklediklerini düşünüyorum, sürekli ertelemeye çalışıyorlar. adamın boyunu nereden bildiğimi soranlar var, çok iri ve uzun biri, 1.95 değildir de 1.90 olabilir belki yani ölçmedim adamın boyunu. adamı ifşa etmem demek canımı ve başka canları da daha fazla tehlikeye atmam demek. ben her şeyi göze aldım, inanmayanları da allah’a havale ediyorum.

    ekleme 5: esseksurprizi adlı yazara sesleniyorum. evet buradan sesleniyorum. (bkz: aldatıldığını 21 yıl sonra öğrenen adam) başlığındaki girdim için bana bir tek oh olsun demediği kalmış, karmanın yerini bulduğunu söylemiş. nick altıma nefretini kusmuş. buradan yine söylüyorum ben bir kadın olarak köşeye sıkışırsam bu adamı gidip öldüreceğim. evet bunu yapacağım bunu o kafana sok. ben yasal olarak tüm haklarımı aradım, arıyorum arayacağım. kimsin nesin bilmiyorum ama emin ol sen düştüğünde ilk ben koşacağım ve bu yaptığını yapmayacağım. kötü kalbin, ruhunla seni vicdanına bırakıyorum. ben kadın düşmanı değilim, adaletin cinsiyete ayrıcalık tanımamasını savunuyorum. bu adama hiçbir şey yapmadım ben. umarım başıma gelen başına gelmez.

    ekleme 4 : desteğiniz için çok teşekkür ediyorum. birkaç konuya açıklık getirmek isterim.

    1- eczanedeki kamera görüntülerine ulaşamıyoruz. şahıs da ulaşamadığımızı bildiği için hep bunun üzerinden yürüyor. ben suç duyurusuna yaklaşık üç hafta sonra gittim. o dönemde eczanedeki kameralar 15 gün kayıt yapıyordu. olayın olduğu gün eczaneye gelen polis memurlarına görüntüleri almalarını söyledim ama almadılar. şikayetçi olmamam için mahalleli ve polis baskı yaptıkları için ben de olay kapanır diye düşündüm ama adam sonrasında durmadı. haliyle görüntüler de gitti. eğer zaman geçmesine rağmen ulaşabilme imkanı varsa zaten her şey kabak gibi ortadaydı, ses kaydı bile vardı eczanede. o kadar pişmanım ki o görüntüleri bir yere yedeklemediğim için. keşke bir yolu olsa da alabilsem.

    2- eczanede bulunan polis adama asla vurmadı, tamamen tesadüf olarak çocuk nişanlısının yanına gelmiş hep geliyordu. normal bir mesai gününde yaşandı bu olay. öncesi falan yoktu yani anlık gelişti. polisin ifadesi soruluyor ama olay tamamen benim şahsıma yapıldığı ve adamın olay gününden sonra tacizlerine devam ettiği için ben gidip şikayetçi oldum. dün yapılan duruşmada hakime polisin ifadesinin alınması talebinde bulundular, gelip ifade verecek. anlattıklarımdan tek kelime eksik bir şey söyleyeceğini düşünmüyorum.

    3- esnaf neden korumuyor denmiş. karşı kaldırımda yemek aldığımız lokanta korkudan sesini çıkaramıyor. neden? çünkü gidip saatlerce masasına oturup eczaneye küfür edem bir adam var. tek asla değil hep yanına birkaç kişi toplayıp geziyor, mahallede kalabalık bir aileler. bir telefonla saniyede eczane önüne 50 kişi birikiyor. esnaf ekmeğinin peşinde, kimse başını belaya sokmak istemiyor ki. ben bile işten çıktım ama ya benim yüzümden gider diğer çalışanlara zarar verirse diye endişeleniyorum. adam çok net “ ya bu kadını işten çıkarırsınız ya da bu eczane burada barınmaz.” diyebilen biri.

    4- eşim elbette karşılık verdi adliye koridorunda. ben bile ayırmak için kendimi ortalarına attım ama adam 1.95 boyunda ve çok iri. belli ki kavga etmeye antremanlı. eşim hayatında kaç defa böyle bir kavganın içine dahil olmuştur emin değilim, bence ilk. küfür bile etmeyen bir adam, arkadaşlar herkes şiddet yanlışı değil. biz de değiliz. ben eşimin benim gözümün önünde düştüğü o duruma çok üzüldüm, kahroldum. gidip adamı öldürünce mi erkek olacak? ya ben ya çocukları ne olacak? pırıl pırıl bir kariyeri var adamın, neden yaksın.

    5- bu işin sonu nereye gider hiç bilmiyorum ama ben duruşmada da söyledim buradan da yenileyeyim. işimden istifa ettim ama o adam istediği için değil ben istediğim için. istifa ediyor olmam bu işin peşini bırakacağım anlamına gelmiyor. hayatım boyunca duymadığım küfürleri, hakaretleri bu adam bana etti. 1.5 yıldır uyku uyuyamıyorum, adamın suratını her gün görüyorum ve her yanımdan geçtiğinde yere tükürüyor. hakim karşısında çok farklı dışarıda çok farklı. adliye kamera görüntülerini keşke izleyebilseydiniz inanın ne demek istediğimi anlardınız. ben gururuma yediremiyorum, hayatım boyunca hep hakkımı aradım şimdi bunu bu adamın yanına bırakırsam kendime saygım kalmayacak. ölmeden, öldürmeden bu işin bir sonu olmalı. devlet buna dur demeli. ben adalete inanmak istiyorum.

    ekleme 3: inanmayanlar, “uydurma“ diyenler, “ilgi çekmek için” diyenler var. sözlükte beni şahsen tanıyanlar var, sosyal medyada takip edenler var. ne hayal ürünüyüm, ne uyduruyorum. işinde gücünde tüm hayatı iki küçük kızı olan bir anneyim. elimden geldiğince insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. bu adama da yardımcı oldum, olmaz olsaydım. adam fütursuzca yalan konuşan, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan biri. takıntılı ve psikopat. eşime kızanlar var. neden eşim katil olsun? ben çocuklarımı babasız büyütmek istemiyorum, kızlarım babasına aşık çocuklar. ben sadece ölmek istemiyorum. ben adamı dövdürmek istemiyorum, devletim bana sahip çıksın istiyorum. ailem var, yaşlı bir annem var o yüzden ifşa olup tv kanallarında boy göstermek istemiyorum. eğer ölürsem ya da eşimin başının benim yüzümden belaya gireceğini sezip canıma tak eder katil olursam bu benim suçum değil, buna beni mecbur bırakanların suçudur. tarihe not düşüyorum.

    ekleme 2 : bakın arkadaşlar bu şekilde üç beş kişiyle yarım saat bir saat karşı kaldırımda durup eczaneye bakıp bağırarak durdukları o kadar çok ki bu sadece bir örnek. araca bindikten sonraki gülüşü görüyorsunuz. mesafenin yakınlığını da. işte her gün buradan geçip “ orospu” diye bağıran bir adam düşünün. derdi ne? işten çıkmam. rahat vermeyeceğim dedi ve gerçekten vermedi de.

    ekleme 1 : il istanbul. ifadeleri aşağıya ekledim. her defasında ifade değiştiriyor, başlarda kabul etti şimdi inkar ediyor. son davada avukat talep etmişti ondan sonra inkar etmeye başladı. bugün ki duruşmada “ gece nöbetçi kalıyor, rahat rahat gülerek neşeli nöbetini tutuyor ben görüyorum, bir şey yapmıyorum.” dedi. kürt mevzusunu bilinçli olarak söylüyor ki öyle bir şey asla yok. bulunduğumuz mahalle doğu ağırlıklı olduğu için ve ben o bölgenin insanına göre biraz açık ve rahat olduğum için bu şekilde karalama yapıyor. küfür etmedim, tahrik etmedim ki yüzüne bile bakmak istemiyorum, göz göze gelmemek için. bugün eşime bakarak “ bu kadının mahalleden dostu var.” dedi ve eşimde ağzını topla dediği için gelip eşime kafa attı. olay bundan çıktı adliyede. kamera görüntülerini talep ettik. o kadar kameraya rağmen “ ben vurmadım” deme cesaretini de göstermiştir. bunu da belirtmek isterim. bu cesareti nereden ve kimden aldığını merak ediyorum. ölmek istemiyorum, sesime ses verin lütfen.

    ********************

    şubat editi: son durumu merak edip soran herkese teşekkür ediyorum. çocuklarımı okula göndermedim, hiçbir şeyin farkında değiller tatil yaptığımızı düşünüyorlar, belli etmemek için çok çabalıyorum. bodrum’da ailemin yanındayız, güvendeyiz. bir süre daha burada kalmayı düşünüyoruz. belki şehir değiştiririz ya da semt. inanın ne yapacağımı şimdilik bilemiyorum. psikolojik destek alıyorum, “ travma sonrası stres bozukluğu” teşhisi konuldu. ağrı kesici bile içmeyen ben uyumak ve korkularımı yenmek için antidepresan içiyorum. psikiyatri haricinde psikolog desteği de almaya başladım.

    bakanlık bir avukat atamış, ben de bir avukatla anlaşıp tüm dosyayı kendisine verdim. kaygılarımı biraz azaltabilirsem her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorum. bu konuyu sosyal medyaya taşırken bile isteğim devletin bana sahip çıkması, yetkililerin sesimi duymasıydı. karşı tarafın ismini, fotoğrafını ifşa etmemek için elimden geldiğince dikkat ettim. bu davanın ben ölmeden sonuçlanması (çünkü gittikçe saldırganlaşmaya başladı) ve sürekli ertelenmemesiydi. her duruşmada bir bahane ile davayı ileri bir tarihe atıyorlar. ( ya avukat gelmiyor ya yeni tanık bildiriyorlar) sabah işe gidip akşam evine gelen biriyken tüm hayatım altüst oldu ve inanın burada yazamadığım birçok şey yaşadım, hiç kolay şeyler değil... kimsenin yaşadığım şeyleri yaşamasını istemem.

    son olarak; “ keyan” rumuzlu arkadaş ile 2019 yılının mart ayında bir bebeğin mama ihtiyacı için mesajlaşmışız. o zamanlar yurt dışında yaşadığını yazmış. bu kadar merhametli birinin bana bu kadar merhametsiz davranması, olay anında ve sonrasında yanımızdaymış gibi yazmasına ve beni yalancılıkla suçlamasına inanamıyorum.

    hiç umudum yokken sesime ses verdiniz çok teşekkür ederim.

    son gelişmeler: herkese tekrar merhaba, davaya istanbul barosu kadın hakları merkezi gözlemci olarak katılacağını bildirdi. aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı hukuki destek vereceğini bildirdi. duruşma günü ve saati ( erkene alınmazsa 4.ayda yapılacak) destek olmak için gelmek istediğini belirten dernekler, kuruluşlar var. bu süreçte daha fazla yıpranmamak ve çocuklarıma daha faydalı olabilmek adına dava gününe kadar gerekmedikçe başlığa edit yapmayacağım. destek olan, yanımda olan herkese teşekkür ediyorum. güzellikler, güzel insanlar hep olsun.
1394 entry daha