şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • editörle herhangi bir alakası olmayan durumdur. kabul gören standartlara göre editör dosya her ne şekilde gelirse gelsin onu
    * 12 veya 11 punto
    * times new roman
    *1.25 veya 1.50 satır aralığı yapar, öyle çalışır. öyle ücretlendirir. (veya'ların sebebi tr'de küçük taşra kurnazlıkları olabiliyor. yayınevleri tarafından bir punto küçültülüp satır aralığı daraltılabiliyor )

    esas meselemize gelecek olursak neden bu bilgileri verdiğimi de anlayacaksınız. hiçbir yerde character spacing standartları belirtilmez. yani harfler arasındaki yakınlık. bence editörlerin çoğu metin üzerinde çalışırken yakınlaştırmak şöyle dursun, rahat ve temiz okuyabilmek açısından harflerin arasını olabildiğince açıyordur. (sadece ben de yapıyor olabilirim, bilemedim.*)

    metin baskıya hazır hale gelince, yukarıda bahsettiğim kabul gören hali ile editör yayınevine gönderir. işte ne oluyorsa ya orada ya da matbaada oluyor kardeşim. eski usül ocr tarzı programlarla tarama yapıldıysa bu harfler bileşik görünebilir. (bu baskıları genelde korsan yayınlar kullanır ama. ya elinizdeki eski bir kitapsa rastlarsınız. çünkü bugün artık böyle bir teknoloji kullanılmıyor. dijital yürüyor işler. ancak “belki vardır” diye pay bırakarak bu seçeneği de ekledim)
    ya da sayfa sayısından (haliyle kağıt parasından) tasarruf etmek adına character spacing daha da azaltılabilir.
    kağıt/kur mevzularına hiç girmeyeceğim, delirirsiniz. tasarruf etmek istemeleri aşırı normal yani aslında. ancak bir editör olarak eyyorlamam şu yönde;

    okurun konforu her zaman ön planda tutulmalıdır.
    tüm harfler anneanne evinde yerde kaşık pozisyonunda yatan kuzenler gibi görününce sahiden hoş görünmüyor.
    zaten kültür aşırı pahalı bir şey olmaya başladı memlekette. okur, bir romana 40-50 tl verdikten sonra böyle şeylerle karşılaşırsa gayet tabii sövebilir, hakkıdır.
4 entry daha