şükela:  tümü | bugün
  • son senelerde nba'deki maçların üçlük yarışmasına dönmesiyle gerçekleşen durum. yaklaşık 15 seneden beri düzenli olarak nba'yi takip eden biri olarak nba'in geldiği nokta üzüntü verici. maçların neredeyse tamamına yakını bire birler üzerinden oynanıyor. bu bire birleri de bir ya da iki oyuncu üzerinden oynuyorlar.

    özellikle ne zaman houston rockets maçına denk gelsem 5 dakika sonra maçı kapatıyorum. güya nba'in sayı kralı olan james harden yürüye yürüye, hiç baskıyla karşılaşmadan orta alana kadar topu getiriyor ve kaldırıp topu potaya atıyor, diğer 4 takım arkadaşı da ileri ya da geri koşuyolar. bi de arada ayıp olmasın diye topu russell westbrook'a bırakıyor. bu sefer de o bire biri oynuyor. bütün maç böyle geçiyor. james harden sokarsa kazanıyolar, sokamazlarsa kaybediyolar.

    ayrıca normal sezonda takımlar savunma diye bir şey yapmıyolar. playoff gelecek de izleyenler biraz savunma görecek.

    gregg popovich ve erik spoelstra dışında takıma etki edebilen koç yok. takımın yıldızı neyi isterse sahada o oynanıyor. los angeles lakes'ın koçunu lebron james seçiyor mesela. molaları da koçlar, taktik vermek için kullanmak yerine aslansınız, kaplansınız modunda geçiriyorlar.

    öte yanda euroleague üstüne katarak ilerliyor. koçlar resmen satranç oynuyor. oyuncular her maçta canla başla mücadele ediyolar. takımlar bütçelerini artırıyor. örneğin fc barcelona lassa bu sene takım kurmak için 45 milyon dolara yakın para harcadı. final four çok heyecanlı geçiyor. euroleague'i takip eden seyirci sayısı da haliyle yıldan yıla artıyor.

    nba yetenekli ama tembel bi çocuğa dönüşürken, euroleague çalışkan, istikrarlı bi şekilde yoluna devam ediyor.
23 entry daha

hesabın var mı? giriş yap