şükela:  tümü | bugün
47 entry daha
  • eğer dünyada, tanıştığınız bir insanın savunduğu fikirlerin bir altyapısı yoksa, insan savunduğu fikre dair halk arasında "kulaktan dolma" bilgilerle cevap veriyorsa size eğer, en önemlisi yaşamayıp, görmeyip ama duyduğu şeyleri gösteriyorsa size, günlük hayatınızda bir kafede sevgiliniz, eşiniz, dostunuz, ananız, babanız ile kahve içerken, havanın güzel olduğu bir gün yürüyüşe çıkıp laflarken, televizyonda bir habere denk gelip üzerine sohbet ederken psikolojik harp ile mücadele ediyor veya bizzat bu psikolojik harbi siz yapıyor olabilirsiniz.

    tanımını yapmak gerekirse, en akılcı, en ekonomik savaş türü. türk silahlı kuvvetleri’nde görev yapmış kurmay albay oğuz kalelioğlu , orgeneral sabri yirmibeşoğlu, orgeneral teoman koman ve kurmay yüzbaşı muzaffer özdağ gibi subaylar bu savaş türünün deyim yerindeyse kitabını yazmışlardır.

    zannedilenin aksine kökenleri üstteki yazarlardan birinin ifade ettiği üzere "ikinci dünya savaşı" yıllarına değil, çok daha gerisine uzanır. insanlık, kendisine "insan" diyecek kadar gelişmediğinde bile psikolojik harp, doğada var olan bir şeydi. biz sadece bunu sistematik ve daha rasyonel hale getirdik o kadar.

    esasen harp sanatının bu pek kıymetli dalı üzerine yüzlerce sayfa yazılsa da, insanın ya da daha doğru bir tabirle "toplulukların" psikolojisi, beyni, düşünme tarzı, manipülasyon gibi zihinsel istismarlara karşı, karşı-tedbir mekanizmaları farklılık gösterir. savaş, insanın icat ve icra ettiği bir olgu değildir öncelikle. savaş, doğanın ta kendisidir. bir kurt sürüsünün güçlü bir düşman ile karşılaştığında saatlerce uzayabilen bir bakışmalar dizisinin yaşanması, bir yılanın saldıracağında tıslaması, bir köpeğin hırlaması ve hatta tavus kuşlarının erkek olanlarının dişilerle çiftleşebilmek için tüylerini şişirmesi, aynı şekilde cinslerde hep bir gösteriş, karşı cinse bir şey kanıtlama, aklına istediği düşünceleri yerleştirme gibi amaçlar bile nispeten psikolojik harp kapsamına alınabilir. savaş, sadece askerlik sanatının alanı değildir. a'dan z'ye günlük hayatta insanların isteyerek veya istemeyerek icra ettiği bir olgudur da. hele bir de psikolojik harpten söz ediyorsak. yine de ben psikolojik harbin günlük yaşantımıza değil, daha çok askerlik sanatı ve istihbarat için oynadığı rolden söz edeceğim.

    ancak ben bu yazıya başlarken belirtmek isterim ki, olabildiğince kapsamlı ele almak istiyorum bu konuyu. bu yüzden psikolojik harp- propaganda - örtülü operasyonlar şeklinde yazıyı bölerek yazacağım. istihbaratın bütün bu eylemlerde rolü, icra ediliş şeklini tarihi örneklerle destekleyerek burada toplamda üç entry olacak şekilde anlatmak istiyorum.

    bir giriş yaptığımıza göre konumuza girebiliriz.

    maurice megret, "psikolojik harp, harbin zihinlere yönelik zorbalık ve zorbalığa sistemleştirilmesidir." derken önemli bir hususu vurgular. aynı şekilde 27 mayıs ihtilalinin kilit adamlarından kurmay yüzbaşı muzaffer özdağ, "savaşlar önce dimağda ve yürekte kazanılır veya kaybedilir. hiçbir zırh, hiçbir tahkimat nihai zafere, ilgili milletin yüksek onur ve seciyesinden , birlik ve dayanışmasından, askerin şuurlu sabır, metanet ve cesaretinden daha önemli bir etki olamaz." demektedir. bundan dolayı bir milleti ve milletin içinden çıkardığı orduyu yenmek için psikolojik harp kaçınılmaz bir gerekliliktir.

    soğuk savaş yıllarında psikolojik savaş iki blok arasındaki mücadelenin en mühim parçalarından birisi haline gelmiştir. bu süreçte, psikolojik harp geliştirilen yeni yöntemlerle büyük ölçüde yetkinleşmiştir. halen psikolojik savaşın bir bilim olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. soğuk savaş sonrasında görülen temel çatışma türü olan gerilla savaşı, asimetrik savaş ve terörizm ile mücadelede psikolojik savaş çok önemli bir rol oynar. hele bu denkleme küreselleşme, kitlesel medya ve daha basit bir tabirle "dünyanın bir ucunda olan bir olayın saniyeler içerisinde bütün dünyada duyulması" gibi etkenler de etki edince, kitlelere ulaşmak ile birlikte psikolojik harp de günümüzde bambaşka boyutlarda olan bir bilimdir.

    psikolojik savaşın etkili olabilmesi, savaş öncesi, sırası ve sonrasında etkili bir istihbarat çalışması ile desteklenmesine de bağlıdır.

    psikolojik savaş istihbaratı

    psikolojik savaş sürdürmek amacıyla öncesinde yapılan istihbarata "psikolojik savaş istihbaratı" denir. emekli topçu kurmay albay oğuz kalelioğlu (magosa kahramanı), psikolojik savaş istihbaratını "bir devletin diğer devlet üzerinde milli menfaatlerini gerçekleştirmek üzere uyguladığı psikolojik hharpte kullanacağı her alandaki (siyasi, ekonomi, askeri, ideolojk vb.) zafiyetlerin ve hassasiyetlerin sistematik tarzda tespiti, tasnifi, yorumlanması ve istihbarat haline getirilmesidir." der.

    psikolojik savaş istihbaratı, topyekun bir istihbarattır. amacı, düşmanın/rakibin/dostun bütün toplumsal özelliklerine nüfuz ederek, onun bütün güçlü ve güçsüz yanlarını anlamaktır. hedef unsurun stratejik zekasını ve toplumsal psikolojisini çözecek şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. kültürel doku analizi, dini yaşam ve inançlar, seçkinler özellikle incelenmesi gereken alanlardır. başarılı bir psikolojik savaş istihbaratı için başarılı stratejik-politik-sosyolojik istihbarat şarttır.

    psikolojik savaşın gelişimi

    yazdığımız gibi psikolojik savaşın tarihi muhtemelen savaşın tarihi kadar eskidir. psikolojik savaş alanında devlet yöneticileri ve askerler yüzlerce yıl önce bugün hala imrenilen bir ustalık kazanmışlardır. filleri ve bizonları bile psikolojik savaş aracı olarak kullanan kartacalı hannibal, acımasızlığı, korkuyu ve bilinmezliği bir silah olarak kullanan cengiz han ve caesar gibi tarihi kişilikler, dünyanın gördüğü en iyi psikolojik savaş ustalarıdır.

    özellikle cengiz han için dünya tarihinin en önemli psikolojik harp dehası denilebilir. uyguladığı psikolojik savaş yöntemleri ile rakip orduları daha karşılaşmadan yıldırmayı başarmıştır.

    tarihteki en önemli psikolojik savaş araçlarından birisi de genellikle bu açıdan bakılmasa da köktürk kağanlarının diktirdiği orhun, yenisey ve köktürk abideleridir. abidelerde, "türk milli kimliği, devletin misyonu ve tarihi, devlete ve millete başta çin olmak üzere" yönelik tehditler ortaya konmuş ve sonra alınması gereken önlemler izah edilmiştir. sun tzu, savaş sanatı'nda psikolojik savaşı temel aksiyonlarıyla ortaya koymuştur. bir başka yazılı psikolojik savaş unsuru ise machiavelli'nin il princepe'i, yani hükümdar/prens eseridir. machiavelli, bu eserinde psikolojik savaşı iktidara gelme ve iktidarda kalmanın bir aracı olarak görür.

    örgütl, sürekli ve sistemli psikolojik savaşın kesin olarak başlama tarihi, yani psikolojik savaşın "düşmanca duygu"dan "düşmanca niyet"e yükseldiği hali ocak 1622'dir. bu tarihte papa 15.gregory, katolikliğin propagandasının yapılması amacıyla asıl görevi protestanlığa karşı psikolojik savaş sürdürmek olan sürekli bir propaganda örgütü oluşturmuştur.

    psikolojik savaşın önemi ve çok boyutluluğu 20.yüzyılın başında tekrar anlaşılmaya başlanmış ve kurumsallaşmaya doğru gidilmiştir. ancak psikolojik savaşın gerçek bir kurumsal altyapı ve ayrı bir bilimsel disiplin haline gelmesi 2.dünya savaşı öncesinde başlamış ve 1940'lardan başlayarak büyük bir hızla gelişmeye devam etmiştir. hatta m. megret, çağdaş anlamda psikolojik harbin abd'nin ikinci dünya harbine katılımı ile yaşıt olduğunu iddia eder.

    megret'e göre, abd, ikinci dünya savaşına girince amerikan üniversitelerinin en seçkim sosyal bilimcilerini üç amaca ulaşmak için bir araya getirmiş ve çalıştırmıştır. bu amaçlar,

    a) amerikan silahlı kuvvetlerinin maneviyatının artırılması
    b) müttefik kamuoyuna haberlerin ulaştırılması
    c) düşman maneviyatına saldırılması.

    megret, amerikalıların yapmış oldukları psikolojik harbin sovyetlerin "agitprop" tekniğinde , alman ordusu'nun 1935'de başladığı psikolojik çalışmalardan ve ingilizlerin "political warfare" dedikleri çalışmalardan daha farklı olduğunun altını çizer.

    soğuk savaş döneminde abd ve sovyet küresel mücadelesi döneminde psikolojik savaş her iki tarafın da bu alana yaptıkları çok geniş yatırımlar ve araştırmalar sonunda daha önce tahayyül edilmeyen bir etkinlik kazanmıştır. bu aşamada psikolojik savaş kimi zaman askeri faaliyetleri destekleyen bir ek işlem aracı, kimi zaman politikanın bir kategorisi, kimi zaman da topyekun savaşın son ucundaki bilim olarak anlaşılmıştır.

    21.yüzyıl psikolojik savaşın kazandığı imkan ve kabiliyetler düşünüldüğünde insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar bu savaş türünün etkin olacağını göstermektedir. üstelik sadece zengin uluslar değil, ucuz psikolojik savaş yöntemleri fakir ulusları hatta devlet dışı aktörleri saldırı ve savunma anlamında başarılı psikolojik savaş uygulama imkanı vermektedir. psikolojik savaş sadece savaşın kazanılmasının yardımcısı değil, aynı zamanda savaş sonrasında barışın kazanılmasının da yöntemlerinden birisidir. bundan dolayı, psikolojik savaş başlı başına saldırı ve savunma konularında araştırma konusu yapılması gereken bir husustur.

    psikolojik savaşın değeri

    konvansiyonel savaşlar durur ancak konvansiyonel savaş sırasında sürdürülen psikolojik savaş hiç kesilmeden barış ortamında da devam eder. bu anlamda psikolojik savaş kesintisiz savaştır. barışı ve mütakeresi yoktur. lenin, clausewitz'in "savaş, politikanın başka yollardan devamıdır" sözüne ithafen, "barış, savaşın başka yöntemlerle devamıdır." derken, mao zedong "politikayı kansız savaş, savaşı kanlı politika" olarak tanımlarken psikolojik harbin niteliğine dikkat çekerler.

    ulusların içinde oldukları askeri, politik, ekonomik ve kültürel mücadelede dayandıkları ulusal güçlerinin iki temel unsuru vardır. bunlar sahip olunan maddi ve manevi değerlerdir. milli gurur, devlet ve topluma karşı bireylerde yüksek sorumluluk duygusu, dayanışma, eğitim seviyesinin yüksekliği, devlete/sisteme inancı ve bağlılığı, çalışkanlık, dürüstlük gibi özellikler bir ulusun manevi değerleridir.

    maddi güç ise adı üstünde maddi güçtür.

    maddi güç ölçülebilir. manevi güç ise maddi gücün insanı çarpanıdır, kat sayısıdır. manevi güç, maddi gücü kullanan insanın, insani imanı, bilgisi ve becerisidir. manevi güç kat sayı olduğu için maneviyatın zayıflaması, maddi güçlerde zayıflama olmasa dahi toplam gücün zayıflaması sonucunu doğurur. hatta manevi güç "sıfır" ise maddi güç de "sıfır"a yakın olacaktır.

    psikolojik savaş maddi unsurları değil, maddi unsurları kullanan manevi unsurları hedef alarak, maddi unsurların da hasım tarafından başarıyla kullanılmasını engeller. psikolojik savaş ile hasmın zihni bulandırılır, şuur kaybına sevk edilir, menfaatlerini ddoğru tespit etmesi engellenir. psikolojik savaş ile hasmın kendini savunma, düşmanını doğru tanımlama yetenekleri elinden alınmaya çalışılır. psikolojik savaşı, kitlesel hipnotizma faaliyeti olarak nitelendirmek mümkündür, ancak bu aslen psikolojik harbin "propaganda" dediğimiz yöntemlerinden birinin ilgi alanıdır.

    sahip olduğu özellikler, bir ulusun psikolojisini en az silah sistemleri kadar saldırılara açık hale getirir. bu saldırıların bütünü psikolojik savaşı oluştururlar. psikolojik savaş, amerikan ordusu istihbarat sahra talimnamelerinde

    "yabancı halkları/hedef kitleleri, duygularını, hareket gerekçelerini, objektif değerlendirmelerini ve doğrudan yabancı hükümetlerin, grupların ve kişilerin davranışlarını seçilmiş bilgiler ve kanıtlar yollayarak etkilemeyi amaçlayan planlı operasyonlardır. psikolojik operasyonların amacı, hedef alınan yabancıların tavır ve davranışlarını düzenleyenin hedefleri doğrultusunda değiştirmektir."

    ve

    "onaylanmış hedef kitlelere yönelik iletişim metodlarını ve diğer araçları hedefin politik ve askeri hedeflere ulaşmasını etkileyen algılamasını, duruş ve davranışını etkilemek maksadıyla kullanılan planlı psikolojik faaliyetlerdir." şekillerinde tanımlanır.

    psikolojik savaşın hedefi özetle, düşmanın iradesini zayıflatmak, bunu yapmak amacıyla maddi hedeflerden çok düşmanın maneviyatına çalışmak, moral gücünü kırmak, gücünün verimliliğini azaltmak, düşman saflarında şüphe, memnuniyetsizlik ve karışıklık yaratmaktır. bu süreçte bir yandan tarafsız olan ve karşı tarafa angaje olmayan unsurların destek ve işbirliği sağlanmaya çalışılırken öte yandan dost güçlerin de morali yükseltilmeye çalışılır.

    konu ile ilgili çalışan kimselerin psikolojik savaş konusundaki tanımları da aynı eksen üzerine oturur. psikolojik savaşa paha biçilemez katkılar yapan paul m.a linebarger, psikolojik savaş, düşmana karşı propagandanın, gerektiğinde bunu tamamlayacak diğer askeri, ekonomik ve siyasi nitelikli araçlarla destekleyerek yapılması" şeklinde tanımlar. propagaganda konusunu bilim haline getiren h.d. laswell de psikolojik harbin amacının düşmanın direnme gücünü eldeki savaşma kapasitesinin en sınırlı kullanımı sonucu kırılarak kazanılması şeklinde ifade eder.

    "psikolojik savaş, ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi, askeri, teknolojik milli güç unsurlarına dayanılarak bir devletin veya devletler grubunun diğer devlet ya da devletler grubuna yönelik olarak iradesini dayatmak amacıyla gerçekleştirdiği, konvansiyonel savaşı gerektirmeyen faaliyetler" olarak da ifade edilebilir.

    psikolojik savaş ile amaçlanan, muhatabın duygu ve düşüncelerini etkileyerek eylemlerinin önünü belirlemektir. gustave le bon, meşhur "kitleler psikolojisi" eserinde "kullanılması bilinirse psikolojinin tersanelerinde dünyanın en kudretli toplarından daha etkili silahlar dökülebilir." derken, psikolojik savaşın etkin kullanımının rakip güç üzerinde ne kadar derin ve ağır sonuçlara yol açabileceğini dile getirmiştir.

    hülasa, psikolojik savaş ve onun önemli bir uygulama araçları olan psikolojik harekat ve propaganda, rakip veya dost kitlenin karar alıcılarına ve halkına yönelik zihinsel etkileme eylemidir.

    psikolojik savaş en uygun şekilde kullanıldığı takdirde çok etkili sonuçlar alan, maliyeti düşük, savaşan ordunun zaferine çok büyük katkıda bulunan ve bazen de bir ordunun tek bir kurşun dahi atmadan yenilmesini veya ağır kayıplar vermesini sağlayacak kadar olağanüstü bir savaş türüdür.

    örneğin sovyetler birliği, hiçbir savaşı kaybetmediği halde yenilmiştir. çünkü politik ve askeri önderliği savaşın gerçek doğasını anlamamış, savaşı çok dar bir anlamda yorumlamış ve bunun neticesinde yaşamsal bir alan, sovyet halkının psikolojisi güvence altına alınmamıştır. bir diğer husus, psikolojik harbin günümüzde adalet olması. tek bir haber ile milyonlar sokağa dökülebilir, tek bir haber, dedikodu veya dezenformasyon ile insanların zihnine iyi ve kötü yargıları istenilen biçimde yerleştirilebilir.

    sovyetler örneğinde açıkladığımız gibi, gerçekten de ronald reagan, abd başkanı olduktan sonra washington, moskova'ya karşı çok kapsamlı bir psikolojik savaş başlatmıştır. başkan reagan, bu psikolojik savaşın başladığını 1982'de şöyle açıklamıştır :

    "küresel çatışmanın son sözü söyleyecek olan bombalar ve füzeler değil, ancak iradenin ve ülkülerin test edilmesi olacaktır." 1982'den sonra 1990'lı yıllar boyunca amerikan psikolojik savaş mekanizması sscb'nin çökmekte olduğu tezini işlerken, amerikan savunma sanayisine yapılan yatırımlarla sovyetler birliği adeta daha fazla askeri harcama yapmaya zorlanmıştır. sonunda sscb'yi ekonomik çözülme ve askeri harcama kıskaçları arasına alan abd psikolojik savaş mekanizması ciddi bir başarı sağlamıştır. rus yöneticiler, yukarıda da görüldüğü gibi bunu ancak sovyetler birliği'nin yıkılmasından sonra anlamışlardır, elbette burada sovyetler birliği'nin dağılmasında "payı olan" bir unsurdan söz edilmektedir, doğrudan sovyetler birliği'ni yıkan şeyden değil. o ayrı mevzu.

    buraya kadar anlatılanlardan psikolojik savaşın askeri boyutunun ihmal edilebilir olduğu ve psikolojik savaşın daha çok barış dönemlerinde sürdürülen savaş türü olduğu düşünülmemelidir. aksine psikolojik savaş konvansiyonel savaş döneminde de çok yoğun olarak sürdürülen bir savaş türüdür. doğru sürdürülen bir psikolojik harekat, düşmanın yenilmesini kolaylaştıracak ve konvansiyonel savaşın süresini kısaltacaktır. nitekim abd deniz kuvvetleri "vision, presence, power : a guide to u.s navy programs" adlı 2002 yılı çalışmasında amerikan donanması, "düşmanın kritik zayıf noktalarına hızla saldıracak, güçlü yanlarından sakınacak ve siklet merkezlerini tahrip edecektir. donanma düşmanın sadece fiziksel varlığına saldırmakla kalmayıp, düşmanın bakış açısı, iradesi ve inanç yapısını hedefleyen etki merkezli operasyonlar düzenleyecektir." denilmektedir.

    psikolojik gücün önemi ve psikolojik harp

    manevi değerlerin en önemlilerinden birisi de bir milletin psikolojik gücüdür. psikolojik güç, bir milletin direnme gücü, yaşama olumlu bakışı, kendine güveni, ilkelerinin doğruluğuna inanmasının toplamıdır. bu özellikleri ile psikolojik güç, bir milli güç unsuru, bir ulusal değerdir.

    şurası hatırlanmalıdır ki, bir ordunun moral gücü ancak içinden çıktığı moral gücü kadardır!

    bu noktada, 1930'ların sonunda çekoslovakya'nın incelenmesi, moral gücünün öneminin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. 13.5 milyon nüfuslu, gelişmiş bir sanayi altyapısına sahip olan çekoslovakya, bağımsızlığını ve onurunu kendi ordusuna ve milli haysiyetine dayandırmak yerine ingiltere ve fransa'nın desteğine dayandırınca, alman orduları tek kurşun atmadan çekoslovakya'yı işgal edebilmişti. çekoslovakya'nın alman orduları karşısında tek kurşun atmadan çökmesinin bir boyutunu çeklerin ve slovakların psikolojik zaafı oluştururken, diğer yanını ise hitler'in ispanyol iç savaşından başlayarak avrupa'da başarı ile uyguladığı ve rakiplerini oldukça sarsan psikolojik taarruzların teşkil ettiği su götürmez bir gerçektir de.

    benzer örneklere almanların danimarka'yı işgalinde de rastlamak mümkündür. keza ek okumalar olarak cengiz han ve moğol istilası psikolojik harp konusunda oldukça başarılı sınavlar vermişlerdir.

    devam edecek olursak,

    psikolojik savaşta , hedef alınan ülkeye karşı çoğu kez açık düşmanlık faaliyeti sürdürülmez. örneğin abd'nin 90'larda ırak ve 1990 ve 2000'lerde açık düşmanlık yürüttüğü ırak ve iran'a karşı sürdürdüğü psikolojik savaş başarısızdır. aksine eleştirilerin dostluk, iyi niyet, ortak çalışma uğruna yapıldğı ileri sürülerek, hedef ülkenin uyanması ve kendisini korumak için önlem alması engellenmeye çalışılır.

    düşman, kendi sistemini en adil, en üstün, en demokratik ve en fazla refah getiren sistem olarak överken, hedef aldığı ülkenin sistemini insanlık dışı, adaletsiz, antidemokratik ve halkı fakirliğe mahkum edecek sistem olarak karalar. hasım ülkenin yönetici sınıfı, karamsarlık ve teslimiyet duygusuna itilmeye çalışılır. psikolojik savaş bir anlamda milletlerin ülküleri arasındaki savaştır. ülküsünü yitirmiş millet veya psikolojik savaş neticesinde yanlış ülkü tespit ettirilmiş olan millet bu yeni tür sinir savaşını yitirmiş demektir.

    "tefrika girmeden bir millete, düşman giremez." toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez."

    mısralarını yazan şair, psikolojik savaşın özünü kavramıştır.

    psikolojik savaş, yukarıda da dikkat çekildiği gibi hasmı dışlayıcı değil çoğu zaman kazanıcı olur. stalingrad muharebesinde, şehir muharebelerinin devam ettiği sırada volga nehrinden alman topçu ateşi ve hava taarruzu altında yarısı teknelerde öldükten sonra karaya çıkan rus askerlerini örnek vererek general paulus'un uçaklarla rus askerlerine bildiriler atması, "stalin'in şeytan olduğu, kendi subaylarının onları önemsemediği ve alman 'yoldaşlarına' katılmaları gerektiği" içerikli anonslar yapılması buna bir örnektir.

    ya da birinci dünya savaşında, 1918 senesinde kuzey filistin'de zaten moral olarak kötü durumda olan osmanlı ordusunun bulunduğu hatlara, son bir büyük taarruzdan önce (nablus muharebesi), ingilizlerin iyi beslenmiş, iyi giyinmiş ve ağzı kulaklarında gülen esir türk askerlerinin fotoğraflarını atması bundandır.

    güneydoğu'da henüz sınır ötesi harekatların yapıldığı yıllarda erlerin moralini bozmak için teröristin telsiz frekansı üzerinden hakaretler yağdırması, askere yine "komutanlarının kendisini önemsemediğinin" anlatılması, pkk'nın savaşının "erlerle" olmadığını içeren nutukların atılması da buna bir örnektir.

    düşmanın savaşma iradesini savaşmadan ortadan kaldırmanın, yani başarılı bir psikolojik savaşın çarpıcı bir örneğini ömer seyfettin, "vire" adlı hikayesinde anlatır.

    hikayeye göre bir kaleyi kuşatan osmanlı ordusu, kaleye saldırmaz fakat saldırmak için büyük bir topun beklendiği haberini kaleye yayar. günler sonra o dönemde hiç görülmeyen büyüklükte bir top, kalenin önlerine getirilir. topu gören savunmacıların komutanı, kaleyi çatışmasız teslim etme karşılığında terk etmek, yani teslimiyet talep eder. çünkü psikolojik olarak yıkılmış, savaş isteğini ve direnme umudunu yitirmiştir. osmanlı komutanı isteği kabul eder. şövalyeler kaleden ayrılırken topu daha yakından görmek için izin isterler ve o büyük topun kocaman bir ağaç kütüğü olduğu anlaşılır.

    psikolojik savaşın önem ve etkisi açısından 2.dünya savaşından verilen bir örnekle bu konuya bir nokta koyabiliriz. 1944-45'de abd hava kuvvetleri'nin 2 filosu ve 4500 asker, alman ordusu'na karşı yürütülen psikolojik harekatı sürdürmekle görevlendirilmişti. general eisenhower, "kağıt mermi"nin savaşın en özel ve tercih edilen silahı olduğunu söylemiştir.

    eldeki kanıtlar da eisenhower'ın tespitini desteklemektedir. alman savaş esirlerinin %75'inin amerikan ordusunun attığı "teslim ol" broşürlerinden etkilenerek teslim olma fikrinde kesin karar kıldığı savaştan sonraki sorgulamalarda tespit edilmiştir. uzakdoğu cephesi'nde de birçok japon askerinin amerikan ordusu'nun attığı "ben direnmeyi bırakıyorum" broşürlerinden etkilenerek teslim olduğu belirlenmiştir.

    gerçi, japon ordusu da psikolojik harekata karşı alınan tedbirler konusunda belki de askeri tarihin en başarılı çalışmalarından birini yürütmüştür. japonların pasifik savaşında intihara gönüllü inatçılığı, askeri tarihçiler tarafından genel olarak japon yüksek komutanlığının çaresizliği, japon askeri geleneği bushido, japon karargahının geri kafalılığı olarak nitelendirilir. ancak japonya'da militarizmin yükselişe geçtiği 1920'ler ve doruk noktasına ulaştığı 1930'lara doğru japon ordusu ve halkında fanatizm öyle boyutlardaydı ki, saipan'da kurtuluş umudu olmayan bir japon askeri bile intihara güle oynaya gidebilecek kadar gözünü karatabiliyordu.

    gerçekten de diğer ülkelere kıyasla, japonya'nın savaşma iradesinin manevi açıdan amerikalılar tarafından - en azından hiroşima ve nagazaki'ye kadar ve hatta hiroşima ve nagazaki'den sonra tereddüt içerisinde- kırılamaması takdire şayandır. örnek vermek gerekirse, 1945 iwo jima muharebesinde adayı savunan 30.000 kişilik japon kuvveti donanma desteğinden tamamen yoksun ve dünyadan izole halde adayı aylarca savunmuş ve tamamı imha edilmişti. ancak imha edilen 30.000 kadar japon askerden teslim olanların sayısı 200'ü bile geçmiyordu.

    japonya'nın böylesine başarılı bir psikolojik direnç göstermesi, sivillerde çoğunlukla propagandaya bağlı olsa da, söz konusu japon silahlı kuvvetleri olduğunda psikolojik harekata karşı subayların çok ama çok sert, imhaya varabilecek derecede önlemler almasıydı. her ne mazeretle olursa olsun, esir düşmek, japon kültüründe, japon ordusunda en aşağılık ve en iğrenç şey olarak kabul ediliyordu. bunda japon askeri geleneğinin, başka bir deyişle samuray düsturunun, yani bushido'nun da büyük etkisi vardır. japon komutanlığının yürüttüğü psikolojik harekat öyle başarılıdır ki, japonya bütün donanması imha edilmiş, pasifik iç savunma çemberi amerikalılar tarafından yarılmış, fabrikaları yerle bir olmuş, dünyadan tamamen izole, uçak kaldıracak yakıtı bulamaz ve iki tane atom bombası yemiş haldeyken bile japon halkı ve ordusunun yarısından fazlası savaşa devam etme taraftarıydı. ve hatta japonya teslim olduktan sonra on binlerce japon askeri, erattan subaya kadar, kendilerini bir çeşit "ronin" olarak görüp harakiri yapmak suretiyle intihar etmiş, ölene kadar topluma karışmayıp ormanlarda yaşamış ve bazıları japonya'nın teslim olduğunu asla öğrenememiş veya inanmamıştı.

    bir insanı bu denli inatçı hale getirebilecek bir savaş türü düşünün değerli suserlar. bir pilotun uçağını düşman gemisine çakacak kadar gözünü karartabildiği (bkz: kamikaze), bir askerin üzerine tank mayını bağlayarak kendisini tankın üzerine atacak kadar ileri gidebildiği ve hatta günümüzde insanların "cennete gitme" mantığıyla kendisine kilolarca patlayıcıyı bağlayıp patlatabildiği bir savaş türü düşünün.

    insanlara yapay ve tamamen oyunu kuranların tasarladığı gibi bir dünya yaratıp onları gerçekliğin bu olduğuna dair kuşkusuz inandırabildiğinizi, ahlaki değerlerini şekillendirebildiğinizi, fikirlerini adeta tek bir fotoğraf, yazı, yalan veya doğru önemli değil, değiştirebildiğinizi düşünün.

    ve şimdi 21. yüzyıl şartlarında sosyal medyayla, insanların kitlesel medya araçlarına olan "köleliğini" göz önünde bulundurarak, modern insan aptallığı ve 21.yüzyıl cahilliğinden yararlanarak psikolojik harbin ne denli basit ve bir o kadar tehlikeli olduğunu düşünün.

    okullarda insanlara inandığınız gerçekleri empoze edebildiğinizi, televizyonlarda insanlara göstereceğiniz şeylerle onların düşüncelerini yönlendirebildiğinizi, internette insanları trolleyerek, örneğin provokasyon bir haberle nasıl birbirlerini öldürmeye sevk edebilecek bir gücü düşünün...

    bu şeyin önemine yeterince değindiğimizi düşünmekteyim. son olarak bir fotoğraf paylaşmak istiyorum, 1940'larda varşova gettosu. alman çocuklar, evet masum (!) çocuklar bir yahudi kadına böyle davranıyorlar. çünkü psikolojik harekat o kadar etkili ki, karşılarındaki bir insan değil onlara göre. psikolojik savaşı ve propagandayı tek bir görselle anlat deseler, ben bu fotoğrafı paylaşırdım.

    fotoğraf

    devam edelim.

    psikolojik savaşın özellikleri

    psikolojik savaşın özellikleri bazı ana başlıklar altında toplamak mümkündür.

    1-) psikolojik savaş, konvansiyonel savaştan farklı olarak belirgin bir cepheye veya cephelere sahip değildir. psikolojik savaşta fethedilecek şehirler veya aşılacak nehirler de yoktur. psikolojik savaşta her yer cephedir. cephe, insanın beynidir.ancak modern psikolojik savaşta psikolojik harekatlar, "etki merkezli operasyonlar" şeklinde "toplumsal siklet merkezleri" olarak niteleyebileceğimiz sosyal kolonlar üzerinde yoğunlaşır. bundan dolayı, psikolojik savaşa karşı savunma-saldırının kendisi gibi bütünsel bir nitelik taşırken, siklet merkezlerinin savunulmasına özel bir önem verilmelidir. psikolojik harekatı yürütmekten daha önemli bir şey varsa, o da bu harekata karşı direnç gösterebilmektir.

    2-) psikolojik savaş, konvansiyonel savaştan farklı olarak, sona ermez. sadece şiddeti azalır ancak sürekli olarak devam eder.

    3-) psikolojik savaşta düşmanı üniformasından ve elindeki silahlardan tanıyamazsınız. psikolojik savaşta düşman üniformasız, hedef toplumla aynı dili kullanan ve bu dili ortalamanın çok üstünde iyi derecede kullanan kişilerden oluşur. bugün istihbarat birimlerinde yabancı dil şartının aranması boşuna değildir. ak trollere de selam ederim.

    4-) psikolojik savaşta, kullanılan silahlar ölümcül değildir. beyinleri ve vicdanları ele geçirmeyi hedefleyen, sözcükler, semboller, sloganlardan oluşan silahlardır.

    5-) psikolojik savaşta zayiat hemen belirginleşmez, çünkü psikolojik harbin verdirdiği zayiat, ancak uzun vadede ortaya çıkabilir. bu, çok sabır isteyen bir iştir.

    6-) psikolojik savaşta bu savaşın bombalarının hedefleri, askeri tesisler, köprüler, fabrikalar değil, bir milleti ayakta tutan temel manevi değerlerdir. bir milletin özgüveni ağır bir yara alır veya yıkılır ise (savaş durumunda iradenin kırılması da buna dahil) bu savaş başarıya ulaşmış demektir.

    psikolojik savaşın sürdürülmesinin ilkeleri

    psikolojik savaşın başarılı şekilde yürütülmesi belirli temel ilkelerin titizlikle uygulanmasına bağlıdır. bu ilkeleri şu şekilde özetleyebiliriz :

    1-) psikolojik savaş bir uzmanlık konusudur ve uzmanları tarafından yönetilmelidir.

    2-) psikolojik harekat uzmanlığı, disiplinler arası bir çalışma üzerine kuruludur. başka bir deyişle savaşın bugün birçok dalında olduğu gibi salt askerlik sanatıyla yürütülemez. bu disiplinler öncelikle, psikoloji, sosyoloji, psikiyatri, siyaset bilimi, reklamcılık gibi disiplinler olmalıdır. keza soğuk savaşta, kutupların yürüttüğü psikolojik harp, dünyadaki tüm halklarda deyim yerindeyse kitlesel bir delirmeye yol açmıştır. nükleer savaş geliyor diye manyak olmuştur millet.

    3-) başarılı bir psikolojik savaş, ancak başarılı bir psikolojik savaş istihbaratı sonrasında yürütülebilir.

    4-) başarılı bir psikolojik savaşın yapılabilmesi, psikolojik savaşın hedeflerinin çok iyi tanımlanmasına, toplumsal/psikolojik siklet merkezlerinin doğru tespitine bağlıdır. insanların muallakta olduğu noktalar özellikle psikolojik harbi veya propagandayı yürüten ekibin çalışması gereken zayıf noktalardır.

    5-) bu siklet merkezlerine uygun araçlarla uygun psikolojik harekatın yapılmasına bağlıdır. nabza göre şerbet vermek gibi.

    6-) psikolojik savaşın süresi konusunda sabırlı olunmalıdır. en zor yenilen organ, insanın beynidir.

    7-) psikolojik savaş devam ederken, sürekli olarak hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda değerlendirmeler yapılmalı ve gerekiyorsa yeni araç düzenlemelerine gidilmelidir.

    psikolojik savaşın seviyeleri

    psikolojik stratejik, idari, takviye edici ve savunucu olmak üzere dört farklı seviyede yürütülür. aşağıda kısaca bu farklı seviyelerin özellikleri anlatılacaktır.

    1-) stratejik psikolojik savaş : stratejik düzeyde psikolojik savaş, bir ülkenin veya bir örgütün milli dış politik veya örgütsel hedeflerine ulaşmak amacıyla bu hedefler önünde engel olarak gördüğü devlet veya devletler grubuna karşı sürdüğü, planlanmış, uzun vadeli psikolojik harekatların bütünüdür. 1945-90 arasında abd'nin sovyetler birliği'ne karşı yürüttüğü psikolojik harekat bu seviyededir. psikolojik harekatların çoğunu bu seviye kapsar.

    2-) idari amaçlı psikolojik savaş : idari amaçlı psikolojik savaş, konvansiyonel savaş veya düşük yoğunluklu çatışma bölgelerinde çatışmaların sürdüğü sırada, denetim altına alınan bölgelerde kanunu hakimiyetini ve nizamı sağlamak, lojistik güvenliğine askeri birlik ayırmamak için yerel halka yönelik olarak yapılan psikolojik savaştır.

    3-) takviye edici psikolojik savaş : savaş sonrasında denetim altına alınan bölgede yerel halkın yeni yönetime uyum sağlamasını, isyan etmemesini sağlamak amacıyla yapılan psikolojik savaşa takviye edici psikolojik savaş denir.

    4-) savunucu psikolojik savaş : savunucu psikolojik savaş, sürdürülen bir psikolojik savaşa karşı alınan psikolojik savaş önlemlerini içeren bir psikolojik savaş türüdür.

    özetlersek, psikolojik savaşta etkili sonuç alabilmek için seçilen hedefi dar bir alana sıkıştırmak ve bu alana yönelik yukarıda dikkat çektiğimiz etki merkezli operasyonlar geliştirmek başarı şansını artıracaktır. diğer bir ifade ile bütün bir halkı hedef almaktansa ekonomik ve kültürel seçkinleri hedef almak daha çabuk sonuç getirebilir. çünkü böylece harekatı daha az maliyetle, daha kısa sürede daha koaly yönlendirerek sürdürmek mümkündür. ekonomik ve kültürel seçkinler üzerinde sonuç alındıktan sonra onların kendi siyasal seçkinlerine karşı harekatın bir parçası oldukları görülecektir.

    psikolojik harekat

    psikolojik harekat ise veya barış döneminde dost veya düşman hedef toplumların tutum ve davranışlarını etkileyerek politik ve askeri hedeflerin elde edilmesini desteklemek amacıyla, milli güç unsurlarından -ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi, askeri, teknolojik- biriyle planlanarak uygulanan tüm faaliyetlerdir.

    nato doktrininde psikolojik harekatın üç kademesi vardır, bunlar,

    a-) stratejik psikolojik harekat
    b-) operasyonel veya krize yanıt veren psikolojik harekat
    c-) taktik veya muharebe psikolojik harekatı.

    stratejik psikolojik harekat, yüksek seviyede bir ülkenin bir başka ülkeyi hedefleyerek icra ettiği uzun süreli, çok boyutlu harekattır. operasyonel veya krize yanıt veren psikolojik harekat konvansiyonel savaş dışındaki askeri çatışmalarda halkı kazanma operasyonudur. taktik veya muharebe psikolojik harekatı ise çatışma alanında düşman birliklerin çatışma iradesini kırmayı hedefler.

    amerikan askeri literatüründe ise stratejik psikolojik harekatı, küresel ve bölgesel çerçevede amerikan politik hedeflerini destekleyen operasyonlar olarak tanımlanırken, operasyonel psikolojik harekat belirli bir coğrafi bölgedeki amerikan psikolojik operasyonlarını tanımlamada kullanılır. taktik psikolojik harekat ise muharebe psikolojik harekatıdır.

    psikolojik harekatlar sadece sivillere karşı değil, üstte verdiğimiz örneklerden de anlaşılabileceği gibi askerlere karşı da uygulandığı gibi hem bir savaş hem bir barış dönemi uygulamasıdır. amerikan devrimi sırasında, amerikalı devrimciler ingiliz ordusunu etkisizleştirmek için ingiliz soylularının ve subaylarının ingiliz çalışan sınıflarını nasıl ezdiğini anlatan broşürler dağıtmışlardır. ingiliz ordusu, 1917-18'de suriye cephesinde çarpışan türk kuvvetlerine yönelik teslim olmasını, orduyu terk etmesini öneren bildirileri yazdığımız gibi uçaklardan atmıştır. türk ordusu ise ırak cephesinde arap aşiretlerini kazanmak için propaganda operasyonları geliştirmiştir. birinci dünya harbi başlayınca, osmanlı padişahı beşinci mehmed reşad'ın cihad-ı ekber hatt-ı hümayunu ilan edip bütün müslümanları rusya-britanya imparatorluğu-fransa üçlüsüne karşı ayaklandırmaya çalışması bile psikolojik harbin kapsamına alınabilir.

    1941 yılında almanya'da propaganda bakanlığı (ki joseph goebbels propagandanın babası diyebileceğimiz bir adamdır. kendisiyle ilgili en az bu entrynin uzunluğunda bir yazı yazılabilir) içinde bir amerikan dairesi kurulmuş ve amerikan toplumu incelenmeye başlanmıştır. abd'nin savaşa girmesinden sonra naziler, amerikan ordusundaki siyahileri hedef alarak, beyazlar tarafından nasıl ezildikleri ve bir alman galibiyeti sonrasında siyahilere eşit haklar verileceği temasını işlemiştir (böyle bir şeyin nasyonal sosyalizme aykırı olması da ironiktir, ama harpte de her şey mübah, bir şey diyemiyorsunuz *).

    aynı şekilde almanlar, barbarossa harekatının başlangıcında stalin'in iktidarından çok çekmiş olan ukraynalıları, ukrayna kazakları, kazak türklerini bu tarihi ezilmişlikten vurarak kızıl ordu'da firar olaylarının ayyuka çıkmasını sağlamakla kalmayıp, çok uluslu sovyetler birliği'nden ölesiye nefret eden bu etnik gruplara karşı nefretlerini pratiğe dökme fırsatı vererek, bir üniforma ve bir silah ile birlikte bu milletlerden gönüllü savaşan tümen ve tugaylar kurmuşlardır. (bkz: reinhard gehlen)

    çarpıcı bir psikolojik harekat operasyonu ise ikinci dünya savaşında rus partizanların alma askerlerine yönelik uyguladıkları harekatlardır. ele geçirdikleri alman askerlerini yiyen ya da yemiş gibi yaparak kalıntıları almanların bulacağı şekilde bırakan rus partizanları, alman askerlerin yüreğine esaslı bir korku salmıştır. bu korkudan dolayı rus cephesine sevk edildiğinde intihar eden veya kendisini yaralayan birçok alman askeri kayıtlara geçmiştir. selçuklu ordusu'nun da muharebe öncesinde düşman orduları arasında yaptığı psikolojik harekatın bir parçası, selçukluların düşmanlarını "yediği" şeklindedir. aynı şekilde modern anlamda psikolojik harbin amacı her ne kadar düşmanı teslim olmaya zorlamak olsa da, korkunun da çok etkili bir psikolojik harekat unsuru olduğunu da tarih bize göstermiştir. örneğin tarihte hunların yağmaları oldukça ünlüdür. moğollar korkuyu kullanmak için öldürdükleri kişilerin derilerinden davullar yapma, savaş çığlıkları atma gibi adetler geliştirmişlerdir ki, binlerce moğol süvarisinin üstünüze koşarken aklınızdan bunların geçtiğini düşünün. ancak korku, ilginç bir duygudur. korkuyla kapana kısılan bir insan bu rahatsız edici duyguya dayanamayıp teslim olabileceği gibi korkudan artık kaçacak yeri olmadığını anlayıp o korkunç psikolojiye bürünen bir insan, kaybedecek hiçbir şeyi olmadığı anda sonuna kadar direnmeyi de seçebilir. bir insanın en tehlikeli olduğu an, en çaresiz olduğu andır ne de olsa.

    elbette başarılı bir savunucu psikolojik harp ile askerin savaşma azmi kırılacağına canla başla savaşır bir hale getirmek de mümkündür.

    psikolojik harekatın araçları olan en ama en başta gelen, propagandayı ve örtülü operasyonları (covert operations) ise bu yazının devamı olarak yakın zamanda yazacağım.
4 entry daha