şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • askeri tarihin birinci dünya savaşı konusunda harp akademilerinde okutulan, okutulmuyorsa yine birinci dünya savaşındaki nablus meydan muharebesi ile birlikte okutulması gereken, her harbiyeli, subay ve kurmay subaya verecek büyük askeri dersler barındıran çatışmadır.

    marne muharebesi'nde olduğu gibi, büyük alman tannenberg zaferinin gözde hikâyesi de muazzam bir yanlışlık abidesidir. çünkü hakkında belki de en çok efsane ve safsata dönen muharebedir belki de.

    bu efsanelerden ilki ve en gözde olanı, emeklilik yıllarındaki özel merakını gelecekteki bir rus işgali için devasa bir kuşatma tasarlamakla, rus kalabalıklarının içerisine gömüleceği bataklıkların yollarını keşfetmek ve derinliğini ölçmekle geçiren ve daha sonra savaş başladığında rüyasını gerçeğe dönüştüren eski bir generalin romantik bir tanımlamasıdır. ludendorff'un gölgesinden doğduğu gibi, hindenburg şahsiyetinin ardında ortaya çıkan sonraki efsane, ludendorff'u göstermelik amirini almak için doğu prusya'ya götüren trende ikinci bir cannae olması için tasarlanan ve belirlenen mükemmel bir plandı. yazık ki tarih ikisini de ziyan etmiş olmalı.

    çünkü asıl olarak bir halk karışımı olan almanlar, kendi gaılieni’lerini genç bir kurmay subayın zekası ve eski bir kolordu komutanının enerjisinin birleşiminde buldular. bundan sonra almanların işi epey kolaylaştı, zira rusların sevk ve idaresi, alman moltke ve fransız joffre'ın hatalarıyla birleşmişti. aslında modern rusya'nın askeri tarihi, doğu prusya'nın işgalinin kısa öyküsünde, tannenberg muharebesinde özetlenebilir.

    dikkatsizce bir icradan büyük ölçüde sorumlu olan kişi, aynı zamanda feci bir işgalden ve bu işgalin rus birliklerinin hazırlanmasından evvel gerçekleştirilmesinden de sorumluydu. bu kişi, 1913 yılına kadar rus imparatorluk ordusu genelkurmay başkanlığı görevini yürüten general yakov jilinski idi. zira jilinsky, seferberliğin 15.gününde fransa ile bir askeri antlaşma yapmış ve rusya'nın 800.000 askerini muharebe hazır bulacağı gibi bayağı uçuk bir şeyi taahhüt etmişti. bu antlaşma, hantal rus askeri savaş mekanizması harekete geçtiğinde, birçok çatlağa ve bölgesel başarısızlıklara neden olmasına yol açmıştı. ayrıca bu durum, kararlarını telaş içinde almalarına neden olan rus karargah personeli için de bir zafiyet unsuru olmuştu. fakat antlaşma verilen bu sözle bitmedi, zira yeni plan, avusturyalılara karşı icra edilecek asıl taarruz ile birlikte almanlara karşı bir hücumu öngörüyordu.

    planın, hazırlanmasında görev almayan, hatta özellikle üzerinde herhangi bir nüfuzunun olmaması sağlanan rus savaş bakanı general sukhomlinov komutayı bizzat almak için entrikalar çeviriyordu. sukhomlinov kendisine komutanlık için ilahi yetenek olduğuna inanan tek kişi değildi. rakibi de ilahi bir yeteneğe sahip olduğunu iddia ediyordu. zira çar, savaş patlak verdiğinde komutayı kendisinin üstlenmesini önermiş, bakanlarını telaşa düşürmüştü. çar, bakanların baskısı altında üzüntüyle de olsa, en azından eğitimli bir asker olan büyük dük nikolay'ı atadı, ancak iki önemli yardımcısını da atayarak onu zora soktu. bunlar biri orduda pek tutulmayan dalkavuk bir general olan yanuşkeviç idi. ikinci yardımcısı danilov,yetenekli fakat geleneksel görüşlere sahip bir askerdi ve gerçekten de rus stratejisini yönlendirdi.

    büyük dük, ağustos ayının ilk günlerinden beri rus dışişleri bakanlığı vasıtasıyla üzerlerindeki alman yükünü hafifletmeleri için fransızların ardı arkası kesilmeyen baskısı altındaydı. fransızlar bunun süratli bir şekilde yapılmasını istiyorlardı. bu nedenle her ne kadar rusya'nın doğu prusya'yı işgali söz verilen tarihten önce başlamadıysa da, rusya hazır olmadan başlamıştı. rusya, birinci dünya savaşında seferberliğini çabuk tamamlamış, ancak acele işe de şeytan karışmıştı. ordu büyük ölçüde hazırlıksızdı.

    doğu prusya niemen nehri karşısında rusya'nın enine doğru uzanan uzun bir toprak parçasını meydana getirir ve kuzeyde baltık denizi ve güneyde rus işgali altındaki polonya tarafından çevrilir. kara sınırı boyunca iki ordu, birinci ordu ya da vilna ordusu rennenkampf ve ikinci ordu ya da varşova ordusu, samsonov'un komutası altında tertiplenmişti.

    rennenkampf ve samsonov, birbirinden ölesiye nefret eden iki generaldir. samsonov, rus karargahı tarafından çapkınlığı, içkiye, gece hayatına ve kadınlara aşırılığa varan düşkünlüğüyle bilinen, tam da tolstoy'un savaş ve barış'ında betimlediği gibi bir "salon subayı"dır. rus ordusunda eğlenceye düşkünlüğü ve aşırıya varan özgüveni ve atikliği ile ünü, bütün rus imparatorluk ordusu tarafından bilinmekteydi.

    general rennenkampf ise samsonov'un tam aksi karakterde, alman asıllı, kendisinden 30-40 yaş küçük güzeller güzeli vera adında bir rus hatunla evli ve meşhur rus aristokrat suarelerinde eşine olan kıskançlığıyla dikkat çeken, tereddüt ve risk almaktan kaçınan karakterde bir subaydı. öyle ki alman asıllı rus generalinin bu kararsız ve zayıf karakteri, 1904-1905 rus japon savaşında, mançurya'da samsonov'un birliklerine komuta ettiği süvari tümeni ile birlikte yardıma gitmemesiyle gün yüzüne çıkmıştı. general samsonov, bahsi geçen çatışmadan sonra rennenkampf ile sözlü bir tartışmaya girmiş, sözlü tartışma kısa sürede iki generalin tekme tokat allah peygamber demeden birbirine girmesiyle sonuçlanmıştı.

    o günden beri samsonov'un çapkınlığından daha çok konuşulan bir şey varsa, o da rennenkampf ile birbirlerine duydukları nefretti. ancak daha da kötüsü işi gücü olmayan istihbarat daire başkanı kurmay yarbay wilhelm nikolay, bunların hepsinin farkındaydı. yarbay nikolay'ın kış sarayı'ndan ukrayna'ya rusya ile ilgili kurduğu büyük casusluk şebekesi, özellikle kış sarayındaki düşük rütbeli memurlar, ona bu bilgileri altın tepside sunmuşlardı. (bkz: #101427267) işbu entry'de de söz ettiğimiz gibi yarbay nikolay, psikolojik harpteki meşhur "psikolojik siklet merkezi"ni bulmuştu ve çalışılacak halkanın rennenkampf olduğunu anlaması uzun sürmemişti. harekat süresince yarbay nikolay, bu iki generalin arasını kişisel meselelerden açmak ve komutanların kafalarını meşgul etmek için dedikodular çıkarmış, bilhassa rennenkampf'ın eşi ve general samsonov ile ilgili yasak ilişki dedikoduları çıkarmış ve zaten birbirinden nefret eden iki general, bizzat psikolojik harekata maruz kalarak daha da birbirlerinden nefret eder hale gelmişlerdi. bazı tarihçiler, yarbay nikolay'ın bu psikolojik harekatının tannenberg yenilgisinde payı olduğunu iddia ederken, bazıları ise buna "safsata" der. her iki durumda da iki general artık yaşamadığı için bu magazinsel bilgiler de onlarla birlikte mezara gitti.

    neyse, devam edecek olursak, rennenkampf ve samsonov komutası altında tertiplenen, jilinsky'nin daha üst seviye kontrolü altında bir grup daha teşkil etti. jilinsky'nin planına göre rennenkampf'ın doğu prusya'nın doğu ucu istikametinde ilerlemesi gerekiyordu, böylelikle alman savunma birliklerini kendisine doğru çekecekti. böylece iki gün sonra samsonov güney sınırını geçecek ve alman geri bölgesinin her iki yanında belirerek alman birliklerinin vistül nehri'ne geçişini önleyeceklerdi. bu planın hatası tasarlanmasında değil, fakat icrasındaydı. planın önemi, tehdit ortaya çıktığında alman karargahında neden olduğu korkuyla, aslında yarattığı büyük kargaşa ile iyi bir şekilde kanıtlanmıştı. ancak planın hatalı sevk ve idaresi ile askeri yönden hazırlıksız olmasının ve iki generalin birbirinden ölesiye nefret etmesi dışında iki doğal engel vardı. ilki, iki ordunun 75km'lik masurya gölleri zinciriyle ayrılması ve ayrıca bunlar rennenkampf'ın ilerleme istikametini batıda bulunan tahkimli königsberg bölgesiyle birlikte sadece 65 km kadar bir alana sıkıştırmasıydı. ikincisi, rusya'nın güneyden kalkıştığı işgalin ülke sınırlarını yetersiz demiryolu ve kötü yollarla birlikte çorak bir şekilde alman işgaline karşı bir engel olarak bırakmasıydı.

    rennenkampf, 17 ağustos'ta doğu sınırını 6 piyade tümeni, 2 piyade tugayı ve 5 süvari tümeninden müteşekkil bir kuvvetle geçti. iki taraftan girişilen böylesine bir taarruza karşı koymak amacıyla uzun süredir incelemeler sürmekteydi ve schlieffen'in çözümü, (bkz: schlieffen planı) bölgenin engellerini özellikle masurya gölleri'ni kullanarak hangi rus ordusu menzile önce girerse ona çok şiddetli ve var gücüyle taarruz etmek ve ondan sonra diğerine yönelmekti. ancak doğu prusya'daki alman komutan prittwitz, hesaplı bir riske girme korkusu yönünde üstü moltke'ye benziyordu. samsonov'u oyalamak amacıyla doğal engelleri tamamlayıcı unsur olarak kullanmak için landwehr (yedek) ve garnizon birliklerine bel bağlamada isteksiz olan prittwitz, scholtz'un 20.kolordu'sunun iki tümenini güney cephesinde bıraktı. kendisinin 8.ordusu'ndan arta kalan yedi tümeni ve bir süvari tümenini rennenkampf'a karşı koyması için tertipledi. süratli ve kati neticeler elde etmek için (rusların vaziyetini hatalı tahlil etmesi sebebiyle) ruslara cepheden taarruza geçerek kendisini daha büyük bir tehlikenin içine soktu.

    bu taarruz, 20 ağustos'ta gumbinnen yakınlarında gerçekleşti. alman kuvvetlerinin merkezinde mackensen'e (reis be) bağlı bulunan 17.kolordu, doğrudan taarruzda bulunmak zorunda kaldı; şiddetli bir şekilde püskürtüldü ve en azından psikolojik olarak her iki kanattaki kolorduların başarılarını boşa çıkartmıştı. yine de rennenkampf, merkezdeki birliklerini kuşatmadan kurtarmak için geri çekilme emri vermek üzereyken, ertesi sabah alman birliklerinin geri çekilmekte olduklarını öğrendi.

    çünkü samsonov, gumbinnen'e taarruz edildiği gün sınıra ulaşmıştı; jilinsky tarafından o kadar acele ettirilmişti ki, birlikler yorgun ve açtılar. ulaşımları tamamlanamamıştı. ikmal hizmetleri bir keşmekeş içindeydi. samsonov'la birlikte 8 tümen ve 3 süvari tümeni vardı ve iki tümen de peşlerindeydi.

    samsonov'un gelişi, 20.kolordu tarafından prittwitz'e bildirildi. samsonov'un birlikleri küçümsenmişti. 20.kolordu'nun olmasa da prittwitz'in cesareti kırılmıştı. o akşam 8.ordu komutanının kurmay subaylarından ikisi, general grünert ve yarbay max hofmann, prittwitz gelip kendilerini makamına çağırdığında güney sınırına tedirgin edecek yakınlıkta bulunan neidenburg'daki karargahtaki bürolarının dışında konuşuyorlardı. orada ayrıca bir başka meşhur kararsız, kurmay başkanı kont waldersee vardı. prittwitz yüzündeki endişeli ifadeyle, "baylar, sanırım siz de güney cephesinden gelen bu yeni haberi aldınız? ordu muharebeyi kesiyor ve vistül'ün gerisine çekiliyor." dedi.

    her iki küçük rütbeli kurmay subayı önce gumbinnen'deki taarruzun püskürtülmesi gerektiğini, bunun için yeterli zaman olduğunu ve her ne olursa olsun çarpışmadan başlatılacak bir geri çekilmenin vistül nehri'nin çok yakınında bulunan samsonov'a asıl alman birliklerini kuşatma fırsatını vereceğini ileri sürerek itiraz ettiler. ancak prittwitz, sert bir şekilde karar verme yetkisinin onlarda değil kendisinde olduğunu bildirdi. ondan sonra konuyu kurmay başkanı waldersee ile tartışmaya devam etmeleri için makamını terk etti. ancak kurmayları, sonunda prittwitz'i daha cesur tedbirler alması için ikna ettiler. zaman ve hareket kabiliyeti amacıyla yer kazanmak için samsonov'un sol ya da batı kanadına taarruz edilmesine karar verildi. bu amaçla üç tümenin. 20.kolordu'yu desteklemek için gumbinnen bölgesinden trenle geri getirilmesi ve orada kalan diğer kuvvetlerin (alman 1.ihtiyat kolordusu ve mackensen'in 17.kolordusu) karayoluyla batıya doğru geri çekilmeleri gerekiyordu. işte bu tannenberg manevrasının, iç hat manevrasının esasıydı.

    prittwitz, karargahına döndüğünde onların hareket tarzlarını kabul etti ve artık vistül nehri'nin gerisine çekilmekten bahsetmedi. ertesi gün birliklerinin rennenkampf'ın cephesinde emniyet içerisinde muharebeyi kestiğini ve samsonov'un neredeyse durma noktasına geldiğini öğrenince, prittwitz'in neşesi yerine gelmişti. ancak 22 ağustos'ta karargah kuzeye, mühlhausen'e intikal ettirildiğinde, özel bir trenle yeni komutan general von hindenburg, kurmay başkanı von ludendorff ve ikilinin kurmaylarından yarbay nikolay'ın gelmekte olduğunu haber veren ve bizzat berlin'den gelen bir telgraf, alman sekizinci ordu karargahı'nda bomba gibi patladı.yarım saat tehirli gelen telgraf, prittwitz ve waldersee'nin 8.ordu komutanlığı ve 8.ordu kurmay başkanlığı görevlerinden azledildiğini bildiriyordu.

    hayrete düşen karargah, ancak daha sonra bu dramatik karışıklığın ipucunu keşfedebildi. aslında prittwitz, 20 ağustos'ta karargah dışında bu konuyu tartışırken sadece general august von mackensen ve ulaştırma hat yetkililerine telefon edip vistül nehri'nin batısına çekileceğini söylememişti, fakat aynı zamanda o sırada rhine'da, koblenz'de bulunan başkomutanlığa telefon etmişti. hatta moltke'ye, kendisine takviye kuvvet verildiği takdirde, vistül hattında tutunabileceğini söylemişti. üstüne üstlük döndüğünde karargahına telefon konuşmasını haber vermeyi unutmuş ve böylece de kendisinin yaptığı plan değişikliklerinin moltke'ye iletilmesini de önlemişti. cesaretini kaybeden ve gelecek konusunda karamsarlığa kapılacak olan moltke, astlarını cezalandırmakta dikkat çeken bir hızla hareket etti ve prittwitz ile birlikte kurmay başkanı olan alman aristokratı waldersee'nin götüne tekmeyi bastı.

    prittwitz bir geri zekalıydı. zira doğu cephesinde bunlar olurken moltke, batı cephesinde fransızlar, ingilizler ve onların envai çeşit askeriyle mücadele ediyordu ve batı cephesi, 1918'e kadar olmayacağı kadar kritik bir durumdayken prittwitz, 9 piyade tümeninin batı cephesinden alınıp (gerek olmadığı halde) doğu cephesine kaydırılmasını istemişti. moltke prittwitz'i görevden almakla birlikte, son derece yanlış bir economy of force uygulamasıyla en kritik ve en ihtiyaç olduğu anda 9 tümeni doğu cephesine yola çıkardı. oysa 9 tümen doğuya vardığında, rusların işi çoktan bitmiş olacaktı.

    moltke derhal çevresinde kararlı bir adam aramaya başladı ve o adamı liege'daki yenilgiyi zafere çevirmiş olan ludendorff'un şahsında buldu. moltke daha sonra koblenz' çağrılan ludendorff'a göstermelik bir amir tayin etti. 22 ağustos'ta koblenz'e gelen ludendorff, doğu prusya'daki durum hakkında kendisine izahat verilince, ilk emirlerini doğrudan talihsiz prittwitz'in kolordu komutanlarına gönderdi ve yeni "komutanlık" görevi için trene atlayıp "komutanı" hindenburg'u hannover'den aldı.

    şimdi burada bir duralım. alman komuta sistemi üzerine düşünelim. kukla komutan, hannover'de sahipsiz beklerken, önce kurmay başkanı seçiliyor ve tek başına istişarede bulunuyor ; kurmay başkanı telgrafla emirlerini gönderiyor ve yolda "bagajını" hazırlıyor. ancak işin mizahı yanı ise, planın zaten hazırlanmış olması, gerekli hareket tarzlarının ve ludendorff'un maiyetinde harekat şubesinin başkanı olarak çalışacak daha da küçük rütbeli bir kurmay subayın, max hofmann tarafından belirlenmiş olmasıydı.

    üstelik planda öngörülen cesaretin ortaya koyulması, büyük ölçüde hofmann'ın önceki tecrübesiyle mümkün oldu. çünkü schlieffen, zekice bir sezgiyle birçok kişinin sadece zeki bir aylak olarak gördükleri bu cin gibi parlak genç kurmay yüzbaşıyı rusya'ya karşı savaşta japon birlikleriyle gözlemci olarak iştirak etmesi için seçmişti. japonlara askeri danışmanlık yapan kurmay yüzbaşı, şimdi savaşmalarını öğüt ettiği ruslara karşı kendisi savaşıyordu. hoffmann orada sadece general rennenkampf ve general samsonov'un mukden demiryolu peronunda birbirlerine kafa göz dalmalarını değil, rus ordusu hakkında çok şey de öğrenmişti. gumbinnen'den yapacağı baskıyla sağlayacağı yardımda acele etmeyecekti. hofmann ayrıca mançurya'da rusların yöntemlerinin inanılmaz dikkatsiz yönlerini öğrenmişti ve bu bilgi onu ağustos 1914'de "şifresiz" olarak gönderilen rus telsiz emirlerinin gerçek olduklarını kabul etmesi gerektiğini öğrenmesini sağlamıştı. halbuki hofmann'ın üstleri bu emirlerin kurnazca bir aldatma olduğu kuşkusunu taşıyan bir eğilim içerisindeydiler.

    çelişkili olmakla beraber hofmann'ın planının icrası ve ludendorff tarafından geliştirilmesi (bu ludendorff'u dünya çapında ünlü yapacak bir plandı) ludendorff'un ilk emirleriyle geciktirilmişti. çünkü ludendorff, prittwitz'in yetkilerini budamak için koblenz'den birkaç kolordu komutanına telefon ederek kendisi gelene kadar prittwitz'den müstakil hareket etmelerini söylemişti. rennenkampf'ın cephesinde bulunan 1.ihtiyat kolordusu ve mackensen'in 17.kolordusu bu emirden batı istikametinde gerçekleştirmekte oldukları geri çekilmede bir gün mola vererek yararlandılar. hızlı hareket esnasındaki bir başka duraklama ise yeni komutanları karşılamak için 8.ordu'nun bütün karargahının geriye marienburg'a intikal etmek zorunda kalmalarındandı.

    23 ağustos'ta marienburg'a varan ludendorff, halihazırda devam etmekte olan hareketlerin (intikal, yürüyüş ve geri çekilme) kendisinin kısmi olarak hazırlanmış planlarıyla uyum içerisinde olduklarını görmekten memnun oldu ve hofmann'ın düzenleme ve hazırlıklarını onayladı. ertesi gün rennenkampf'ın takip harekatı için ileri harekatta bulunmadığı kesinleşti ve ludendorff below'un komutasındaki 1.ihtiyat kolordusu'nun geri çekilmesini hızlandırarak planını genişletti ve böyle yapmakla samsonov'un sağ kanadına taarruz edebilirdi. daha sonra 25 ağustos'ta yakalanan bir telsiz mesajı, ludendorff'a rennenkampf'ın hareketlerinin yavaşladığını gösterdi ve ayrıca ludendorff rennenkampf'ı gözetlemesi ve gözünü boyaması için sadece süvariyi bırakarak, mackensen komutasında bulunan 17.kolordu'yu kullanabileceğini düşünmeye başladı. böyle yaparak samsonov'un sadece bir değil, aynı zamanda iki kanadına çok şiddetli bir şekilde taarruz edilebilir ve çift taraflı kati bir kuşatmanın üstesinden gelebilirdi. maalesef şu anda hazır hale gelen bu plan, istirahatle kaybedilen günü cebri yürüyüşle bile kazandıramazdı.

    23 ağustos'ta genel durum

    bu arada samsonov, yeterince düşünmeden almanların prittwitz'in tasarladığı plana göre vistül nehri'ne çekildiği kanaatine varmış olan jilinsky'nin telgraftaki azarları sonucu birliklerini ileri doğru kademelendirmişti. jilinsky, samsonov'u alman birliklerini kuşatmakla görevlendirmekle birlikte sadece rennenkampf'ın hareketini hızlandırmayı ihmal etmekle kalmayıp ve hatta aynı zamanda onun königsberg'e taarruz etmesini emretmekle enerjisini başka yöne çevirmiş oldu. bu arada samsonov'un ordusu yaklaşık 90 kilometrelik bir cepheye yayılmış ve sağ kanadı, merkezi ve sol kanadı birbirinden çok fazlaca uzaklaşmıştı. şayet bu kanatlar, birbirleriyle irtibatlarını sağlayacak bir hareket kabiliyetine sahip olmuş olsaydı, bu genişlik bir avantaja dönüşebilirdi. ancak ağır hareket eden birlikler ve kötü yolların varlığıyla bu durum tehlikeli bir hal aldı. ilerleme esnasında daha batıya doğru girişilen yan hareketleri yer değiştirme girişiminin kendini imhaya yol açmasına neden olmuştu.

    scholtz'un 20.kolordu'su yavaş yavaş geri çekiliyordu ve rus merkez birliklerinin 13. ve 15. kolordular) allenstein-osterode hattına ilerlemesinden önce, geriye (batıya) doğru çark ediyorlardı. daha fazla geri çekilmenin yaratacağı baskıdan ve sonuçlardan korkan ludendorff, 26 ağustos'ta françois'un 1. kolordu'suna taarruz etmesini ve usdau yakınlarında bulunan rus sol kanadını (1. kolordu ve 2 süvari tümeni) yarmasını emretti. françois, birliklerinin bir kısmı, sahra toplarının dörtte üçü, bütün ağır silahları ve cephane kolları henüz gelmediği için emre itiraz etti. françois ayrıca cepheden taarruz etmek yerine rus kanadının etrafından dolanması gerektiğini ileri sürdü. ludendorff bu itirazları süratle reddetti.

    belki ludendorff'un zamanlama yeteneği, taktik gerçeklik yeteneğinden daha üstündü. ancak mackensen'in gumbinnen'deki tecrübesini tekrarlamaya hiç niyeti olmayan françois, ludendorff'un emirlerine pasif bir şekilde direnerek rusların aktif direnişinden sakındı ve uzaktaki sırtı ele geçirmekle yetindi. scholtz'un 20. kolordu'su samsonov'un yorgun birliklerinin hareketsizliğinden dolayı, (örneğin bir kolordu 12 gün zarfında sadece yoğun kumla kaplı olan yollarda 225 kilometreyi aşkın yürümüştü) herhangi bir tehlikeye maruz kalmadı. ancak 26 ağustos günü zorlu bir muharebeye tanıklık etti. çünkü ordunun geri kalan unsurlarından iki günlük yürüyüş mesafesi uzakta bulunan rus sağ kanadı (6. kolordu ve süvari tümeni) lautern yakınlarında doğu cephesi'nden geri dönmekte olan iki alman kolordusu ile karşılaştı. rus sağ kanadı büyük bir kargaşa halinde geri püskürtüldü, fakat below ve mackensen'in taarruzları çok kötü koordine edilmişti. birlikleri cebri yürüyüş sonucunda yorgundu ve takip harekatına devam etmediler. böylece her ne kadar düzensiz bir durumda olmakla beraber rus sağ kanadı emniyet içerisinde geri çekilebildi. ancak, bir tümenin bir kısmının arkasında bössau gölü bulunuyordu. panik esnasında bazı askerler boğuldu. bu küçük hadiseden hindenburg'un samsonov'un ordusunu göllere ve bataklıklara döktüğü ve binlercesinin boğulduğu efsanesi doğdu. bu, psikolojik harekatın ve istihbarat şube başkanı yarbay wilhelm nikolay'ın marifetiydi.

    23-26 ağustos 1914, manevralar ve hareketler

    bütün muharebenin gerçek krizi 27 ağustos'ta meydana geldi. çünkü o sabah yeterli miktarda topçu mermisi ikmali yapmış bulunan 1.kolordu komutanı françois, usdau yakınlarındaki rus sol kanadının bulunduğu mevzileri çok şiddetli bir topçu bombardımanına tabi tuttu. rus birlikleri aç karınlarının üstüne bir de yüksek infilaklı mermilere dayanamadılar ve alman piyadesini beklemeden geri çekildiler. françois, neidenburg'a doğru yapılacak takip harekatıyla rus merkez bölgesinin arkasına çark edilmesini emretti. fakat açıkta bulunan kanadına girişilen bir rus karşı taarruzu, françois'un güney istikametine, soldau'ya dönmesine neden oldu. bununla beraber 28 ağustos günü şafak vakti, bitkin durumda bulunan rus sol kanadının alelacele soldau'dan sınırı geçmiş olduğunu öğrendi ve birliklerini bir kez daha doğu istikametine, neidenburg'a döndürdü.

    françois'un 27'sinde kaybetmiş olduğu zaman, rusların kendilerini ölüme mahkum etmeleri sonucunda telafi edilmişti. zira her ne kadar samsonov önceki gece sağ kanadının bitkin durumda ve sol kanadının tehlike altında olduğunu bilmekle birlikte merkezdeki birliklerine tekrar kuzey istikametinde taarruz etmelerini emretmişti. kendine duyduğu aşırı iyimserlikten dolayı suçlanamayacağından, bu olayın iki muhtemel açıklaması vardır : ya emirlerine görevini yerine getiremeyecek kadar katı bir şekilde bağlıydı, ya da eski düşmanı rennenkampf ilerlerken geri çekilmekte isteksizdi. samsonov'un hücumu muhtemelen almanları yenilgiden kurtarmıştı, zira scholtz, françois'un taarruzuna yardım etmesi için ludendorff'tan emir almıştı. bu nedenle rus merkez kuvvetleri, daha da bitkin düşmeleri pahasına, scholtz'un cephesinde birkaç çatlak meydana getirmişti. cephedeki bu darbeler geçici bir süre ludendorff'un sinirini bozmuş gibiydi, zira françois'a hem geriye yardım göndermesini hem de kolordusunun geri kalan kısmıyla kuzeydoğuya, lahna'ya, rus merkez bölgesinin tam arkasına doğru ilerlemesini emretti. sık ormanlık bölgeyi enine kat eden bu istikamet, françois'a rusların geri çekilme hattını önlemek için daha az şans ve fırsat vermiş olacaktı. neyse ki françois bu emri dikkate almadı ve neidenbrug'a doğru ilerlemeye devam etti. ludendorff, öğleden hemen sonra rusların cephede meydana gelen gedikleri genişletmek için girişimde bulunmadıklarını, fakat daha ziyade geri çekilme belirtileri gösterdiklerini keşfetti. o nedenle françois'a, sadece neidenburg'un üzerine yürümesini değil, fakat içinden devam ederek doğu istikametinde willenburg'a ilerlemesi için yeni emirler gönderdi. françois'un birlikleri 29 ağustos gecesi neidenburg ile willenburg arasında bulunan, aralarında tahkimli mevzi zincirlerinin meydana getirdiği ve şu anda geriye doğru kaçmakta olan rusların çekilme hattı önünde engel oluşturan ve françois'un kaçındığı orman labirenti içinde karmakarışık hale gelen yolu tutmuştu. geri cephesi kapalı ve yolları tıkanmış olan rusların merkezinde bulunan 13 ve 15.kolordular ile 23.kolordunun yarısı, ateş çemberine karşı takatsizce dövüşen aç ve yorgun bir kalabalık haline gelmişlerdi. daha sonra binlercesi esir alındı.

    bu rus trajedisi, ruslar için dostoyevski'den daha hüzünlüydü. en önemli sahnesi 27 ağustos'ta, neidenburg'dan muharebeyi kontrol çin gelen, oysaki kendisini geri çekilmenin girdabında bulan bizzat samsonov tarafından oynanmıştı. hiçbir şey yapamayan samsonov, 28 ağustos'ta çark ederek tekrar güneye doğru hareket etti ve ormanın derinliklerinde kayboldu. karanlıkta yoldan saptı ve yokluğu tek el silah sesi ormanda çınlayana kadar karargahı tarafından fark edilmedi. samsonov, felaketten sağ çıkmaktansa intihar etmeyi seçmişti.

    27 ağustos ve ruslar için tannenberg'in sonu

    fakat o öldüğünde, felaket onun umutsuzluğu kadar büsbütün olmadığı gibi, kesin de değildi. eğer rus merkez birlikleri hedefledikleri yarma taarruz harekatı için kendilerini yeniden organize edebilmiş olsalardı, harekat pekala başarılı olabilirdi. çünkü françois'un barikatı zayıftı ve bizzat kendisi dışarıdan gelecek tehlikeye maruz durumdaydı. tehdidin kaynağı usdau'daki yenilgiden ve sınırdaki geri çekilmeden sonra takviye edilmiş olan artamanov'un 1.kolordu'suydu. artamanov, kurtarma harekatı için geri dönmüştü. hava raporları, françois'u 29 ağustos'taki tehlike için uyardı. ancak françois, neidenburg'da ilerleyen rusları durdurmak için elinde olan bu tür birlikleri sevk etmekle beraber cesur bir şekilde ablukasından vazgeçmeyi reddetti. yine de, kasaba 30 ağustos'ta kaybedildi, fakat ludendorff, zaten takviye göndermekteydi ve artamanov avantajını kollamak için biraz çaba gösterdikten sonra 31 ağustos'ta bir kez daha güneye çekildi.

    bununla beraber françois'un zafiyetinin ve samsonov'un ordusunun bir kısmının kaçmasının nedeni mackensen ve below'un doğudan gelip françois ile buluşamamış olmasıydı. bu nedenle engel ne sağlam ne de beklendiği gibi tamamdı. mackensen ve below arasındaki hatalı işbirliği ve üst karargahın sevk ve idare konusunda net bir tutum içinde olmayışlarının eksikliği nedeniyle kolorduları, rus sağ kanadını takip etmekten vazgeçti ve kuzeye, allenstein istikametinde yöneldi. hannibal'in hareket tarzında olduğu gibi düşmanın arkasından ustaca dolanmak yerine tipik bir alman tarzıyla topların sesine doğru ilerledi. rennenkampf'ın ilerlemesine karşı duyduğu korku ile samsonov'u imha etme arzusunun ikileminde kalan ludendorff, mackensn ve below'un arapsaçına çevirdiği birliklerine çekidüzen vermeye yardımcı olmayan bir dizi çelişkili emirler yayımladı. sonuç olarak ludendorff daha fazla riske girip ve daha az kazanmış oldu. çünkü muharebe alanındaki cephe hattına varmakta gecikmiş ve güneydoğuda rus 13.kolordu'sunun bir kısmının gerçekten kaçtığı bir gedik bırakmıştı. şayet mackensen kendi kararıyla gediği kapatmak için tekrar güneye dönmemiş olsaydı, rusların çoğunluğu kaçabilir ve şuursuzca paniğe kapılmazlardı.

    buna rağmen 92.000 esir alındı, iki kolordu ve bir kolordunun yarısı imha edildi. samsonov'un ordusunun diğer yarısı ciddi bir şekilde, özellikle moral bakımından yıprandı. almanlar kuşkusuz, düşmanın aptalca hatalarından istifade etmişlerdi. her şeyden önemlisi bu hatalardan yararlanarak şifresiz telsiz mesajlarının ve nikolay'ın yürüttüğü psikolojik harekatın da yardımıyla belirli aralıklarla savaşın bilinmezliğini, belirsizliğini dağıtmışlardı.

    bununla beraber, şayet savaşta belli aralıklarla önümüzü görmek istiyorsak, bu vahşi bölgenin "körlüğünü" ve zorluklarını da hesaba katmamız gerekmektedir. tannenberg zaferi büyük bir başarıdır, çünkü savaş tarihinde eşsizdir. fakat ne ludendorff ne de hindenburg zaferin planlayıcısıydılar. her ne kadar, sırasıyla prittwitz ve ludendorff'un planı kabul etmeleri nedeniyle ve ludendorff'un da ayrıntı niteliğinde katkıları olsa da, planın asıl başarısı max hoffmann'ındır. ludendorff, zaferin etkili bir unsuru bile değildi, çünkü asıl katkıda bulunan françois'du. ludendorff'un bu muharebedeki payına karşı olarak, koblenz'den çektiği ilk telgrafın, samsonov'un kuşatılmasının tamamlanmasındaki başarısızlığın asıl ve temel nedeni olduğu ortaya konmalıdır. çünkü tannenberg, askeri tarihte çok sıkça iddia edildiği gibi, ayrıntılarıyla planlanan bir ikinci cannae muharebesi değildi.

    hedef, rus işgal kuvvetlerini durdurmaktı, rus ordusunu kuşatmak değildi. çift taraflı kuşatma fikri, icrası ancak rennenkampf hareketsiz halde kalmaya devam ettiğinde, sonradan akla gelen bir fikirdi. tam da zafere verilen isim gibi, sonradan akla gelmişti. çünkü 28 ağustos'ta ludendorff'un takip harekatına "frögenau" adı verildiğinde hoffmann, ludendorff'a önlerinde bulunan kasabanın adı olan tannenberg'i kullanarak, 1410 yılında cermen şövalyelerinin polonya-litvanya karşısında uğradığı tarihi bozgunun alman tarihindeki lekesini yerinde bir davranışla silebileceğini ileri sürmüştü.