şükela:  tümü | bugün
108 entry daha
  • alman bir çocuğun gözünden ikinci dünya savaşı'nı komedi ve drama öğeleriyle harmanlayarak anlatan , başarılı bir taika waititi filmi. aslında taika waititi'nin senaryo ve oyunculuğu da başarıyla üstlenmesiyle bir nevi şov yaptığı bir film bile diyebiliriz. kendisinin , artık kendi kendini tekrar eden , pek fazla özgün işleri piyasaya süremeyen hollywood'da çok değerli bir figür olduğunu düşünüyorum özgün tarzıyla. yeni nesil yönetmenler arasında önü çok açık bence.

    --- spoiler ---

    filme gelirsek küçük yaştan beri adolf hitler hayranlığıyla büyümüş , babasını savaşta kaybetmiş alman bir çocuğun gözünden ikinci dünya savaşı'nın son demlerini ve inandığı doğrular ile yaşadığı hayatın çatışmasını daha çok küçük yaşta tecrübe etmesini izliyoruz. gerek sosyolojik gerekse de psikolojik anlamda derin anlamlar içeren ve insanı düşüncelere sevk eden bir anlatımı var. savaşın yarattığı yıkımı ve acıları kara mizah öğeleriyle güzel harmanlamış.

    film mizah üzerinden eleştirilerini öyle güzel yapmış ki normalde duysanız önyargıyla yaklaşacağınız karakter özelliklerini filmde ilgiyle izletiyor. küçük bir çocukla arkadaşlık eden ve beyaz perdeye sempatik aktarılan bir adolf hitler karakteri var filmde neticede. çünkü jojo kendinisini davasına öyle inandırmış ki , tarihin gördüğü en büyük psikopatlardan birisini hayalinde bu denli sempatik ve kendisiyle arkadaş olan bir insan olarak canlandırıyor. ama jojo zamanla yaşadığı trajedilerle kendi kafasında kurduğu gerçeklerle hayatın aynı olmadığının farkına varıyor , hayal kırıklığı ile karışık ikilemlerin içinde buluyor kendisini. önce annesinin evde bir yahudi sakladığını öğrenince yaşıyor bu durumu ve kendi inandığı şeylere ihanetini ilk burada gerçekleştiriyor. evde saklanan yahudi kıza içten içe beslediği sevgiyle kendi doğrularını bir kez daha yıkmış oluyor. daha sonra annesinin dönemin muhaliflerinden olduğu için kent meydanında asıldığını gördükten sonra savaşın kendisi açısından en kötü yüzünü görüyor ve artık o eski jojo olmaktan çıkıyor. yaşadığı bu trajedi onu adeta bir genç adama dönüştürüyor ve filmin başında en yakın arkadaşı olacak kadar sevdiği adolf hitler'i , filmin sonunda tekmeleyerek pencereden dışarı atacak kadar nefret ediyor. devlet eliyle yapılan propagandaların yeni yetişen nesiller üzerinde ne kadar kötü etkilerde bulunduğunu görmemiz açısından çok etkileyici.

    filmin baş karakterleri dışında yan karakterler de oldukça iyi işlenmiş. taika waititi'nin adolf hitler rolü alışılmışın dışında ve son derece başarılı. scralett johansson'un canlandırdığı karakter de aynı şekilde güzel bir yan karakterdi ki kendisine marriage story'den sonra bu rolüyle de bu sefer en iyi yardımcı kadın oyuncu adaylığı getirdi buradaki oyunculuğu. ama benim en sevdiğim karakter sam rockwell'in canlandırdığı captain klenzendorf karakteri oldu. vicdanı ile yaptığı işin ciddiyeti arasında kalmış , bunun yarattığı ikilemlerin arasında hayattan keyif almaya çalışan bir komutan rolü çok yakışmış kendisine. three billboards outside ebbing missouri filmindeki yardımcı oyunculuğunu en son bu kadar beğenmiştim ve burada da adeta döktürmüş diyebilirim. ciddiyetsiz ve görevini ciddiyetle yapmayan ama aynı zamanda yeri geldiğinde pis , otoriter bir adama dönüşen kolluk kuvveti rolleri için yaratılmış bu adam.*

    --- spoiler ---

    genel anlamda başarılı oyunculuklar , kara mizah ve dramanın uyumlu şekilde işlenmesi ve savaş filmlerine farklı bir yerden yaklaşmasıyla son derece başarılı bir film olmuş jojo rabbit. ikinci dünya savaşı filmlerini özel ilgiyle takip eden birisi olarak bu filmi kendi listemde üst sıralara koyuyorum.

    8.5/10
328 entry daha