şükela:  tümü | bugün
38 entry daha
  • catch 22 şöyle bir durumdur. eğer pilot uçmamak isterse akıl sağlığı yerindedir, dolayısıyla uçmak zorundadır. uçmayı kabul eden pilotlar uçtukları için delidir. görevden alınmaları için doktora gelip deli olduklarını söylemeleri yeterli olacaktır, ama gelip uçmak istemediklerini söylerlerse, akıl sağlıklarının yerinde olduğu yönünde rapor alacaklardır, çünkü akıllı adamlar o uçağa binmek istemeyeceklerdir.

    catch 22 olağanüstü bir kitap. okumamış olanlar varsa okusunlar. spoiler vermeden biraz anlatmaya çalışayım. kitap kronolojik olarak ilerlemez, sürekli flashbacklerle kafa karıştırabilir. neyse, olaylar italya yakınlarındaki pianosa adasında geçmektedir. bir grup a.b.d. ordusu pilotu ve subayın yaşadıkları anlatılıyor. kitabın kahramanı yossarian evine dönebilmek için komutanın belirlediği uçuş sayısını doldurmaya çalışır. yossarian her yaklaştığında, komutan görev sayısını artırmaktadır. yossarian da belirli aralıklarla sağlık durumunu bahane ederek hastaneye kapatır kendini.

    başlangıçta kitap bir komedi olarak başlasa da, olaylar sürrealdir, herşeyin arkasında bir mesaj vardır. herşey akla ve mantığa aykırıdır, öyle ki özellikle sonlara doğru bazen kabullenmekte zorlanabiliyorsunuz. kaybetme ve acı çekme temaları iyice kaplıyor. sonu ise tam anlamıyla tüyler üpertici. bir anda herşeyin sebebi anlaşılıyor.

    bir fahişe'ye kendini kaptıran nately'si, o fahişeyle gıcığına birlikte olan captain black'i, yanaklarına elma saklayan orr'u, zatüre'den öleceğini söyleyen ve sonunda ölen chief'i, paragöz milo'su, uykusunda çığlık atan hungry joe'su, major major major major'ı, yossarian'ın hayatını sürekli tehlike'ye atan arfy'si, kavgacı generalleri, yossarian'ın madalya törenine çıplak katılması, milo'nun mısır'da isveç'e uzanan ticaret ağı, m&m enterprises'in kampı bombalaması, bologna saldırısı ve en önemlisi yossarian'ın yanlış yarayı tedavi etmesiyle, hem güldürücü hem de psikolojik açıdan zorlayıcı bir şaheserdir catch 22.
87 entry daha