şükela:  tümü | bugün
  • üst edit: arkadaşlar çok teşekkür ederim hepinize, beklemediğim kadar çok cevap yazan, mesaj atan olmuş. evlenince çok arkadaşınız kalmadığı için derdinizi anlatacak, anlatsanız sizi anlayacak, özel hayatınızı açabileceğiniz pek insan olmuyor etrafınızda. yazdıklarınızı yazacaklarınızı tek tek, derinlemesine okuyup, notlar alıp bir iki gün içinde eşimle konuşup karar verip yine burada paylaşacağım sizlerle. çok duygulandırdınız beni, çok teşekkür ederim tekrar hepinize.

    sevgili sözlük belki biraz kişisel olacak ama vereceğiniz tavsiyelerle benimle aynı durumda olan erkekler için de yol gösterici bir kılavuz olabileceğinden başlığını açmak istedim.

    30 yaşını geçmiş evli bir erkek olarak önerilerinize ihtiyacım var.

    ön not: eşimle 4 yıl önce severek evlendik. evlendiğimizde çocuk istemediğimi söylemiştim o da istemediğini belirtmişti.

    gel zaman git zaman, eşim hormonlarının da etkisiyle çocuk istemeye başladı. etrafında anneleri gördükçe bu isteği daha da arttı ve bana çocuk yapmak için baskı kurmaya başladı. bir süre bu isteği geçer diye bekledim, artık karar vermemi istiyor. şimdi ne yapacağımı bilemiyorum. eşimle iyi kötü bir evliliğimiz var, eşimi seviyorum, kafalarımız da az çok uyuşuyordu taa ki çocuk istemeye başlayana kadar.

    çocuk istemeye başlayınca hayattan beklentileri iyice azaldı eşimin. yaptığımız her şey boş gelmeye başladı sanki hayatın tek amacı çocuk yapmakmış gibi, diğer faaliyetlerden zevk almamaya ve isteksiz davranmaya başladı. yine de sevdiğimiz sevmediğimiz şeyler benzer sayılır. tipik türk kızı gibi değildir, sosyal medya bağımlısı değil, alışveriş meraklısı değil, gösteriş yapmayı sevmez, egosu yüksek değildir, alçakgönüllüdür, sakinliği sever, oturup dizi izlemeyi değil sanatla ilgilenmeyi sever, ailesine çok bağlı ve bağımlı değildir, kendisi de ailesi de iyi insanlardır vs vs. bir kadında isteyebileceğim, türkiye'de diğer kadınlarda pek bulamayacağım özelliklere sahip. bunu niye söylüyorum çünkü çocuk istemediğim için "çocuk yapmayacaksak beni oyalama, ayrılalım" demeye başladı. belki aşırı gelecek ama bir süre daha kendisini oyalayıp ileride çocuk istemiyorum dersem sinirinden beni öldüreceğini bile söylüyor.

    benim de karar vermem lazım artık. yumurta kapıya dayandı. ne yapmam gerekiyor bilemiyorum şimdi. birincisi çocuk yapmayı bu ülke şartlarında doğru bulmuyorum. ülke gittikçe kötüleşiyor. cahillik gittikçe artıyor. özellikle yeni neslin zevkleri, ilgileri çöplük haline gelmiş durumda. mecburen onlarla arkadaşlık edecek, uymazsa sıkıntılar yaşayacak. çocuğa iyi bir eğitim sağlayalım desek, öyle bir bütçem de yok. eşim çalışmıyor. haydi parayı halledip, iyi bir eğitim aldırmaya çalışsak, çocuk özel okullarda iyi eğitim adı altında manyağa çevrilecek hem de asgari ücretle çalışmaya çalışan öğretmenler tarafından. türkiye'de iyi eğitimi bilen hem öğretmen, hem özel okul da yok. devlet okuluna da vermem, ne idiği belirsiz eğitimsiz çocuklar ve ebeveynler arasında yitip gidecek bizler gibi. haydi eğitimi sorunsuz bitti, sonrasında iş bulamayacak, bulsa köle gibi çalışacak, eğitimsiz kültürsüz godomanların elinin altında sömürülecek ya da sevdiği işi yapamayacak, kendi işini kursa bu ülkede sahtekar, dolandırıcı olmadan zorluk çekecek, tutunamayacak vs vs.

    açıkçası ben de bütün emeğimi, kazancımı, hayatımı kendim bu hayatı yaşayamadan bir çocuk için onu yetiştireyim diye harcamak istemiyorum. harcasam da bu ülkede buna değmeyeceğini biliyorum. ayrıca savruk, plansız bir insanım, bir türlü düzene gelemiyorum, insan seven bir yapım da yok, doğayı ve hayvanları seviyorum ama insanları sevemiyorum, insanın yavrusu bile bana itici geliyor, sürekli bağıran çağıran bir şeyler isteyen bencil benmerkezci bir canlı kendi yavrum da olsa itici gelecek muhtemelen. haydi onu geçtim sessizliği sakinliği seven biri olarak evde sürekli ses ve gürültü olması bir süre sonra bıktıracak. ayrıca eşim de böyle biri olduğu için onun da anne olduğunda canavara dönüşen kadınlara döneceğinden şüpheliyim. sürekli gergin biri olacak, zamanının hepsini çocuğa ayıracak, çocuğu bahane edip hayattan bütün bağını koparacak, belki onun kadar çocukla ilgilenmiyorum diye kavgalar çıkaracak, hayatımızda çocuk dışında hiçbir şey kalmayacak diğer çocuklu aileler gibi. atıyorum en basitinden bu gece sabaha kadar uykusuz kalıp oscar törenini izleyeceğiz, çocuk olunca birlikte bu basit aktiviteyi bile yapamayacak hale geleceğiz. çocuk olunca bu fikirlerim değişir mi, bunlar bir psikopat gibi hoşuma gider mi, sonradan çocuk fikrine ve çocuk için yaşamaya sıcak bakar mıyım emin değilim, bu da büyük bir risk. hem aile hem çocuk için. şimdi 2 yol var önümde:

    1. çocuk yapmamak için eşimden ayrılsam,

    a) başka biriyle birlikte olmak istesem, bu devirde aradığım özelliklerde iyi bir eş bulmak zor, haydi buldun çocuk istemeyenini bulmak zor. yaş 35 olmuş bu saatten sonra biriyle anlaşmak, egosundan, alışkanlıklarından ve yaşanmışlıklarından arınıp/arındırıp kaynaşmak, ideal yuva kurmak da zor.

    b) bekar kalmak istesem, bu toplumda o da beklentilerini karşılayamıyor ve yalnızlık sonu. ömür boyu yalnız, istenmeyen bir adam olacaksın.

    2. çocuk yapmaya ikna olup eşimle devam etsem, çocukla hayatım zindana dönüşecek. kendimi hiç istemediğim bir hayatın ortasında bulacağım. baba olmaya alışır mıyım bilmiyorum ama denemek herkes açısından bir risk. tersi durumda özellikle çocuk açısından büyük kötülük olur.

    büyük bir çaresizlik içinde kaldım. eşim beni oyalama karar ver diyor. onun da geç kalmasını istemiyorum, çocuk istiyorsa yaşı geçmeden yuva kurup çocuk yapsın istiyorum, zaten bu şekilde ilişkimiz de normal ilerlemeyecek artık ama sevdiğim insanı da kaybetmek istemiyorum.

    bu çıkamazdan nasıl çıkacağımı, hangisi kolay hangisi zor kestiremiyorum. belki sizler yol gösterirsiniz.
328 entry daha