şükela:  tümü | bugün
615 entry daha
  • 92. oscar ödül töreni'nde, türkçesi aşağı yukarı şöyle olan bir konuşma yapan aktör:

    --- spoiler ---
    şu an çok minnettarım. aday olan diğer arkadaşlarımın hiçbirisinden veya bu salondaki başka bir kimseden yüksekte hissetmiyorum çünkü bizler aynı aşkı, sinema tutkusunu paylaşıyoruz. bu ifade biçimi bana en olağandışı hayatı verdi. onsuz [sinemasız] nerede olurdum, bilmiyorum. ancak sanırım [sinema yoluyla kendini ifade etmenin] bana ve bu salondakilere verdiği en büyük hediye, sesimizi, “sesi olmayanlar” için kullanabilme fırsatıdır. (bkz: anonymous for the voiceless)

    topluca maruz kaldığımız üzücü meselelerden bazıları üzerine epey düşünüyorum. sanırım zaman zaman farklı davaları savunduğumuzu hissediyoruz ya da öyle hissetmeye zorlanıyoruz fakat ben bir müştereklik görüyorum. bence ister toplumsal cinsiyet eşitsizliği ister ırkçılık ister queer hakları ister yerlilerin hakları ister hayvan hakları üzerine konuşalım; konuştuğumuz şey adaletsizlikle mücadeledir. konuştuğumuz şey bir ulusun, bir insanın, bir ırkın, bir cinsiyetin, bir türün; diğerlerini fütursuzca baskılama, tahakküm altına alma, kullanma ve sömürme hakkına sahip olduğu inancına karşı mücadeledir.

    bence doğal yaşamdan çok kopuk hâle geldik. birçoğumuzun suçlu olduğu şey benmerkezci bir dünya görüşüdür, evrenin merkezi olduğumuz inancıdır. doğal yaşama giriyoruz ve onu kaynakları uğruna yağmalıyoruz. bir ineği yapay olarak dölleme hakkına sahip olduğumuzu hissediyoruz ve doğum yaptığında, acı haykırışları apaçık ortada olmasına rağmen, bebeğini çalıyoruz. sonra da buzağı için ürettiği sütünü alıp kahvemize ve kahvaltılık gevreğimize koyuyoruz. ve sanırım kişisel değişim fikrinden korkuyoruz çünkü bir şeyi feda etmek, bir şeyden vazgeçmek zorunda kalacağımızı sanıyoruz. ama insanlar yaratıcı ve marifetliler. bence sevgi ve merhameti yol gösterici ilkelerimiz olarak benimsediğimizde tüm duyarlı (hissedebilir) canlılar ve çevre için faydalı dönüşüm sistemleri yaratabilir, geliştirebilir ve uygulayabiliriz.

    tüm hayatım boyunca alçak ve bencil biri oldum. zaman zaman acımasız, birlikte çalışması zor biri oldum ve bu salonda bulunan birçoğunuz bana ikinci bir şans verdiği için minnettarım. bence en iyi hâlimiz, birbirimizi desteklediğimiz zamankidir. geçmişteki hatalarımız nedeniyle birbirimizle hesaplaştığımız zamanki değil, gelişmek için birbirimize yardımcı olduğumuz zamankidir. birbirimizi eğittiğimiz, kurtuluşa doğru yönlendirdiğimiz zamankidir. bu, insanlığın en iyi hâlidir.

    17 yaşındayken kardeşim (bkz: river phoenix) şu sözü yazmıştı: “sevgiyle imdada koş, ardından barış gelecek."

    teşekkürler.
    --- spoiler ---
65 entry daha