şükela:  tümü | bugün
59 entry daha
  • 34. osmanlı padişahı 99. islam halifesi sultan ikinci abdülhamit han ilginç bir kişidir. sonrasındaki tarih boyunca da hep ilginç özellikleri de içine katılarak tartışmalarda konu maddesi yapılmıştır. üzerinde çok daha konuşulması gereken kişilerdendir diye düşünürüz. devletin savaş cepheleri düşerken bu padişahımız efendimizin osmanlı-yunan savaşında(1897) yaralanan askerlere baston hediye ettiği bilinir. çünkü usta bir marangozdur kendileri. dolmabahçe sarayı’nda yaptığı eserler mevcuttur. ancak konu başlığımız ile ulu hakan 2. abdülhamid han’ın alakasını sormanızı duyar gibiyim. tabi ki soğanlı yumurta…

    sultan ikinci abdülhamit’in 33 yıl gibi iktidarda kalması sırasında kendisine karşı birçok suikast planları ve suikast girişimleri olmuştur. o da bunlara karşı vehim olabilecek önlemleri yaşamına koymuştur. hatta diğer padişahlar gibi yemeklerindeki önleme kadar…

    işte bizim fakir köylümüzün ve vatandaşlarımızın en ucuza karın doyurup beslenmede tercih ettiği soğanlı yumurta; ulu hakan mutfağında vehim ve yaşamına kastedilir endişesiyle o zaman devreye giriyor. günümüzde, yapıp, yapamadıkları, yaşantısı ve kişiliği ile çok konuşulan padişahlardan biri olan abdulhamid han'ın, sofrasından soğanlı yumurtayı hiç eksik etmemiştir. soğanlı yumurta hakanın en sevdiği yemekler arasındadır ve kendisi için 5 yumurtalı olarak hazırlanırmış…

    soğanın marifetleri şimdi konuşuluyor; latince ismi allium cepa’dır. zambakgiller familyasında sınıflandırılır. kürtçe ismi pîvaz’dir. mikrobik hastalıklara karşı bağışıklık sistemini düzenleyici olması nedeniyle sağlık açısından çok önemlidir. soğanda bol miktarda a, b ve c vitamini; fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok yararlı maddeler; antibiyotik görevi gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler bulunmaktadır. bu nedenle soğan, çağlar boyunca da şifalı bir bitki olarak değerlendirilmiştir. ayrıca antioksidan özelliği yanında zehire karşı panzehir olabileceği ya da vücut direncini çoğaltabileceği kısmı o zaman da biliniyor olsa gerekir ki padişah hazretlerimiz bugünkü fakir yemeğini sofrasından hiç eksik etmemiş.

    şimdi gelelim padişah hazretlerinin sofrasındaki 5 yumurtalı soğana.

    bizim köylü kısmının tarladan gelip hemencecik yaptığı gibi iki üç doğranmış soğanın kavrulup üzerine yumurta kırılması ile oluşan bir yemek değil tabi ki…

    efendim o soğanlı yumurta ya da yumurtalı soğan şöyle yapılıyormuş: öncelikle soğanlar gayet ince yarım ay biçiminde doğranıyor. tereyağı ve biraz da saf zeytinyağı içinde gayet az ateşte hafifçe soğanları zedelemeden karıştırarak yaklaşık yarım saat kadar kavruluyor. tabi ki bu kavurma esnasında az miktarda şeker ilavesi yapılıyor. burada ateş kısmı çok önemli. ısıtmak amaçlı ateş diyebiliriz buna. böyle bir ateşte zar gibi doğranmış soğanlar karamelize olmasın da ne olsun? işte o soğanlar da karamelize olmaya başlıyor. olgunlaşma başladığında az miktarda tarçın, tuz ve karabiber ilave ediliyor. sonrasında 5 yumurta ilave ediliyor. ve servis başlıyor, çünkü ulu hakanımız masada baş yemek için bekliyor.

    efendim yukarıdaki tarif sade olandı. bir de bunun kıymalı ve pastırmalı kısmı var. yukarıdaki tarif içine uygun zamanda uygun miktarda kıymayı ilave ederek deneyebilirsiniz. ancak pastırmalı olanı söylemiyorum, söyleyemiyorum, söylemekten çekiniyorum. çünkü dün mısır çarşısı’nda baktım kilosu 100 ila 170 lira arasında. naçizane siz padişah değilsiniz dikkat edersiniz bu noktaya diye düşündüm…
7 entry daha