şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • ekşişeyler'de karşıma çıkınca ben de iki kelam etmek istedim. bu kapsamda yapılmaya başlanan, yapılması planlanan bazı projeler mevcuttur.

    bunlardan bir tanesi, litvanya'nın tek liman şehri olan klaipeda ile yunanistan'ın diğer bir liman kenti olan selanik arasında yapımına 2006 yılında başlanan bir otoyol projesidir.
    via carpathia projesi için bkz

    şimdi google maps, normalde bu iki şehir arasındaki ulaşımı şu şekilde göstermektedir.
    bu proje ile çekya'ya uzanıp kıvrılan yol yerine, direkt düz bir şekilde ulaşımın sağlanması hedeflenmekte.
    edinebildiğim bilgilerden hareketle tamamlanacak olası ulaşım hattı ise şu şekilde olacak.

    bu liman şehrinin ulaşım ağı açısından önemi için bkz

    - kara yolunun yanında polonya ve hırvatistan arasında doğal gaz transferini yapacak bir boru hattı planlanmakta.
    - bunun yanında italya'nın bologna şehrinden başlayıp doğu ve batı avrupa'nın ortasından geçerek varşova'ya uzanan bir koridor açılması da planlanıyor.
    baltic-adriatic coridor
    - prag'dan başlayıp helsinki'ye uzanacak diğer bir proje için bkz european route e67.
    - ve bir dizi bağlantılarla, limanlara dek uzanmasıyla taşımacılık işlevini epeyce yükseltecek bir demir yolu projeleri mevcut: bkz rail baltica

    bütün bu projelerin sonucunda karşımıza şöyle bir ulaşım ağı çıkmaktadır:
    bkz

    peki bu bize neler anlatır?

    şahsi kanaatim, mavi ve kırmızı çizginin oluşturduğu hattın tamamen rusya'ya yönelik bir önlem olduğudur. soğuk savaş dönemindeki o iki kutuptan (nato vs varşova paktı) geriye sanki sadece (nato vs rusya) kalmış şeklinde bir sınır gördüm. yani rusya'ya karşı abd, kuzey avrupa ülkelerini yanına çekerken bu ülkeler üzerindeki olası rusya tehditlerine karşı da bir önlem/hazırlık almakta.

    diğer renklerde ise, her ne kadar baltık - karadeniz - adriyatik denizi arasında bir bağlantı gibi gözükse de yunanistan ve italya sayesinde abd'nin bir ayağının da akdeniz'de olacağını düşünmekteyim.
    ilerleyen yıllarda olası bir doğu akdeniz sorunu (das) kapsamında yunanistan üzerinden avrupa birliği'nin sesi de daha çok çıkacaktır. çünkü böylesi bir proje sonrası das, sadece akdeniz ülkelerinin meselesi halinden çıkıp bu proje kapsamındaki ülkelerin de söz hakkının olduğu bir meseleye dönüşebilir.

    niye böyle söylüyorum? çünkü israil, kıbrıs, yunanistan, italya arasında kararlaştırılan eastmed projesi kapsamında yeni bir ulaşım hattı planlanmıştı. bkz eastmed proje haritası
    ileride bu 3 deniz inisiyatifi, bu ulaşım hattı ile bağlantılı olabilir.

    tabii yine tüm bunlar çıkarımlardır. gerçekte abd ne planlamaktadır, diğer ab ülkelerinin yaklaşımları/tutumları ne olacaktır tam bilemeyiz.
    biz kendi açımızdan olaya bakarız.

    hem karadenizde hem akdenizde limanları bulunan, 3 tarafı denizlerle çevrilmiş, asya ile avrupa arasındaki bağlantı köprü konumunda bir ülkenin, böylesi bir ulaşım mekanizmasının düşünüldüğü projede saf dışı bırakılmasını stratejik olarak pek anlamlandıramadım.
    belki de bilerek böyle yapılıyordur.
    nasıl ki geçmişte marshall planı'nda ilk başta türkiye'ye yer verilmediyse, bu inisiyatifte de bizim için bir rol biçilmemiş.
    zamanı gelince de tıpkı geçmişte olduğu gibi bizim yalvar yakar, el pençe divan şekilde bu projeye katılmayı istememizi bekleyeceklerdir.

    bu yüzden geleceğe şimdiden güçlü hazırlanmak adına öncelikle doğu akdeniz sorunu'nu lehimize olabildiğince sağlam bir şekilde halletmemiz gerek.
2 entry daha