şükela:  tümü | bugün
24 entry daha
  • deney ve gözlemlere dayalı bilimsel bir cevap vermek gerekirse; bilmiyoruz.
    eldeki bilgiler ışığında muhtemel bir tahminde bulunmak gerekirse; ne yuttuysa o.

    karadelik dediğimiz şey sanki karşısına çıkan her şeyi yuttuğu halde asla dolmayan bir delikmiş gibi anlatılıyor ya da insanlarda böyle bir algı var. karadelik bir gök cismidir, yıldızlar, gezegenler gibi... yıldızlardan farkı ise kütle çekiminin inanılmaz derecede büyük olmasıdır. ortada akıl almaz bir durum yok, sadece doğanın önümüze çektiği bir set var.

    dünya üzerindeki bir cismin dünyanın kütle çekiminden kurtulabilmesi için gereken bir hız vardır. bu hıza kurtulma ya da kaçış hızı denir. yani bilimde ne kadar ilerde olursak olalım eğer ki teknolojimiz bir uydu kütlesini kaçış hızına ulaştıracak itme gücünü oluşturamasaydı yörüngeye uydu gönderemezdik.

    gelelim gözlemleme olayına; bir olayı gözlemlemek, takip etmek için farklı yollar var. en temeli bakmak. ama eğer göremiyorsanız bakmanın anlamı yoktur. görmek için gerekli olan temel koşul ise görmek istenilen cisimden gözlemciye ışık gelmesidir.

    şimdi işin esas noktasına geliyorum; bir karadeliğin kütle çekim kuvveti o kadar büyüktür ki belli bir yakınlığa geldikten sonra kaçış hızı ışık hızından daha büyük olur. bu yakınlığa olay ufku denir. yani olay ufkuna ulaşan hiçbir foton geri dönemez. bu da olay ufkunun gerisini hiçbir şekilde göremeyiz demektir. bu yüzden bilimsel yönteme dayalı beyanat veren herkes bu konu hakkında "bilmiyoruz." demek zorundadır. aksini söyleyen gözlem yapabildiğini kanıtlamalıdır.

    peki sırf biz gözlemleyemediğimiz için fizik kuralları çalışmayı bırakır mı? sırf biz göremediğimiz için karadelik tarafından yutulan maddelerin yok olduğu ya da başka bir evrene geçtiği fikri, hem de bilimsel yönteme göre kesinlikle bilemeyeceğimiz bir durumda, biraz fazla hayalperestlik gibi durmuyor mu?
    karadeliklerin varlıklarının tartışmalı oldukları dönemde, bir karadeliğin bir sistemi tamamen yutabileceği ve dışarıyla kesinlikle bağlantısı olmadığı için yutulan sistemin entropisinin yok olacağı, evrendeki toplam entropinin azalacağı yani termodinamiğin ikinci yasası olan ds/dt>=0 formülünü çiğneyeceği gerekçesiyle bilim adamlarının bir bölümü karadeliklerin varlıklarını inkar ettiler. sonrasında bu yasanın çiğnenmediği bulundu; hawking radyasyonu. buradan yapacağım çıkarım şu; insanlığın şimdiye kadar topladığı bilgiler, varlığının farkında olduğu yasalar ile çalışılmaya devam edildiği takdirde, her konuda, küçük adımlarla da olsa ilerleme kaydedilir. yok karadeliğin içinden girip evrenin başka bir köşesinden fırlandığı düşünülürse boş muhabbetten öteye gidilmez.
56 entry daha