şükela:  tümü | bugün
69 entry daha
  • türk mitolojisinde tarihsel izlerine ilk kez orhun yazıtları'nda rastladığımız umay/umay ana adlı bir ruh/iye/tanrıçadan bahsedilir.

    "umay gibi annem hatunun kutu/devleti sayesinde küçük kardesim kül tigin er adını aldı…” (kül tigin abidesi – doğu yüzü)

    (türklerde kağan gök tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisidir. 'tengri teg/tengride kut bulmuş yani göksel hükümdarlar). dolayısıyla kağanın hatunu da kutsallık addedilerek umay’a benzetilmiş. kutunu umay'dan alan ve ona benzeyen hatun, bu kutla kül tigin'i dünyaya getirmiş.)

    “tenri umay ıduk yer sub basa birti erinç neke tezerbiz./ tanrı, umay, kutsak yersu onlara zafer verdi, niye kaçarız?” (tonyukuk abidesi – batı yüzü)

    umay, orhun yazıtlarında dişi bir ruh olarak anılırken, altın köl yazıtında (yenisey yazıtlarının bir bölümü) bir beyin adı olarak geçer: "er adımız umay begdir.”

    (evet, yenisey yazıtları orhun yazıtları'ndan daha eskidir fakat burada tanrıça değil bir beyin adı)

    divanü lugati't-türk'teyse bu kelimenin anlamı şu şekilde verilmiş: "son, kadın doğum yaptıktan sonra karnından çıkan hokka gibi nesne. buna çocuğun ana karnında eşi denir."
    şu savda da gelmiştir: umayka tapınsa ogul bolur: birisi buna hizmet ederse çocuk doğar. kadınlar sonu uğur sayarlar. (1.cilt, s.123)

    (türkler arasında, doğumda bebekle birlikte gelen plasentaya son, eş denir. kazak ve kırgız kadınları da toplu bir şekilde gidip plasentayı gömer ve etrafını tütsülerler.)

    nitekim umay, gerçekten böyle bir işlevi yerine getirmektedir çünkü çocuk anne karnında oluşmaya başladığı andan itibaren umay tarafından korunur.
    plasenta ile yakın ilişki içindedir; yeni doğmuş
    olanları korumakta ve belki de bir doğurganlık tanrıçasının, hatta bir ana tanrıçanın işlevini yerine getirmektedir.

    tunguzlar, güney sibirya ve altay türklerindeki inançlara göre, umay doğumdan itibaren çocukla beraberdir; ancak onun çocuğu terk ettiği zamanlar da olur. bu ayrılma uzun sürdügü zaman çocuk hastalanır. umay'ın çocukla beraber olduğunun işareti, çocuğun uykudayken gülmesidir. ağladığı zaman sözü edilen koruyucu ruhun gittiği düşünülür. çocuk hastalandığında umay’ı getirmesi için kam/şaman çağrılır. bazen çocuğun doğmadan önce ruhunu koruduğu varsayılan umay; sagaylar, şorlar* ve beltirler arasında üç yaşına gelene kadar çocuğun ruhunu temsil etmektedir.

    pek çok türk boyunda bebeklere annesinin ilk sütünün akgölden alınan damlayla umay ana tarafından verildiğine inanılır. (bazı türk boylarında bu görevi ayzıt bazılarındaysa kübey hatun yapar.)

    umay, yalnız çocukları değil, bütün türk halklarını, hatta bütün insanları koruyan, onlara kut veren bir tanrıçadır. bu nedenle kırgızlara göre umay, aynı zamanda bol mahsul almaya mal ve mülkün artmasına da yardım eder. mirali seyidov'a göre umay'ın ötüken kültüyle ilişkisi de vardır. ötüken; devleti, hakimiyeti koruyan bir ilahedir. bu tannça, hakanlara bolluk ve kut verir.

    umay hakkında geniş bilgi veren mirali seyidov, umay'ı bir yandan güneşle ilişkilendirirken (güneşle bağlantı kurarak sarı kız olarak anıldığı da oluyor) bir yandan da dişil unsur olan yerle ilgili görmektedir. kutsal yer'in (ötüken) türk topluluklarına yardım etmesi gibi umay da yalnız çocukları değil, bütün türk halklarını hatta bütün insanları koruyan, onlara kut veren bir tanrıçadır.

    türkiye'de başa kuş konması veya pislemesi uğurlu sayılır. başa devlet kuşu, huma kuşu kondu tabiri de yine umay kültüyle bağlantılıdır. umay'ın bir kuş gibi düşünüldüğü orta asya'da da aynı inançlar görülür. doğumdan sonra yemek verilmesi, "doğum aşı dökülmesi" de umay'a verilen kanlı, kansız kurban törenlerinin bir kalıntısıdır.

    [“ kumay/'umay/devlet kuşu' adlarıyla bilinen hüma kuşu, öncelikle çok çok yükseklerde uçmasıyla ve yere ayak basmamasıyla bilinir öyle ki bazı varyasyonlarla ayakları olmadığı bile rivayet edilir.
    gücün, kudretin, egemenliğin, bahtın, devletin bolluğun, bereketin sembolüdür.
    türk mitolojisindeki bereket ve doğum tanrıçası umay'la olan isim bağlantısindan ötürü hüma kuşu'nun da dişi olduğu kabul edilir.
    gene başka bir rivayette de başına konduğu kişinin hükümdar olduğu söylenir ki bugün kullandığımız 'başına talih kuşu konmak' deyimindeki kuş da kendisi oluyor.”
    (bkz: türk mitolojisinde kuşlar/@ay hatun)]

    [“bu arada bazı kaynaklarda ayzıt ile umay'ın aynı tanrıçalar olduğu söylense de araştırmacıların büyük çoğunluğu bu görüşte değil...
    (umay biraz daha gaia'ya yakın, güneşle toprakla, bereketle ilgisi var)”
    (bkz: ayzıt/@ay hatun)]

    umay, gök tanrı’nın kızı ve hayat ağacının sahibidir. yeryüzüne inmek için gökkuşağını kullanır ve istediği zaman kuş kılığına girebilir. teleüt efsanelerinde umay, dalgalı uzun gümüş saçlı, ipek ağ ışıkları saçan bir ilahe gibi betimlenir. (bazı betimlemelerde ise üç boynuzlu ama boynuzdan ziyede taca benziyor) sembolü ok ve yaydır.

    daha eski dönemlerde çok daha geniş kapsamlı bir gücü/işlevi olduğu halde sonraları çocukların koruyucusu olarak kalıplaşmıştır. ha bir de çocukları öldüren kara umay var ki tatsız konu, o şimdilik kalsın…
23 entry daha

hesabın var mı? giriş yap