şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • kaderin benzer dual yapısından sakınılması gerektiği ve kişinin "ne arayacaksa" kendine araması gerektiğine dair ifadedir bu.
    boethius'un eserinin ll. kitabının neredeyse tümünde üzerinde durduğu bu hadiseye daha önce değinen olmuş mu diye düşünürsek; benzer bir söylemi, ofellus'tan azla yaşamak bir fazilettir sözüyle alıntı yapan horatius 'un sermones ll,2 'sinde de görmekteyiz;

    " “bütün bu azarlara ve sitemlere lâyık olan trausius'dur. benim üç krala yetişecek kadar servet ve gelirim vardır.” bu servetin fazlasını daha münasip bir yere sarfetmek mümkün değil midir? sen zengin olduğun müddetçe niçin bir namuslu adam fukara kalsın? niçin ilahların eski mabetleri yıkılıp gitsin? niçin ey sefil, bu kocaman altın külçesinden aziz vatana bir şey hediye etmiyorsun? zanneder misin ki, her şey sonuna kadar ancak senin lehine, sana muvafık olarak gelip geçecektir? ah, günün birinde düşmanların senin haline kahkahalarla gülecektir. söyle bana, talihi tersine döndüğü vakit, hangi adam kendisinde yeterli bir direnme kaynağı bulabilir; ekşimiş ruhu ve kibirli vücudu bin türlü zevklere ve hazlara alışmış olan mı? yoksa, azla kanaat ederek ve istikbalden korkarak, barış zamanında savaş için öngörü sahibi olarak silahlanmayı bilen mi? şu dersleri dinleyiniz. ben ofellus'u, bunları tatbik ederken gördüm. onu çocukken tanıdım. o zaman, şimdi azalmış olan servetini ayni itidal ile, idare ederdi. onun, bu metin kalpli adamın, devlet tarafından zaptedilmiş bir küçük tarlanın ortasında ve kendisi, kendi malının kiracısı olarak, çocukları ve sürüleri ile nasıl çalıştığını bir görmeliydiniz."
3 entry daha